Per Meurling’le: Berlin-İstanbul hattında döner


Evde 5 dakikada büfe lezzeti: Metro Chef Döner Otuz yılı aşkın bir süredir sağlıklı beslenmeyi herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan Metro Türkiye , aynı zamanda pratik ürünleriyle de tüketicilerin kalbini kazanıyor. Nasıl? Metro Türkiye ’nin kendi markalarından Metro Chef , dondurulmuş pişirilmiş dana kıyma döner , pişirilmiş dana kıyma döner ve piliç yaprak döner olmak üzere üç farklı çeşitte döneri hızlı ve pratik çözümler arayan müşterilerine sunuyor. Nasıl yapılır? Pilav üstü, dürüm, ya da ekmek arası… Pişirilmiş Metro Chef döner çeşitleri mikrodalgada, kızgın tavada ya da 200 derecede ısıtılmış fırında kısa sürede hazırlanarak dilediğin tarife uyum sağlıyor. Yanında iyi gider: Kızartılmaya hazır çıtır patates, iştah açan biberiye ya da salatalık turşusu, en güzel dürümleri sarmalayacak sade ve tam buğdaylı çeşit çeşit lavaşlar da Metro Türkiye raflarında lezzet tutkunlarını bekliyor. Bizim favorimiz ise dönere kardeşi gibi yakışan Metro Chef süzme yoğurt . Sen de et yemeklerinin yıldız parçalarını bulmak için bu bağlantıyı kullanarak Metro Chef’in döner çeşitleri ve diğer dondurulmuş et ürünleriyle tanışabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Per Meurling, Berlin Food Stories adlı Instagram hesabının sahibi. Türkiye’yle ilişkileri güçlü, buradaki birçok şef ve yeme-içme yazarını tanıyor. Döner konusunda bir araştırma yapmaya karar verdiğinde hem Berlin’deki hem de İstanbul’daki dönercileri gezmeye başlıyor. Tüm bu döner furyasının ardından dönerle ilgili susamışlığımı ona yönlendiriyorum.
Her şeyden önce bunu sormam gerek, Türkiye’deki favori dönercin hangisiydi?
Dönerin anavatanında olduğum için şanslıydım, zamanım biraz dar olsa da iki tane favorim var. İlki efsanevi Asım Usta, o büyük şişleri, kat kat verdiği lezzetli eti ve yumuşak pidesiyle aklımdan çıkmıyor. İkincisinde aslında biraz kararsızım; Bayramoğlu ve Engin Usta diyeceğim. Eğer dürüm dersen Engin Usta, porsiyon dersen Bayramoğlu; taze soğan detayına bayılıyorum.
Dönercileri birbirinden ayıran en güçlü tarafları neler?
Etin kalitesi, tuz oranı ve yağ dağılımı çok önemli. Ekmeğe önem vermeleri ve eti tutacak ürünün iyi bir araç olduğunu bilmeleri.
Dönerle nasıl bu kadar yakından ilgilenmeye başladın?
Bu uzun bir hikâye ancak şuradan başlayabilirim; 20 sene önce Berlin’de araştırmalar yapıyordum ve tahmin edersin ki Berlin ve dönerciler birbirinden ayrılmayan kült bir ikili. Berlinlilerin DNA’sında döner var diyebilirim. Mesela bir bardan çıktığında saat kaç olursa olsun dönerciler açıktır. Eğer burada yaşıyorsan döner yazmadan yemeği anlatamazsın ancak sanırım kimse bu kadar derine girmemişti. Berlin’de 1500’den fazla dönerci var ve ben araştırdıkça her gün yeni bir şey ve yeni bir yer öğrenmeye başladım. Hâlâ da öğreniyorum.
Berlin’de en sevdiğin dönerci hangisi?
Favorim Pamfilya. Hem ocakbaşı hem de döner servisi veriyor. Dönerinin az yağlı olmasını seviyorum. Lavaşı da ince, turşu ve soğanla birleşince harika oluyor. Bir de Rüya Döner var, orası da muhteşem tavuk döner yapıyor.

Per Meurling
O hâlde bana "Alman" ve "Türk" dönerinin arasındaki farkları biraz anlatır mısın?
Diğer Türk-Alman restoranlara nazaran Berlin’in kendine has bir döner tarzı var. Öncelikle et ve ekmek Türkiye’de olanlara göre çok daha farklı. Ancak en ayrıştırıcı özellik içine konan malzemeler ve soslar.
Bana dönerle ilgili bildiğin en ilginç şeyi söyler misin?
Sana tavuk dönerin hikâyesini anlatabilirim. Mustafa Demir, 1990’larda Türkiye’den göç ederek Almanya’da bir dükkân açıyor. O sıralarda deli dana hastalığı baş gösterdiği için kimse dana yememeye çalışıyor. Tüm dönerciler kepenkleri kapatırken Mustafa’nın kasabı ona tavuktan döner yapmayı öneriyor. İçine bolca malzeme ve peynir ekleyerek tavuk dürüm satmaya başlıyor. Böylece müthiş bir başarıya imza atıyor.
Son sorum çok eğlenceli, senin hayal dönercin nasıl olurdu?
Kesinlikle Asım Usta gibi kocaman bir şişim olurdu ve dönerim bittiğinde dükkânı kapatırdım. Tatların derinliği olurdu ancak malzemelerde çok daha minimal ilerlerdim. Sos ve ekstra malzeme kullanmazdım. Ve muhtemelem küçücük bir dükkânda servis vermek isterdim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul-Paris-Berlin hattından bildiriyoruz: Bu hafta dönerin başında yemek yazarı Cemre Torun, Berlinli yemek blogger’ı Per Meurling, Kebab Project’in yaratıcısı Çağan Tchane Okuyan ve Kebap with Attitude’un kurucusu Deniz Buchholz var.
26 Eki 2022

YAZARLAR

Ceylin Atay
Food writer.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.
18 Tem 2026

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026





