Denizli’nin Çal Bağ Yolu’ndan altın madalyalı şaraplar

Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Hançalar bölgesinde faaliyet gösteren Erdel Şarapçılık ve Kuzubağ Bağları dünyanın en saygın şarap yayınlarından Decanter’in İngiltere’de düzenlediği World Wine Awards’tan altın madalyayla döndü. Erdel Şarapları’nın Yönetim Kurulu Başkanı Halil Kuzu, 57 ülkeden 18 bin 250 şarabın değerlendirildiği yarışmada dereceye girmenin haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.
- Neden? Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen şarap uzmanları, sommelier’leri, gastronomistler, şarap satıcıları ve gazetecilerden oluşan uzman heyetin yaptığı tadım sonrası Erdel Şarapçılık’ın ürettiği Kuzubağ Öküzgözü-Syrah kupajları altın madalyaya layık görüldü. Bu yıl yarışmaya 57 ülkeden 2 bin 113 üreticinin toplamda 18 bin 250 çeşit şarapla katıldığını belirten Kuzu “Bu ödül Türkiye'nin şarapçılıkta markalaşması ve dünyadaki yerini hissettirmesi adına çok önemli. Uzun süredir bölgemizde diğer şarap firmalarıyla birlikte yüksek kaliteli üretim ve markalaşma için yatırımlar yapıyoruz. Aldığımız bu ödüller ne kadar doğru bir yolda olduğumuzun bir göstergesi.” dedi.
- Dahası: Kuzubağ Bağları’nın sahibi Salih Kuzu Türkiye’de üretilen şaraplık üzümün yaklaşık %10’unun Çal Karası olduğuna dikkat çekti. Adını bölgeden alan bu üzümün düşük tanen profili, yumuşak içimi ve aromatik yapısıyla yüksek bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kuzu, “Çal Bağ Yolu binlerce yıllık tarihe sahip bu coğrafyanın gastronomik değerlerini ve doğal güzelliklerini paylaşmak adına kurulan bir önoturizm rotası.” diye ekledi.
- Bir adım geriden: Geçen hafta açıklanan Decanter'de Çal Bağ Yolu üreticilerinin altın madalyalarıyla beraber 26 yerel şarap da gümüş madalya kazandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Denizli şaraplarına gelen altın madalyalardan İskoç viskisinin azalan ihracat gelirine. Türkiye tarımının gündem başlıklarıyla topraktan sofraya haberler.
18 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.




