Hafif tabak: Mevsimlerden kabak

Rota: Tomtom’dan yukarı Asmalı
Hafif tabak: Mevsimlerden kabak

17 Ağustos - Schweppes - apéro
Schweppes ile birlikte

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Timeless Rose Bardağındaki içeceğin göz kamaştıran rengini düşlediğin an, ‘ canım koşarak bu mocktail’i hazırlamak istiyor ’ diyeceğin; zamansız lezzet Timeless Rose için tarifimiz hazır. Ne istediğini bilenlerin çantasına Schweppes Tonic Water ’ı atarak geldiği, apéro’nun mutfağına davetlisin. Gülün güzelliğinden ilham alan lezzet: Timeless Rose . Hazırlanışı: Mutfaktayız, shaker ’a bolca buz koymak için her şey tamam. Mevsimin gözdesi siyah üzümler de buzların yanında yerini almayı bekliyor. 30 ml kızılcık suyu yla birlikte 5 adet siyah üzüm ü de ekliyoruz o hâlde. Ardından, güzelliğinden ilham aldığımız güllerin en tatlı hâli, gül reçelinden 2 çay kaşığı kadar alıp onu da karışıma ekliyoruz. Shaker ’ı çalkalamaya başlamadan önce, arka fona yakışacak bir şekilde La Vie En Rose ’u açıyoruz. Elimizde Timeless Rose, hayata toz pembe bakacağımız keyifli dakikalar için artan heyecanımızla şimdi shaker ’ı çalkalamaya daha çok hazırız. Karışımı bardağa aktardıktan sonra, günün yıldızı Schweppes Tonic Water çıkageliyor ve mocktail ’i ideal lezzetiyle buluşturuyor. Geriye, bardağımızı taze gül yaprakları yla süslemek kalıyor. Afiyet olsun! Schweppes çeşitlerinin lezzetlendirdiği daha pek çok mocktail tarifini şurada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Rutin, Tomtom

Ekmek üstü: Kabak ve soğan turşusu: Kabak, kaşar peyniri, soğan turşusu, ceviz, kuru domates. Çıtır bir ekşi mayalı ekmek. Bu formulü Rutin’de tattıktan sonra hemen evde denemek istiyor insan. Rutin, geçtiğimiz günlerde açılışını taçlandırdığımız, Tomtom’un yeni kafesi. Ama gel gör ki Rutin’deki gibi olmuyor. Soğan turşusunun ekşisi mi az geliyor kuru domates mi tuzsuz kalıyor artık ne oluyorsa. Yaklaşık bir haftadır önündeki inşaattan mütevellit kapalı olan ama kapılarını birkaç güne tekrar açtığında değil Beyoğlu, kendini Alaçatı’nın ara sokaklarında hissedeceğin bir konuma sahip. Kahvaltılıkların yanında bazen glutensiz, şekersiz ve vegan ürünler bazen glutenli, şekerli ve yumurtalı lezzetler de var. Bir de henüz adını bile duymadığınız yerel markaların kombucha’ları ve içecekleri de mevcut. Espresso bazlı kahveler henüz yok, sadece demleme. Diyebiliriz ki Tomtom aradığı kafeye kavuştu. Darısı Pera’nın başına. 

Mabou, Asmalımescit

Başlangıç: Lorlu sakız kabak: Mabou, uzun zamandır Şef Cem Ekşi’nin Asmalı’ya getirdiği en şairane şey. Neden? Çünkü abartılı bir tasarımdan uzak, samimi, öyle canının istediği gibi iyi yemek yiyebileceğin ve hatta şaşırabileceğin yerlerin sayısı kaç İstanbul’da? Saysak sayarız hep birlikte oturup. Çok da vaktimizi almaz ama şimdi mahiyeti sebebiyle Mabou’ya dönelim. Yaz menüsünden başlangıç olarak yenibahar, reyhan ve badem uyumunu kulağımıza fısıldayan lorlu sakız kabağa gelelim. Kulağımıza fısıldayan; çünkü öyle bağıra bağıra anlatmaya lüzum görmeden usulca söylüyor. Yaz akşamının hafiflettikçe hafifleten tabağından sonra biraz ağırlık çöksün istersen kayısı granite söylersin. Kendisi ağır olduğundan değil, hava sıcak olduğundan. 

Bol bademli ve lorlu sakız kabak, bu defa fotoğrafçı sabırlı ama ışık az


Bonus: Petra’nın Bebek şubesi Daire’nin yerine açıldığından beri insan kendi evinin bahçesinden sıkıldığında gidebileceği bir dostun evi gibi oldu. İlk yazını yaşayan Petra Bebek, ağaçlar altında bildiğiniz Petra lezzetlerini servis etmekle kalmıyor tabii. Yazın klasiği koruklu sodadan sonra yeni bir yaz klasiği olabilecek zeytinyağlı, tuzlu, sütlü ve ekmek kıtırlı beyaz dondurmayı çıkarıyor dolaptan. Tuzun ve zeytinyağın dengesi, kıtır ekmeklerle bir arada yumuşak ve tatlı dondurma. Dondurmanın şekeri ve tuzu, tuzlu karamelli dondurmanın daha hafifi. Ağızda yoğunlukla kalan tatsa asidik zeytinyağı ve şeker. 

Neye benzediğini merak edenlere: Zeytinyağlı dondurma



Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍽️ Zeytinyağlı dondurmadan yenibaharlı kabağa

Menü baştan sona iştah açanlarla kuruluyor bu hafta. Rotamızda Beyoğlu sokakları. Mahallenin yenisinde ekşi-tatlı kokteyl, Bebek'in yenisinde zeytinyağlı dondurma, Hacımimi Mahallesi'nde glutensiz tatlı arayışı ve yazlık kabak tabakları.

17 Ağu 2022

Schweppes ile birlikte
Fotoğraf: Elif Bayram

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli