Sınırları aşan bir gastronomi yolculuğu: Epoca

Şehrin yeme-içme sahnesine Morini, Clove ve Epoca ile yön veren Başak Soykan ve Yaprak Baltacı, bu sefer de Epoca ile gastronomi, sanat ve sokak lezzetlerini harmanlayarak bir adım öteye taşıyorlar. 2 Michelin yıldızlı Şef Emre Şen ile sınırları aşan bu gastronomi yolculuğunun arka planını konuşuyoruz.
Morini ve Clove’dan sonra Epoca’yı hayata geçirirken nasıl bir vizyonla yola çıktınız?
Gastronomiyi sanat, mimari ve sohbetle harmanlayan samimi bir buluşma noktası yaratmak istedik. Morini ve Clove’dan edindiğimiz deneyimle, insanların artık sadece iyi yemek değil, kendilerini iyi hissettikleri alanlar aradığını gördük. 2 Michelin yıldızlı Şef Emre Şen ortaklığıyla, bu kez sokak lezzetlerinden ilham alan, denenmemiş ve şehirde günün her saati yaşayan bir gastronomi dili oluşturduk.

Epoca’nın mutfağını nasıl tanımlarsınız? Menüde öne çıkan lezzetler neler?
Şef Emre Şen’in sokak lezzetlerine olan tutkusu ve Kaliforniya mutfağının çok kültürlü yapısından beslenen, özgür bir mutfak. Latin Amerika’dan İtalya’ya uzanan geniş bir ilham dünyasını modern yorumlarla sunuyoruz. Menümüzde mevsim sebzeleriyle hazırlanan sağlıklı salatalar, ekşi mayalı pizzalar, paylaşımlık atıştırmalıklar, taco'lar ve zengin kahvaltı alternatifleri öne çıkıyor.

Epoca’nın atmosferi ve mimarisi de sıkça konuşuluyor. Mekânın tasarımında nasıl bir yaklaşım benimsediniz?
Adımız gibi "yeni çağ" kavramını yansıtan çağdaş bir tasarım benimsedik. Latin Amerika desenli seramik barı, renkli oturma alanları ve peyzaj dokunuşlarıyla canlı bir dış mekan yarattık. İç mekanda ise açık mutfağı teatral bir sahne gibi ele aldık; doğal malzemeler, sıcak ışıklar ve özel sanat eseri seçkisiyle çok katmanlı bir deneyim oluşturduk.
Epoca’da gastronomi ile sanat nasıl biraraya geliyor?
Yemek, müzik, sanat ve sohbeti aynı hikayenin parçaları olarak görüyoruz. Mekandaki sanat eserleri ve yaratıcı işbirlikleri, Epoca'yı klasik bir restoranın ötesine taşıyarak yaşayan bir sosyal alana dönüştürüyor.

Son dönemde düzenlediğiniz gastronomi etkinlikleri de ilgi görüyor. Bu etkinliklere başlarken ne amaçlıyordunuz?
Farklı coğrafyalardan ilham alan tematik etkinliklerle yemeği sadece bir lezzet olmaktan çıkarıp, hikayesi olan kültürel bir keşif yolculuğuna ve unutulmaz bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz.
İstanbul gibi hızla değişen bir gastronomi sahnesinde Epoca’yı farklı kılan nedir?
Bizi farklı kılan en önemli unsur deneyim tasarımı. Menüden müziğe, servisten etkinliklere kadar her detay birbiriyle konuşuyor. Misafirlerimiz buraya sadece yemek için değil; sosyalleşmek ve ilham veren samimi bir atmosferde konforlu vakit geçirmek için geliyor.
Epoca’nın geleceği için nasıl bir yol haritası hayal ediyorsunuz?
Mevsimsel menüler, tematik etkinlikler ve sanat projeleriyle sürekli gelişen, yaşayan bir mekan olmak. Hedefimiz, Epoca'yı İstanbul gastronomi sahnesinin uzun yıllar hatırlanacak ikonik buluşma noktalarından biri hâline getirmek.

Peki erkek egemen bir sektörde iki kadın olarak karşılaştığınız zorlukları sizden dinlemek istesek bize neler söylersiniz? Bu zorlukları aşarken geliştirdiğiniz stratejiler ile getirdiğiniz yenilikler, bugün imza attığınız başarılara ve marka yolculuğunuza nasıl yön verdi?
Önyargılara yüksek sesle karşı çıkmak yerine, istikrarlı biçimde işimizi en iyi şekilde yapmayı seçtik. Detaylara hakimiyetimiz, kriz anlarındaki soğukkanlılığımız ve sezgisel liderliğimiz en güçlü cevabımız oldu. Kadın bakış açısının getirdiği empati, estetik duyarlılık ve ilişki yönetimi bizi daha dayanıklı ve yaratıcı kılarak sektörde fark yaratmamızı sağladı.
İstanbul sürekli değişen bir şehir. Ama sizin mekanlarınız insanlara süreklilik ve samimiyet hissi veriyor. Sizce bu bağın sırrı ne?
Sırrımız, değişime rağmen işin özünden kopmamak ve her trendin peşinden koşmak yerine kendi ritmimizi korumak. İnsanlara sunduğumuz o tanıdık duygu, zamanla kalıcı ve güçlü bir bağa dönüşüyor.
Bu söyleşi, Epoca x Aposto işbirliği çerçevesinde yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.
15 Ağu 2026

Ayvalık'tan 45 dakika uzaklıkta bir ada: Midilli'de nerede yenir, nerede kalınır, ouzo nerede içilir, neler gezilir? Feribot, kapıda vize ve sezon bilgileriyle, tüm mekanların adresleri ve Google Maps bağlantılarıyla eksiksiz Midilli gastrorehberi.
13 Ağu 2026





