Alternatif çay profilleri: Karadeniz’de Türk Çayı dışında çaylara yer var mı?


Pınar lezzetleri ve Daha’sı PınarOnline’ la her an yanımızda apéro okurunun gözünü yolda bırakmayan; Pınar lezzetleri ve Daha’sı her an yanımızda olsun diye İstanbul’a aynı gün , Ankara ve İzmir’in belli ilçelerine ertesi gün siparişleri ulaştıran PınarOnline ’ı bugünün bülteninde ağırlamanın sevincini yaşıyoruz. Üstelik, apéro okurlarına özel tanımlanan APERO15 koduyla %15 indirim fırsatı da PınarOnline’da seni bekliyor. Neler var? Pınar’ın sadece platforma özel olarak ürettiği ve tamamlayıcı pek çok markanın bulunduğu ürünleri bizlere ulaştırdığı PınarOnline’da : Pınar Kasap ’la platforma özel hazırlanan taze et ve gurme lezzetler, Pınar Box ’la biz hiç zahmet etmeyelim diye sosisli sandviç paketi, Ramazan tatlıları paketi gibi çeşitli konseptlerde hazırladığı paketler, Pınar Chef ’ le birbirinden lezzetli tariflerle mutfak sırları, Pınar Select ’le ise zeytinyağından ekmeğe, kahveden bala kadar, yine yalnızca PınarOnline’a özel tamamlayıcı ürünleri içerisinde barındıran zengin bir ürün seçkisi bizlerin beğenisine sunuluyor. Pratik ve avantajlı bir alışveriş deneyimi için PınarOnline uygulamasını buradan indirebilir veya web sitesini ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Çay dünyasının on yılı aşkın senedir içinde, parmağı onlarca ülkenin çayına değmiş bir insan olarak sizi bu coğrafyada görmeye hiç alışık olmadığımız, coğrafyamıza daha önce eşine rastlamadığımız bir değer katma çabasında bir çaycıyla tanıştırmak istiyorum.
Mert Ziyal, birçok Uzak Doğu ülkesini gezmiş ve çay deneyimini birçok farklı prensipten beslemiş biri. Geçirdiği ağır hastalık sonrası kendisini tedavi etmek için matcha'yla ilişkisinin pekişmesi sonucu ortaklarıyla dünyaya bu mucizeyi Toka Matcha markasıyla yaymayı misyon edinmiş bir girişimci.
Ortak arkadaşlarımız bizi bir çay tadımında bir araya getirdiğinde işini yaparkenki ciddiyeti ve alçak gönüllü duruşuyla beni etkilemişti. Elinde seremoni tepsisiyle tüm kurallarına uygun şekilde matcha servis edince kötü bir matcha içmeyeceğime emin oldum. İçtiğim matcha'nın dokusu, neredeyse kusursuz, umami'si son derece yoğundu.
Mert’in “Biz bunu Karadeniz’de ürettik,” demesiyle şaşırdım çünkü bu kadar kaliteli bir çayın matchanın merkezi Uji’de üretildiğine neredeyse emindim. Böylece ülkeden çıkabilecek çay kalitesi noktasında tüm umutlarım tekrar yeşerdi. İsmi Japoncada "bir yandan" anlamına gelen Toka'nın hikâyesine olan merakımı beraber giderelim.

Mert Ziyal, tarlada
Toka nedir, nasıl başladı?
Toka, Karadeniz’de üretilen ve Türkiye’den ihraç edilen premium kalite bir matcha markası. Bu işe girmeye karar verdiğimizde ortaklarımla matcha'nın merkezi Japonya'yla ticaret yapmayı planlıyorduk ancak pandemi süresince Japonya Konsolosluğu'nun kapalı olması sebebiyle neler yapabileceğimizi düşünürken rotayı Karadeniz’e çevirdik.
Kendi yetiştirme, üretim ve paketleme tekniğimizi geliştirerek birkaç hasat sonrası istediğimiz kalitede ve tazelikte matcha'yı piyasaya sunabilmeye başladık.
Neden özellikle matcha üretmek istedin?
Matcha, bizim onlarca yıldır tükettiğimiz bir şeydi. Aslında Uzak Doğu’da çay tarlalarını gezmeme rağmen hiçbir zaman çayı işim hâline getirecek bir tutku da hissetmemiştim.
Geçirdiğim beyin kanaması sonrası matcha'nın bana faydasını daha net hissetmeye başladım ve bir şekilde bu işe girmem gerektiğini hayat bana göstermiş oldu.
Matcha üretmek Karadeniz gibi siyah çay üretiminin ve fabrikalarının bu kadar yoğun olduğu bir coğrafyada zor olmadı mı?
🍵 Yazarın notu: Zira matcha, en çok işçilik gerektiren çaylardan biri. En basit şekilde bitkilerinin haftalarca gölgelendirilmesi; tepedeki yaprakların elle toplanarak ve ısıyla şoklanarak yeşil çay hâline getirilmesi; tasnif edilmesi (sınıflandırılması), damarlarının ayrılması ve kalan yaprağın öğütülmesi gibi ciddi bir el ve göz emeği süreç var. Ek olarak bu coğrafyanın uzmanlığı olan bir teknik de değil.
Aslında bizim için çaya senin kadar yakın olmamak bir avantaj oldu çünkü bu işe giriştiğimizde Türkiye’deki zengin çay potansiyelini bilmiyorduk. Zaman içinde keşfettik — her hasatta "Nasıl bu potansiyelden daha çok faydalanırız?" diye düşünüyoruz.
Olduğumuz yere gelene kadar bile çok uzun süre çalıştık diyebilirim. Şöyle düşünün: Şu anda aynı ağaçtan topladığımız yaprakları bile tasnif ederken o kadar ince yaklaşıyoruz ki bir ağaçtaki iki yaprağın bile farkını önemsiyoruz. Tutturmak istediğimiz bir kalite var — bunun için renk, yaprak kalitesi seçmek bile çok uzun vaktimizi alıyor.
Ekipte hiçbirimiz çay uzmanı ya da ziraat mühendisi değiliz, üretimine dair teknik bir geçmişimiz yok. Bu nedenle çok güvendiğimiz partnerler bulup yola çıktık. İnsanlar farklı teknikler bile olsa çayı biliyor ve onların uzmanlığı bizim yaklaşımımızı birleştirip Toka’yı bugün olduğu yere getirdi.

Tarlada gölgelendirme
Son iki hasatımızda ciddi yol katettiğimizi düşünüyoruz. Spesifik matcha üretiyoruz — bu ciddi bir odak ve bu yönde bilgi edinmeye devam ediyoruz. Bu durum yalnızca üretim için de geçerli değil. Paketleme süreci, ambalajlaması, iş modeli hep en iyi ve en taze matcha'yı insanlara ulaştırmak için.
İnsan emeği dışında bölgenin coğrafyası da bize çok yardımcı oldu. Bir kere topraklar verimli ve dünyadaki diğer çay bölgeleri gibi sürekli güneş almıyor — doğal olarak kendiliğinden sürekli gölgelendirilmiş oluyor. Diğer yandan yağmur ve kar suyuyla sulanan çaylardan bahsediyoruz; bir sulama sistemimiz yok. Doğa bize ne veriyorsa onu kullanmaya çalışıyoruz ve bu bizi ayrıştırıyor.
Paketlemelerin hasatın ruhunu yansıtmasına özen gösteriyorsun. Bir yandan da tazelik konusundaki iddiasını yansıttığını biliyorum. Biraz anlatmak ister misin?
Sadece paketin üzerindeki tarih değil, o seneki hasata göre renklerimiz ve tasarımımız da değişiyor. Hasatın bize verdiğini o sene tasarımımıza mutlaka yansıtıyoruz.
Bu tasarım değişikliği sayesinde de hangi matcha'nın taze olduğunu biliyorsunuz. Tat ve doku için en önemli şey belki de. Paketlemeyle de sınırlı kalmıyor, kullanım süresince de destek olmaya çalışıyoruz; dünyanın en iyi çayını yanlış demlerseniz hiçbir şansı yok. Dolayısıyla doğru demleme konusunda da mutlaka tüketicilerimizi de bilgilendiriyoruz.
Bundan sonrası için planlar nedir?
Markayı iyiye götürmek adına hep çalışıyoruz; acele etmeden ve kaliteyi bozmadan büyümek istiyoruz. Bir sürü endüstride matcha kullanılıyor — bu konuda araştırmalara ve partnerliğe devam ediyoruz, kozmetikten gıdaya partnerliklerimizi sürdürüyoruz. Toka şu anda ABD ve Avrupa’ya açıldı, daha çok ülkede yer almak için tam gaz çalışmalara devam ediyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Karadeniz'de yetişen matcha markasının kurucusuyla bir sohbet; Michelin Rehberi'nin İstanbul'u dâhil edişine dair editörün düşünceleri; biraz da şiir.
27 Nis 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.
18 Tem 2026

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026




