Dr. Ayşegül Selışık’la: Sürdürülebilir balıkçılığın üç hâli


Alabalığın en lezzetli eşlikçileri: Metro Chef meze, salata ve baharatlar Metro Chef'in taze baharatları Balık sofraları mezesiz, salatasız ve hatta taze baharatsız ol-maz. Geleneksel damak tadımızın en önemli lezzetlerinden olan mezeler, Metro Chef ile soğuğundan sıcağına, zeytinyağlısından yoğurtlusuna, kızartmasından ezmesine birçok farklı çeşitle sofralara eşlik ediyor. Metro Chef’in mevsimine ve lezzetine göre ayıklanmış, kullanıma hazır salataları ile taze baharatları " Pek âlâ Alabalık" larınıza ayrı bir tat katıyor. Neler var? Sofraların baş tacı olan yaprak sarmasından süzme yoğurta; nane, sarımsak ve enfes zeytinyağıyla hazırlanan haydariye , nohudun en leziz hâli humustan kızartmanın eşsiz tadı şakşukaya kadar tüketime hazır geleneksel mezeleriyle Metro Türkiye , alabalık yemeklerini ziyafete dönüştürüyor. Anadolu’nun kendine has baharatlarıyla Antep usulü hazırlanmış kuru patlıcan dolma , Coğrafi İşaretli Adana içli köfte , acılı ezme , meze sofralarının olmazsa olmazı havuç tarator , sıcak da tüketilebilen yoğurtlu köz patlıcan gibi vazgeçilmez mezeler de Metro Chef markasıyla Metro Türkiye mağazalarında sizleri bekliyor. Dahası: Karışık Akdeniz Salatası, Maskolin Salata ve balık yemeklerine özel olarak ayrı ayrı hazırlanmış Metro Chef salataların yanı sıra taze baharatlarla dakikalar içerisinde enfes salatalar da hazırlayabilirsin. Masaları kolay, pratik ve tüketime hazır çeşitleriyle şölene dönüştüren Metro Chef ürünlerini buradan inceleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) açlığı yok etmek ve beslenme şartlarını iyileştirmek üzere 1943'te kuruldu. FAO açlığa karşı mücadelede gerçekleştirdiği çok yönlü etkinlikleriyle hükümet ve teknik kuruluşların tarım, ormancılık ve balıkçılığı geliştirme projelerine aracı ve yardımcı oluyor. Birleşmiş Milletler'in uzman kuruluşlarından FAO'nun amacı, dünyadaki gıda ve tarımla ilgili çalışmaları organize edip geliştirerek gıda güvenliğini sağlamak olarak özetlenebilir.
Metro Türkiye'nin pek âlâ alabalık projesinin ortaklarından FAO Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık projenin adımlarını anlatıyor. Ayşegül Hanım sürdürülebilir balıkçılık kavramının detaylarından bahsederken; Türkiye balıkçılığının sürdürülebilirlik karnesini bizim için özetliyor. "Neden alabalık?" sorusunun yanıtları sohbetin devamında.
Sürdürülebilir balıkçılık kavramı; üretici, tüketici ve balıklar için ne ifade ediyor?
Sürdürülebilir balıkçılık kavramı avcılığı yapılan balıkların belirli bir seviyede tutulması sağlanarak balık stoklarının ekonomik, teknik, idari ve sosyal olarak yönetilmesi ve sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere aktarılması olarak tanımlanabilir.
Üretici için geçimini sağlayacak düzeyde av; tüketici için istediği zaman ulaşabileceği ucuzlukta ve kalitede balık; balıklar içinse neslinin bir sonraki döneme aktarabildiği ve yaşam alanını sınırlamadığı bir olguyu ifade eder.
Türkiye’de balıkçılığı sürdürülebilirlik üzerinden değerlendirir misiniz?
Türkiye’de balıkçılık ve su ürünleri sektörünün yönetiminden sorumlu kurum Tarım ve Orman Bakanlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü (BGSM)’dür. Genel Müdürlüğün su ürünleriyle ilgili temel yaklaşımı deniz ve iç sulardaki su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir işletilmesidir. Bu temel ilkelerden hareketle su kaynaklarını koruma ve kullanma dengesi gözetilerek balıkçılık sektörünün geliştirilmesini kendisine ana hedef olarak belirleyen Bakanlık ve FAO bu alanda çeşitli başarılara beraber imza attı.
Son yıllarda bazı türlerdeki avcılık rakamlarındaki değişimler küresel ısınmanın olumsuz etkilerinin Türkiye balıkçılığını da etkilemeye başladığının işareti. Bu nedenle önümüzdeki dönemde özellikle iklim değişikliğine uyumla ilgili daha fazla çaba gösterilmesinin önem teşkil ettiğini düşünüyorum. Gerek balıkçılık gerekse su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hâle gelmesi, iklim değişikliği hızını azaltmaya yönelik tedbirlerin arttırılması, geniş anlamda iklim değişikliği ve diğer çevresel etkileşimleri önceleyen konularda daha yakından çalışmayı ve FAO’nun teknik kapasitesini bu alanda paylaşmayı önemsiyoruz.
Türkiye’de alabalık: Ekosistemi gözeten koşullar yaratmak
Alabalık yetiştiriciliğinin bugünkü durumunu nasıl yorumlarsınız?
Su ürünleri yetiştiriciliği kapsamındaki alabalık yetiştiriciliğinde yoğun ve yaygın en önemli tür Gökkuşağı Alabalığı olmakla beraber Türkiye’deki iç sularda yetiştiricilikten elde edilen üretim miktarı 2022’de 145.649 ton, denizde yetiştiricilikten elde edilen üretim miktarı 45.454 ton olmak üzere toplamda 191.103 ton olarak hesaplandı. FAO’nun 2020 yılı su ürünleri yetiştiricilik verilerine göre Türkiye, İran’dan sonra en büyük alabalık üreticisi.
Alabalık kuluçkahaneleri ve çiftlikleri soğuksu ortamına sahip bölgelerde bulunuyor. Türkiye’de yoğun olarak alabalık üretimi yapılan iller sırasıyla Elazığ, Muğla ve Samsun’dur. Özellikle Karadeniz kıyılarında yer alan ağ kafes tesislerinde üretim artışı gözlemleniyor. Türkiye’nin alabalık ihracatı son 3 yıldır uluslararası pazar taleplerini karşılayacak şekilde büyüme gösterdi. “Türk Somonu” markasıyla ihracat taleplerinin yerine getirilmesi için üretim artışının sürdürülebilirliğinin planlanmasıyla önümüzdeki dönemde çok daha fazla ihracatı yapılan ürün olacak.
Alabalıklar, su ekosisteminde nasıl bir yer tutuyor?
Türkiye’de en çok yetiştiriciliği yapılan tür Gökkuşağı Alabalığı’nın diğer alabalık türlerine göre yumurta alımı, besin alımı, değişik sıcaklıklara toleransı gibi avantajları var.
Su ürünleri yetiştiriciliği hem deniz alanlarında ağ kafeslerde hem de iç sularımızda akarsu, göl, gölet ve baraj göllerinde yapılıyor. Alabalık özelinde yetiştiricilik için belirli bir su sıcaklığı gerekli. Tesislerde üretim yavru balıkların havuzlara aktarılmasıyla başlayıp ihtiyacı olan yem miktarına göre beslenmesi ve nihayetinde pazara sunmak için uygun boy ve ağırlığına ulaşıncaya kadarki süreci kapsıyor.
Potansiyeli açığa çıkarmak üzere
Metro Türkiye’yle hayata geçirdiğiniz projenin kapsamından ve hedeflerinden bahseder misiniz?
Metro Türkiye ve FAO ilk olarak FAO ve Tarım ve Orman Bakanlığı Ortaklık Programı kapsamında yürütülen “Gıdanı Koru” kampanyası kapsamında bir araya geldi ve bu süreçte gıda kayıp ve israfıyla mücadeleye yönelik etkinlikler gerçekleştirdi.
2022 yılının Uluslararası Geleneksel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yılı ilan edilmesiyle FAO ve Metro Türkiye sürdürülebilir balıkçılık vizyonu doğrultusunda küçük ölçekli ve geleneksel aile balıkçılığını desteklemek ve alabalık yetiştiriciliğinin potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla bu proje kapsamında çalışmaya başladı.
Bu ortak projeyle küçük ölçekli ve geleneksel aile balıkçılığını, balıkçılık ve su ürünleri kaynaklarını sorumlu ve sürdürülebilir kullanımı yoluyla daha sağlıklı gıda sistemlerinin kurulmasına yönelik katkılarını sürdürmek ve korunmasına katkı sağlamak hedeflendi. Küçük ölçekli ve geleneksel balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, iklim değişikliği, çevresel bozulma gibi faktörlerden olumsuz etkilenirken ticari açıdan da daha fazla motivasyona ihtiyaç duyuyor. Bu projeyle onlara bu konularda destek olmak ve bu vesileyle farkındalık yaratmak istendi.
Ek olarak, FAO Türkiye olarak küçük ölçekli ve geleneksel aile balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliğinde yakın ve uzak pazarlara erişim, üretim ve lojistik altyapısı ve kapsayıcı değer zincirlerinin oluşturulması gibi sektörel konuları önemsiyoruz. Buradan hareketle balıkçıların, balık avcılarının ve işçilerinin uygun fiyatlı yüksek kaliteli balık ürünlerini tedarik ederek yerel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeleri ve ilave istihdam yaratmaları çok değerli.
Projenin çıktılarına gelecek olursak; bu kapsamda üreticilere nasıl bir fayda sağlandı?
Bu proje üreticiden tüketiciye uzayıp giden gıda arz zincirinde küçük ölçekli aile işletmelerinin geleneksel üretimlerinin pazara uygun hâle getirilmesi anlamında oldukça faydalı oldu. Proje kapsamında verilen bu destekler sonucu Metro Türkiye denetimleri başarıyla geçen üreticilerin alabalığını Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği üzerinden tedarik etmeye başladı. Gıda güvenliği ve sosyal uygunluk denetimleriyle uygunluğu garanti altına alınan alabalıklar Metro Türkiye mağazalarında satılmaya başlandı. Bu koşulları sağlayan işletmelerin sadece Metro Türkiye’de değil iç piyasada ve ihracatta yer alabilmesinin de önü açıldı. Böylelikle sunulan ticari motivasyonla üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilirliği sağlandı.
Söz konusu proje küçük ölçekli ve geleneksel aile işletmelerinin pazarlara erişimi, üretimi ve lojistiğine destek olunması konusunda örnek oldu. Bu yaklaşım uzun vadede Türkiye alabalık yetiştiriciliğinin gelişmesine, alabalık üretim ve tüketiminin artmasına ve alabalığın sofralarda hak ettiği yeri bulmasına destek olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İyilik yap, denize at. Alabalık bilir. Bu hafta apéro'da: FAO ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği'yle Metro Türkiye'nin gerçekleştirdiği alabalık projesinin detaylarını ve Türkiye balıkçılığının yarınını projenin mimarları anlatıyor.
26 Tem 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




