
Yediğimiz yemekler, kültürümüz, ailelerimiz ve iyi kötü anılarımızla bu denli iç içeyken acı sosların niye hikâyesi olmasın? Acı soslar, tüketildiği andan birkaç saniye sonra kelimelerle, el kol hareketleriyle ve gözyaşlarıyla tepkimizi yansıtsa da sonraki aşamada farklı bir etki yaratıyor: Kahkahalar ve yine kahkahalar. İlk kahkaha, kendimizi düşürdüğümüz durumun şaşkınlığı ve gereksizliği; ikinci kahkaha, bardaklarca sudan sonra bile geçmeyen hissin vücuttan atılma çabası.
Anna Mongillo
Shaquanda’nın Acı Biber Sosu: Brooklyn bazlı acı sos.
Anna Mongillo bu sosu, Brooklyn’de yaşadığı sokağın köşesinde konumlanan, akşamdan kalmış olduğu sabahlara “Günaydın” demeyi tercih ettigi bir kafede keşfediyor. Bu kafeye gitmeye başladığı ilk zamanlar, Shaquanda masada tuz ve karabiber rolünü oynarken aldığı güzel tepkilerden dolayı, kafe sahibi sosu masalarında bulundurmakla birlikte satmaya da başlıyor. Sosun orta bir acılığı var; koymayı planladığınız yemeğin ancak üstünü kapladığınız zaman acıyı bütün vücudunuzda hissetmeniz garanti.


Delia Rogers
Tabasco: Acı sosların vazgeçilmezi, acı sos denince akıllara ilk gelen.
Bizi bu klasik acı sosa yeni bir anlam katmaya davet eden, Delia Rogers. Delia’nın hikâyesi daha çok dedesinin bu acıya olan hayranlığı. Dedesinin hayranlığı Tabasco’nun etiket tasarımı, fontu ve en önemlisi de adını “Tabasco” koyduğu botunun uzaktan görüntüsünün ne kadar zarif durduğuna bağlı. Şehirlerinde yapılan balıkçılık yarışlarında her yıl Tabasco baskılı tişörtler yaptırırmış.


Miles Morris
Cholula: Acı sos illa tek başına güzel diye bir iddia yok.
Konu acı olunca Miles, bir adaya düşse yanına Cholula ve mayonez aldığını sormadan bildigimiz, bilir kişi. Kıvamının diğer acı soslara oranla daha yoğun oluşu, mayonezle karıştırıp “acı mayonez” yapmayı sevmesinden kaynaklanıyor. Cholula’yı kalbine yakın tutan etkenin, eski sevgilisiyle birbirlerine acı sos hediye etme gibi bir gelenekten geldiğini de söyleyelim. Cholula’nın orta bir acılığı var, risk almaya açık olanlara davetkâr.


Natalie Sorrentino
Çin Acı Biber Yağı (Chinese Hot Chili Oil): Bir sos, iki anlam.
Birden fazla kültürün parçası olmanın getirdiği arayış, en güzel yemekle bulunuyor. Natalie, bu sosu parçası olduğu Çin kültürünün sembolu olarak tanımlarken bir diğer parçası olduğu Amerikan kültürüyle de uyum sağladığını söylüyor. Acı sosun her yerde her an kullanılabileceğinin altını her gün acı sosun üç öğününü süslediğini belirterek çiziyor.
Bu acı biber yağıyla ilk defa altı yaşındayken tanışmış. Meraklı bir altı yaşındaki kız çocuğundan beklendiği gibi, Çin çubuklarını sosa batırmış ve çok da acı olmadığına karar vermiş. Bunun üzerine, bütün yemeğinin üzerine dökmüş. Sonuç malum; gözyaşları, alev alan yanak içleri ve dil. Ve acı biber yağına 10 yıl elveda...


Fotoğraflar: Derin Çelik
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026





