Sonsuza kadar mutlu: Yemek ve şarap birlikteliği


Gelecek nesiller için doğal tarım ürünlerinin online adresi: DalindanLezzet.com Gelecek nesiller için daha iyi bir coğrafya bırakma amacıyla özveriyle çalışan ve doğal tarım yöntemleri kullanan üreticiler, sürdürülebilir bir gelecek hayalinin önemli bir basamağını oluşturuyor. Problem: Türkiye’de ulaşılabilir doğal tarım ürünlerinin üretim ve tedarik sürecindeki zorluklar insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Çözüm: İnsanları doğal tarım ürünü tüketme ve sürdürülebilir yaşam anlayışına teşvik etme prensibiyle çalışan online doğal meyve ve sebze mağazası DalindanLezzet.com; topraktan en yüksek verimi almak için modern yöntemler kullanıyor, ürün tedarik sürecinde yerel üreticilerle yardımlaşarak çalışırken biyolojik mücadeleyle korunan, doğal beslenen ürünleri tedarik ediyor. Neden önemli? DalindanLezzet.com’dan satın alınan hiçbir ürün katkı maddesi, GDO, zirai atık gibi zararlı bileşenler içermiyor. Tüm ürünleri iyi tarım sertifikalı olup Tarım ve Orman Bakanlığı MSA Özel Gıda Kontrol Laboratuvarında pestisit kontrolünden geçiyor ve %100 kalıntısız olduğu tespit ediliyor. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için yenilenebilir kaynaklardan üretilen, yüksek kalite ve dayanıklılığa sahip ambalajlar üreten bir firmayla çalışan DalindanLezzet.com; ürünleri bu ambalajlar içerisinde tüketicilere ulaştırıyor. Neler var? DalindanLezzet.com’da; zararlı maddeler içermeyen mevsiminde üretilmiş meyve ve sebzeler, dengeli tüketmek ve birçok ürünü karışık satın almak için özel olarak hazırlanmış Dalından Paket seçenekleri, mevsiminde özenle toplanılan buğdaylardan yapılan erişteler ve %100 doğal meyvelerle hazırlanan reçeller gibi ev yapımı doğal ürünler bulunuyor. Ayrıca avokado, papaya, mango, ejder ve passiflora meyvesi gibi marketlerde satılan ithal ürünlerin hepsini kendi bahçelerinde yetiştiriyor, meraklılarına yalnızca 1-2 gün içinde ulaştırıyorlar. Kuraklık nedeniyle tarımda verimliliğin her geçen yıl azaldığının altını çizen ve bu konuda da bir şeyler yapmak isteyen üreticiler, DalindanLezzet.Com’a özel çevre dostu t-shirtler satarak su ayakizi en yüksek sektörlerden biri olan tekstil alanında da faaliyet gösteriyorlar. Kullanışlı ve sürdürülebilir hammadde seçimiyle tasarım, üretim ve teslimata kadar olan tüm adımların B-Corp sertifikasına sahip Reflect Studio ekibi tarafından üstlenildiği bu organik sertifikalı t-shirtlere ve mevsimin en taze ürünlerine göz atmak isterseniz DalındanLezzet.com’u ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
MSA Eğitmeni Şefi, Özhan Şivetoğlu
Yemek ve şarap eşleşmesinin arkasında biraz kimya biraz matematik var. İşin matematiği çok net, sonuç değişmez: öğretilen en temel ve kısa yola göre beyaz etlerle beyaz, kırmızı etlerle kırmızı şarap gider. Bu eşleşme çok da mantıksız değil. Ancak şeflerin artık sadece mutfakta olmadığını, farklı alanlarda kendini geliştirdiğini, ürünün ve pişirme tekniklerinin peşinde koştuğunu, kimyayla yemeği birleştiren bir konuma geldiğini ve gelmesi gerektiğini düşününce yemek ve şaraba bakış açısının da derinleşmesi kaçınılmaz.
Eski ve yeni dünya şarapları, organik ve natürel şarapçılık derken lezzet yelpazesi de değişiklikler gösteriyor. Biz şefler, öncelikle yemek için ana ürünün ne olacağını seçiyoruz: Hayvansal protein mi? Makarna mı, salata mı? Sonrasında şarap seçimi devreye giriyor. Buradaki önemli husus, seçtiğiniz ürünün alt içerikleri. Yani garnitür, sos, menüde yazılmaya değer miktardaysa baharatların ne olduğuna mutlaka bir göz atmak gerekiyor. Bunlar şarap seçimini biraz daha kolaylaştırıyor.
İşin kimya kısmı bazen öğrenilmiş eski bilgilerden ve alışkanlıklardan bazen de modern mutfağın kimyasal reaksiyonlarla neyin neden olduğunu araştırmasıyla tanımlanabiliyor. Mesela lahmacuna veya tantuni gibi domatesli, etli, baharatlı bir ürüne limon sıkmak, pek çok et yemeğine nar ekşisi veya sumak ilave etmek farkında olduğumuz veya olmadığımız biçimde yoğun lezzetleri biraz hafifletip dengeleme ihtiyacından kaynaklanıyor. Zeytinyağlı yemeklere bir parça şeker eklemek de bu mantıkla yapılıyor. Limon varsa şeker de gerekli, asit varsa tuz da yükseltilmeli, acı ve baharat varsa yine asitler devreye girmeli ki lezzet dengelensin.
Yemekle şarabı eşleştirirken ulaşmak istediğimiz bir denge var — burada devreye kimyasal reaksiyonlar giriyor. Menüde yağlı bir yemek varsa ve siz bu yemeğe asitli bir şeyler koymayı seviyorsanız şarabı da biraz asitli ve ferahlatıcı tatlarda seçmek uygun oluyor. Birbirinin zıttı lezzetlerde ve baskılayacak tatlarda olmamalılar. Tabii ki zıt lezzetlerin de birbirini tamamlayabildiğini unutmayarak istisnaları şimdilik kenara koyuyoruz, o da başka bir uzmanlık konusu.
Şarap yemeğe, yemek de şaraba eşlik etmeli
Soslu kırmızı etler, kebaplar, baharatlı ve yağlı etlerle kuvvetli üzümlerden yapılmış şaraplar seçilebilir. Shiraz, Cabernet Sauvignon, Bordeaux, Boğazkere iyi birer örnek. Yağlı bir kebapla serin, asitli, alkol oranı yüksek bir Roze’ye de hayır denemez. Özellikle domatesli sos içeren makarnalarla hafif kırmızı şaraplar iyi bir uyum sağlıyor. Sauvignon Blanc, Pinot Grigio, Sangiovese hatta Merlot gibi üzümler denenebilir. Krema ve peynir içeren makarnalar içinse Chardonnay seçilebilir.
Tavuk yemeklerinde yine içeriğe göre farklar olsa da temelde Zinfandel, Sauvignon Blanc uygun oluyor. Kırmızıdan vazgeçmem diyenlere Merlot üzümünden elde edilmiş şaraplar öneriliyor. Deniz ürünlerinde acı, baharat, limon, taze ot kullanılıyorsa Sauvignon Blanc, Pinot Grigio, Chardonnay eşleşebilir. Somon, uskumru, ton balığı gibi yağlı balıklarla Merlot, Pinot Noir veya Öküzgözü gibi hafif kırmızılar da tercih edilebilir. Çoğu peynirle kırmızı şarap eşleşse de peynirdeki asit oranını asitli bir beyaz veya Roze'yle eşleştirmek daha uygun oluyor.

Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Yani esas ürün ne kadar yağlı ve ağırsa alkol oranı yüksek, yıllanmış ve kuvvetli üzümler tercih edilebilir; temel ürün hafif ve ağır yağlı değilse de beyaz ve Roze şaraplar iyi birer eşlikçi oluyor. Bir diğer eşleşme tipi de bir bölgenin yemek ve malzeme alışkanlığıyla aynı bölgede yetişen üzüm cinslerinden elde edilen şarapların iyi gidebileceğini ortaya koyuyor. Burada doğaya bir saygı duruşu yapabiliriz.
Şarapla gidemeyenler: Enginar, mutfağın kıymetli sebzesi. Sebzeler üstü bir değer görmesine rağmen sevmeyeni de çok. Şarap da bu listede. Enginarın doğal lezzetindeki metalik yapıdan dolayı bir şarapla eşleşmesi neredeyse mümkün değil. Eğer menüde enginar varsa şarabı bir kenara koymakta fayda var. Pişirme teknikleri, içerisine konulacak asit, tuz, hatta bir miktar şeker bu olumsuzluğu gizleyebilirse de en iyi yöntem, deneyip görmek. Bir diğer zor ürün, yoğurt. Bol miktarda kullanılmış bir yoğurtlu yemekle de şarap eşletirmek zor oluyor.
Kahvaltıda şaraptan vazgeçmemek mümkün: Klasik Türk mutfağı kahvaltısı dışına çıkarsak brunch veya deniz ürünlerinin de sunulduğu bir menümüz varsa şarap yerine şampanya veya köpüklü şaraplar tercih edilebiliyor. Kabuklu deniz ürünleri, havyar, füme balıklar, yumurtayla kahvaltıyı keyfe dönüştürecek iyi eşlikçilerin arasına İspanya'dan Cava da eklenebiliyor.
Günün sonunda zevkler tartışılmıyor. Yemek ve şarap eşleştirmelerinde birçok parametre olsa da sevdiğiniz bir şarapla istediğiniz yemeği eşleştirmek en uygun yöntem olabilir. Birkaç defa farklı ürünleri farklı şaraplarla deneyimlemek, önerilen eşleşmeleri denemek, keyfî alınan her sonuç nihayetinde günü güzelleştiriyor — çok da takılmamak lazım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro'da eşlikçilik, MSA'yla yemek ve şarap eşlemesini mercek altına almak.
22 Eyl 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.
18 Tem 2026

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026




