Vejetaryen ürünlerde ete dair terimlerin kullanımı yasaklanıyor

Fransa'da vegan yiyecek isimleri konusunda uzun süredir devam eden bir mücadele var. Hükümet bitki bazlı ürünleri tanımlamak için "biftek", "ızgara" veya "yedek kaburga" gibi ete dair terimlerin kullanılmasını yasaklayan bir kararname yayımlamadı. Bu kararnameyle tartışmalar daha da kızıştı.
- Neden? Fransa Tarım Bakanı Marc Fesneau, "vegan jambon" veya "bitki bazlı biftek" gibi ürünlerle ilgili yeni hükümet kararnamesinin alışveriş yapanlara yardım etme amaçlı olduğunu belirterek ekledi: "Tüketicilerin ve üreticilerin meşru beklentilerine yanıt veren bir şeffaflık ve dürüstlük meselesi.” Ancak bazı veganlar ve hayvan hakları grupları bunun Fransa hükümetinin et endüstrisini desteklediğini gösterdiğini söyledi. Fransa'da çiftçiler ve et şirketleri müşterilerin vejetaryen "et" kavramı konusunda haksız yere kafalarının karıştığından uzun süredir şikayetçi.
- Neden önemli? Fransa ağırlıklı olarak et tüketen bir ülke olmaya devam ediyor. Kişi başına en yüksek sığır ve dana eti tüketimine sahip Avrupa ülkesi. 2020'deki Ifop anketine göre Fransa nüfusunun %1'inden azı vegan. Buna ek "vegan" kelimesinin kendisi de kasap dükkânlarına karşı aktivizm konusundaki tartışmaların en hararetli dönemlerinde olumsuz siyasi çağrışımlarla dolu hâle gelmişti. Fransa halkının yaklaşık %24'ü kendilerini esnek olarak tanımlayıp eti azalttığını söylüyor. Ancak araştırmalar Fransa’da süpermarketlerde sahte et de dâhil olmak üzere vegan ürünlerin satışının Birleşik Krallık gibi komşu ülkelere kıyasla daha az olduğunu gösteriyor.
- Arka plan: Geçen yıl Fransa bitki bazlı ürünlerin kullanımına karşı "et"li kelimeleri koruyan bir kararname çıkarmaya çalışan ilk AB ülkesi oldu. Ancak hükümetin ilk kararnamesi çok belirsiz bulunarak Fransa'nın en yüksek idare mahkemesi olan Danıştay tarafından askıya alındı. Mahkeme, daha sonraki bir tarihte nihai kararını vermeden önce Avrupa Adalet Divanı'ndan rehberlik istedi. Ancak Tarım Bakanlığı bunun yerine daha da ileri giderek hâkimlerin şikayetlerini dikkate aldığını söylediği yeni bir kararname hazırladı.
- Detaylar: Avrupa'dan ithal edilen ürünler için değil yalnızca Fransa'da üretilen ve satılan ürünler için geçerli olan kararname taslağı "biftek", "dana filetosu", "yedek kaburga", "jambon", “kasap” dâhil olmak üzere protein bazlı ürünleri tanımlayan 21 et isminden oluşan listeyi yasaklıyor. "Pişmiş jambon", "kümes hayvanları", "sosis", "külçe" veya "domuz pastırması" gibi etle ilişkili 120'den fazla isme yalnızca ürünlerin belirli miktarda bitkisel proteini aşmaması koşuluyla izin verilecek. Söz konusu protein oranları %0.5 ile %6 arasında değişiyor. Bu kural vegan pastırma veya vegan kokteyl sosisi gibi etiketlerle pazarlanan ürünlerin adlarını değiştirmek zorunda kalacağı anlamına geliyor. Kararname işletmecilere etiketlerini uyarlamaları için zaman tanımak üzere yayımlandıktan üç ay sonra yürürlüğe girecek. Ayrıca üreticilere etiketlenen tüm ürün stoklarını en geç yayımlandıktan bir yıl sonraya kadar satma olanağı veriyor.
- Karşı görüşler: Kararname ayrıntılı gıda etiketleme kurallarına uygunluğunun kontrol edilmesi için Avrupa Komisyonu'na sunuldu. Vegan ve vejetaryen alternatiflerin yapımcılarını temsil eden Proteines France örgütünün avukatı Guillaume Hannotin, "bitki bazlı biftek" teriminin 40 yılı aşkın süredir kullanıldığını söyledi. Hannotin AFP’ye verdiği demeçte Fransa'nın yeni kararnamesinin sütten farklı olarak katı bir yasal tanımdan yoksun ve popüler kullanımdaki terimlerle anılabilen ürünlerin etiketlenmesine ilişkin AB düzenlemelerine aykırı olduğunu söyledi. Fransa hayvan hakları grubu L214'ten Brigitte Gothière kararnamenin bir manipülasyon örneği olduğunu tweetledi ve Fransa Tarım Bakanlığı'nı "et bakanlığı" olarak nitelendirerek şunları söyledi: “İnsanlar motor yağı, zeytinyağı ve jojoba yağını karıştırıyor mu? Bence, hayır. Vegan bifteği dana bifteğiyle karıştırdıklarından daha fazla değil.” Fransa Yeşiller Partisi Europe Écologie Les Verts'ten Charlotte Minvielle, hükümetin et lobisini savunmaya öncelik verdiğini belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: E120 adıyla bilinen renklendiricinin nasıl elde edildiği sosyal medyanın tartışma konularından biri hâline geldi. Fransa vejeteryan ürünlerde hayvansal ete dair terimlerin kullanımını yasaklama adımları atıyor.
13 Eyl 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.




