Heveslilere bir rehber


Akdeniz'e özgü eklektik lezzetler ve geniş şarap kavı: Côté Bistro Etiler Kadim uygarlıkların "hasat ayı" eylül, bağbozumunun mevsimini müjdeliyor. Ailenizin lezzet avcısı ve müdavimlik tutkunu apéro da şarap ayı olarak kutladığı eylül ayının bu bülteninde özel bir mekân önerisiyle geliyor. Côté Etiler; Akdeniz mutfağının özgün lezzetleriyle eşleşen geniş şarap kavı ve keyifli terasıyla yeni müdavimlerini bekliyor. Menü: Côté Etiler; başlangıçlarıyla, salatalarıyla, makarnalarıyla, pizzalarıyla, burgerleriyle ve ana yemekleriyle Akdeniz esintisini her köşesinde taşıyan bir menüyle karşımıza çıkıyor. Yaratıcı kokteylleri bir yana; en değerli üreticilerin en özel şaraplarını vadeden şarap menüsü, bu Akdenizli menüye en yakışan seçenekleri sunuyor. Menüden favorilerimiz, hakiki Morini balığı ile yapılmış Fish Chips, Popcorn Tavuk ve yöresel Boşnak Köfte. Söylemeden geçmeyelim; pizzaları İtalya’dan gelen özel fırında, hamurundan sosuna mutfak ekipleriyle yaratılıyor. Yemek Eşleştirmeli Tadımlar: Côté'nin çeşitli periyotlarda düzenlediği Yemek Eşleştirmeli Tadım etkinlikleri, sommelierlerin özel seçkilerini ve şefin gece özgü doyurucu lezzetlerini en uygun kombinasyonlarda bir araya getiriyor. Lazy Sunday isimli pazar keyiflerine de kararında caz dinletileri ve indirimli kokteyller eşlik ediyor. Apero’ya özel indirim! 18 Eylül Cumartesi saat 19.00‘da Barbare Şarapları’yla gerçekleştirilen yemek eşleştirmeli tadım gecesinde siz değerli okurlarımızı %10 indirim de bekliyor! Barbare Kırmızı Serisi’ne uyumlu Côté şeflerinin hazırladığı özel menü sizlerle buluşuyor. Rezervasyon yaparken APERO10 kodunu vererek indirimden yararlanabilirsiniz. Keyifli tadımlar... Nerede, nasıl? Côté Etiler, Akmerkez ikinci katında yer alan Uptown'ın içinde, sonbaharı sevenleri ve eylüle başka anlamlar yükleyenleri huzurlu terasında ağırlıyor. Konum bilgisi, rezervasyon numarası, Spotify seçkileri gibi ayrıntılar şurada. Menü ve diğer haberler de Instagram hesabında.
Daha fazlasını öğren →
Şarap, kadim uğraşlardan. En eski ehlilleştirilmiş asmalar milattan 6000 yıl kadar öncesine gidiyor. Bir yandan da bize hiç uzak değil — geriye sadece izleri kalmış asmalar ve şarap üretim tesisleri, üzerinde bulunduğumuz coğrafyanın köşesinden berisinden çıkıyor. Fakat binlerce yıllık, yazıdan daha eski zirai icadımız, son yıllarda iklim değişimi sebebiyle zor bir dönemde. Henüz dünya üretimini sarsacak etkiler görmesek de değişen iklim nedeniyle kimi bağlarda yangınlar kimilerinde don kimilerinde erken ve kalitesiz hasat görülüyor. Üreticiler yüksek sıcak ve düşük soğuklara dayanıklı üzüm varyasyonlarına yatırım yapıyor.
Şarap elde etmek için harcanan çabanın şekli ve şemali değişse de özündeki emek ve romantikliği pek değişmiyor. Urla’yı gezerken denk gelebildiğim ION Village, bunun ufak çaplı fakat pek keskin bir örneği olarak karşıma çıktı. Işıl Ersoy ve eşi Ali Rıza Ersoy, ION’un kurucuları. Arkasındaki misafirhaneyi görmenin zor olmadığı boyutta bir bağda birkaç çeşit üzüm üretiyorlar. Tarım 4.0’ın zirai adetleri geliştirme prensiplerini kullanarak minimum kimyasal müdahaleyle inatçı geleneksellere taş çıkarır şekilde ortaya koydukları bağ, küçük bir vaha gibi. Yalanım olmasın, şehirden göçme eski beyaz yakalıların bağ kurma hevesi benim jenerasyonum için klişe gelebiliyor. Belki artık Karadeniz’de pirinçten sake yapmak daha orijinal bir fikir olabilir. Fakat işlerini anlatan insanların gözündeki parıltıyı, bardağa döktükleri şarabın her damlasına verdikleri değeri görmemek imkânsız. Bu emek ve heyecanın, buraya gelip şarabı içendeki tezahürü de şaraba ve bağcılığa dair ilgi, alaka ve samimi bir ulaşılabilirlik hissi.

Fotoğraflar: Deniz Sabuncu
Şarap kesinlikle bir süredir değer algıları seçkin bir grup tarafından belirlenen bir komodite. Bunda net bir sakınca görmüyorum. Fakat Türkiye gibi şarap kültürünü unutmuş bir coğrafyada tepeden inme bir kalite diktesinden ziyade genişten insanlarda şarap zevki yaygınlaştırmanın daha akıl kârı olduğunu düşünüyorum. Daha tabansal bir yaklaşımda yaygınlaşan kültürde Ersoylar gibi küçük bağcıların, ekonomik kazançtan ziyade deneyimsel bir düzlem sunmalarıyla gelen keyif alanı aktif rol oynayacak ve etkisi safi üzüm üreticilerinin gelir kazancıyla yaygınlaşacak zirai alana yansıyacak. Daha çok kişinin sofrasına şarap koyması, o şarap uluslararası ödül kazanmasa da ödül kazandıracak üreticilerin önünü açacak.
Bu sebeple bu öneriler, şarap kokan her köşeye burnunu sokmuş, şişeye girip çıkmış erbaplara yeni keşifler sağlamaktansa şarap dünyasına adım atmak isteyen, gözü korkan ve kaynak bulamayanlara bir giriş neticesinde, keşif değil heves rehberi. Zamanla zenginleşecek, düzenlenecek ve kullanımı kolaylaştırılacak. Bir sonraki bağ bozumunda tek adres olması temennisiyle önerilerimiz şöyle:
🍷 Urla
Urla ve Çeşme Yarımadası’nın farklı bölgelerinde bağ bol. Otel tabelaları arasında üzüm ikonuyla bağların ve şarap evlerinin tabelalarını üst üste dizili görmek de her şarapseveri duygularından bir görüntü. Ne kadar küçük küçük birçok bağ olsa da bunların tam keşfini henüz gerçekleştiremedik.
Neyse ki bu bağlardan seçki yapan bir kaynak mevcut: İzmir Gourmet Guide’ın hazırladığı Urla Bağ Yolu. Sitesine ulaşılamasa da aktif bir Instagram hesabı var. Urla Bağ Yolu’nun durakları USCA, Urlice, MMG, Mozaik, Pendix, Çakır, İkidenizarası ve Urla Şarapçılık.
- Bunlar arasında Urla Şarapçılık, tertipli bağı ve ziyarette tadımı sistematikleştirmiş olmasıyla sürprize yer vermeyen, ziyaret deneyimi hoş bir bağ. Öncesinde veya sonrasında karşıdaki Teruar Restoran daha önce bahsettiğimiz gibi Urla’nın Instagram rotasına uygun bir mekân.
- Aynı şekilde Mozaik Şarapçılık, yol üstü ufak tadım noktası ve arkada at koşturulan alanlarıyla “Geçerken uğradık ama oturduk bir süre”lik bir mekân.
- Urla’dan biraz daha aşağılarda Kuşadası’na gelmeden 7 Bilgeler ve Lucien Arkas bağları konuşlanıyor. 7 Bilgeler içerisinde kaliteli bir yemek deneyimi için Çiy Restoran önerilen noktalardan.

Urla Bağ Yolu
🍷 Trakya Bağ Rotası
İstanbulluların haftas onu kaçamakları içinse birebir olan coğrafya Trakya ve bağları. Üreticisi bol Avrupa topraklarımızın da seçkin bir rotası mevcut. Trakya Bağ Rotası’nda Çanakkale Boğazı’ndan neredeyse sınır kapılarına kadar çeşitli üreticilerin bağları ve şarap evleri bulunuyor. Benim için öne çıkan kimi isimler Chamlija, Chateau Nuzun, Chateau Kalpak ve Arda Bağları.
- Bu sayımızda uzunca Akın Gürbüz ve Gürbüz Winery’den bahsettik, tekrara düşmeden burada da zikretmiş olalım. Tadım ve üreticiyle sohbet için ideal bir lokasyon. Öncesinde arabayla beş dakika mesafede Çamlık Restoran’da hafif atıştırmalıklar ve Büyükkarıştıran, Lüleburgaz’ın birası Das Dies’Ale’i içmek keyifli bir apéritif olabilir.
- Günübirlik de olsa yemekli bir kapanış içinse Barel Bağ Evi ve Restoranı yeşillikler arasında neşeli bir ortamda şaraplı bir akşam yemeğine en uygun yer.
- Trakya’nın ana karasında olmasa da Türkiye’de bağcılık denince Bozcaada’nın yeri tartışılmaz. Hem geçmişi hem endemik üzümleri hem de ada kültüründe şarabın yeriyle Bozcaada bir şarap destinasyonu. Burada tüm üreticilerin bağları veya tadım noktaları var. Corvus, Talay ve Çamlıbağ, başlıca isimler.

Trakya Bağ Rotası
🍷 İç ve Güneydoğu Anadolu
İç Anadolu da bağdan eksik kalmıyor. Buralara henüz kapak atma şansım olmamış olsa da kulağıma çalınan ve şarabını denediğim birkaç yerden bahsetme ihtiyacı hissettim. Nevşehir’de çeşitli üreticiler arasında Gelveri Şarapları, hem tarih dersinden çıkma küplerde doğal şarap üretimi hem de hikâyesiyle öne çıkan bir yer. Biraz daha Tokat taraflarına geçince Diren Wines, pek çok şarapseverin önerdiği ziyaret noktalarından. Mardin’in Süryani küçük üreticileri, çeşitliliğin hakkını farklı kalite seviyelerinde veren ve daha otantik alternatiflerden. Şarap barı Foxy’de sık sık denk geldiğim Midyatlı Shiluh Kustan buranın iyi örneklerinden.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ziyaret etmelik bağ rehberi, bir bağcının hikâyesi, heyecanlı bir duyuru.
13 Eyl 2021

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026





