

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Timeless Rose
Bardağındaki içeceğin göz kamaştıran rengini düşlediğin an, ‘ canım koşarak bu mocktail’i hazırlamak istiyor ’ diyeceğin; zamansız lezzet Timeless Rose için tarifimiz hazır. Ne istediğini bilenlerin çantasına Schweppes Tonic Water ’ı…
Daha fazlasını öğren →
Rutin, Tomtom
Ekmek üstü: Kabak ve soğan turşusu: Kabak, kaşar peyniri, soğan turşusu, ceviz, kuru domates. Çıtır bir ekşi mayalı ekmek. Bu formulü Rutin’de tattıktan sonra hemen evde denemek istiyor insan. Rutin, geçtiğimiz günlerde açılışını taçlandırdığımız, Tomtom’un yeni kafesi. Ama gel gör ki Rutin’deki gibi olmuyor. Soğan turşusunun ekşisi mi az geliyor kuru domates mi tuzsuz kalıyor artık ne oluyorsa. Yaklaşık bir haftadır önündeki inşaattan mütevellit kapalı olan ama kapılarını birkaç güne tekrar açtığında değil Beyoğlu, kendini Alaçatı’nın ara sokaklarında hissedeceğin bir konuma sahip. Kahvaltılıkların yanında bazen glutensiz, şekersiz ve vegan ürünler bazen glutenli, şekerli ve yumurtalı lezzetler de var. Bir de henüz adını bile duymadığınız yerel markaların kombucha’ları ve içecekleri de mevcut. Espresso bazlı kahveler henüz yok, sadece demleme. Diyebiliriz ki Tomtom aradığı kafeye kavuştu. Darısı Pera’nın başına.
Mabou, Asmalımescit
Başlangıç: Lorlu sakız kabak: Mabou, uzun zamandır Şef Cem Ekşi’nin Asmalı’ya getirdiği en şairane şey. Neden? Çünkü abartılı bir tasarımdan uzak, samimi, öyle canının istediği gibi iyi yemek yiyebileceğin ve hatta şaşırabileceğin yerlerin sayısı kaç İstanbul’da? Saysak sayarız hep birlikte oturup. Çok da vaktimizi almaz ama şimdi mahiyeti sebebiyle Mabou’ya dönelim. Yaz menüsünden başlangıç olarak yenibahar, reyhan ve badem uyumunu kulağımıza fısıldayan lorlu sakız kabağa gelelim. Kulağımıza fısıldayan; çünkü öyle bağıra bağıra anlatmaya lüzum görmeden usulca söylüyor. Yaz akşamının hafiflettikçe hafifleten tabağından sonra biraz ağırlık çöksün istersen kayısı granite söylersin. Kendisi ağır olduğundan değil, hava sıcak olduğundan.

Bol bademli ve lorlu sakız kabak, bu defa fotoğrafçı sabırlı ama ışık az
Bonus: Petra’nın Bebek şubesi Daire’nin yerine açıldığından beri insan kendi evinin bahçesinden sıkıldığında gidebileceği bir dostun evi gibi oldu. İlk yazını yaşayan Petra Bebek, ağaçlar altında bildiğiniz Petra lezzetlerini servis etmekle kalmıyor tabii. Yazın klasiği koruklu sodadan sonra yeni bir yaz klasiği olabilecek zeytinyağlı, tuzlu, sütlü ve ekmek kıtırlı beyaz dondurmayı çıkarıyor dolaptan. Tuzun ve zeytinyağın dengesi, kıtır ekmeklerle bir arada yumuşak ve tatlı dondurma. Dondurmanın şekeri ve tuzu, tuzlu karamelli dondurmanın daha hafifi. Ağızda yoğunlukla kalan tatsa asidik zeytinyağı ve şeker.

Neye benzediğini merak edenlere: Zeytinyağlı dondurma
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Menü baştan sona iştah açanlarla kuruluyor bu hafta. Rotamızda Beyoğlu sokakları. Mahallenin yenisinde ekşi-tatlı kokteyl, Bebek'in yenisinde zeytinyağlı dondurma, Hacımimi Mahallesi'nde glutensiz tatlı arayışı ve yazlık kabak tabakları.
17 Ağu 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




