

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Timeless Rose Bardağındaki içeceğin göz kamaştıran rengini düşlediğin an, ‘ canım koşarak bu mocktail’i hazırlamak istiyor ’ diyeceğin; zamansız lezzet Timeless Rose için tarifimiz hazır. Ne istediğini bilenlerin çantasına Schweppes Tonic Water ’ı atarak geldiği, apéro’nun mutfağına davetlisin. Gülün güzelliğinden ilham alan lezzet: Timeless Rose . Hazırlanışı: Mutfaktayız, shaker ’a bolca buz koymak için her şey tamam. Mevsimin gözdesi siyah üzümler de buzların yanında yerini almayı bekliyor. 30 ml kızılcık suyu yla birlikte 5 adet siyah üzüm ü de ekliyoruz o hâlde. Ardından, güzelliğinden ilham aldığımız güllerin en tatlı hâli, gül reçelinden 2 çay kaşığı kadar alıp onu da karışıma ekliyoruz. Shaker ’ı çalkalamaya başlamadan önce, arka fona yakışacak bir şekilde La Vie En Rose ’u açıyoruz. Elimizde Timeless Rose, hayata toz pembe bakacağımız keyifli dakikalar için artan heyecanımızla şimdi shaker ’ı çalkalamaya daha çok hazırız. Karışımı bardağa aktardıktan sonra, günün yıldızı Schweppes Tonic Water çıkageliyor ve mocktail ’i ideal lezzetiyle buluşturuyor. Geriye, bardağımızı taze gül yaprakları yla süslemek kalıyor. Afiyet olsun! Schweppes çeşitlerinin lezzetlendirdiği daha pek çok mocktail tarifini şurada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Rutin, Tomtom
Ekmek üstü: Kabak ve soğan turşusu: Kabak, kaşar peyniri, soğan turşusu, ceviz, kuru domates. Çıtır bir ekşi mayalı ekmek. Bu formulü Rutin’de tattıktan sonra hemen evde denemek istiyor insan. Rutin, geçtiğimiz günlerde açılışını taçlandırdığımız, Tomtom’un yeni kafesi. Ama gel gör ki Rutin’deki gibi olmuyor. Soğan turşusunun ekşisi mi az geliyor kuru domates mi tuzsuz kalıyor artık ne oluyorsa. Yaklaşık bir haftadır önündeki inşaattan mütevellit kapalı olan ama kapılarını birkaç güne tekrar açtığında değil Beyoğlu, kendini Alaçatı’nın ara sokaklarında hissedeceğin bir konuma sahip. Kahvaltılıkların yanında bazen glutensiz, şekersiz ve vegan ürünler bazen glutenli, şekerli ve yumurtalı lezzetler de var. Bir de henüz adını bile duymadığınız yerel markaların kombucha’ları ve içecekleri de mevcut. Espresso bazlı kahveler henüz yok, sadece demleme. Diyebiliriz ki Tomtom aradığı kafeye kavuştu. Darısı Pera’nın başına.
Mabou, Asmalımescit
Başlangıç: Lorlu sakız kabak: Mabou, uzun zamandır Şef Cem Ekşi’nin Asmalı’ya getirdiği en şairane şey. Neden? Çünkü abartılı bir tasarımdan uzak, samimi, öyle canının istediği gibi iyi yemek yiyebileceğin ve hatta şaşırabileceğin yerlerin sayısı kaç İstanbul’da? Saysak sayarız hep birlikte oturup. Çok da vaktimizi almaz ama şimdi mahiyeti sebebiyle Mabou’ya dönelim. Yaz menüsünden başlangıç olarak yenibahar, reyhan ve badem uyumunu kulağımıza fısıldayan lorlu sakız kabağa gelelim. Kulağımıza fısıldayan; çünkü öyle bağıra bağıra anlatmaya lüzum görmeden usulca söylüyor. Yaz akşamının hafiflettikçe hafifleten tabağından sonra biraz ağırlık çöksün istersen kayısı granite söylersin. Kendisi ağır olduğundan değil, hava sıcak olduğundan.

Bol bademli ve lorlu sakız kabak, bu defa fotoğrafçı sabırlı ama ışık az
Bonus: Petra’nın Bebek şubesi Daire’nin yerine açıldığından beri insan kendi evinin bahçesinden sıkıldığında gidebileceği bir dostun evi gibi oldu. İlk yazını yaşayan Petra Bebek, ağaçlar altında bildiğiniz Petra lezzetlerini servis etmekle kalmıyor tabii. Yazın klasiği koruklu sodadan sonra yeni bir yaz klasiği olabilecek zeytinyağlı, tuzlu, sütlü ve ekmek kıtırlı beyaz dondurmayı çıkarıyor dolaptan. Tuzun ve zeytinyağın dengesi, kıtır ekmeklerle bir arada yumuşak ve tatlı dondurma. Dondurmanın şekeri ve tuzu, tuzlu karamelli dondurmanın daha hafifi. Ağızda yoğunlukla kalan tatsa asidik zeytinyağı ve şeker.

Neye benzediğini merak edenlere: Zeytinyağlı dondurma
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Menü baştan sona iştah açanlarla kuruluyor bu hafta. Rotamızda Beyoğlu sokakları. Mahallenin yenisinde ekşi-tatlı kokteyl, Bebek'in yenisinde zeytinyağlı dondurma, Hacımimi Mahallesi'nde glutensiz tatlı arayışı ve yazlık kabak tabakları.
17 Ağu 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.




