“Niyet ettim oruç tutmaya…”

Ramazan: Tüketmek üzerine değil, kararlılık üzerine kurulu bir özgürlük ayı.
“Niyet ettim oruç tutmaya…”

Saf - 28 Nisan
Saf ile birlikte

Günün her saati tüketilebilecek süper gıda karışımları: Saf Bitkisel Protein Mixler

Maksimum besin değeri, minimum kalori. Son dönemin popüler kavramlarından "superfood"u özetlemek için bu ifadenin yeterli olduğunu söylesek yanılmayız.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Ayşenur Müslümanoğlu

İlk yudum, iftariyelikler, elden ele koparılan pideler, barışılan yemekler ve o zamanın Ramazan aylarında göze çarpan kola reklamları…

Bir yemek sevdalısı olarak “Ramazan” deyince aklıma ilk gelen iftar sofralarının güzelliği olur. Hep beraber oturulan iftar sofralarına dâhil edilmek için küçüklüğümde duyduğum heyecanı, sandalyeler arasına sıkıştırılan taburelerle birlikteliğimizi hatırlarım.

Büyüdükçe anımsadığım iftar sofraları değişti; fakat iftarın hissettirdikleri hiçbir zaman taburesinden kalkmadı. Masada gezdirilen gözler, “ezan okundu mu” merakı ve ortamın sıcak pideyle şenlenmesi hangi masada, kiminle olursam olayım çocukluktan gelen bir alışkanlık olarak kaldı. Yıllar sonra lise arkadaşlarımla Beyoğlu’ndaki Hacı Abdullah’a gidip bamya çorbasıyla açtığım oruçtaki sıcak pide, yeni simalarla bir aile aktivitesini paylaşmaya benziyor. Bunu yaşamak için masadaki herkesin oruç tutmasına da gerek yok. Masanın tek niyetlisi olduğum zamanlarda, bana kurulmuş bir masada bulunmanın özü veya masanın güler yüzlü “Allah kabul etsin”lerle çevrelenmesi de yeterli. Yurt dışındayken tek başıma olduğum iftarlarda, iftar masasının ne denli birleştirici bir güce sahip olduğunu hisseder ve “yalnız” olsam da kültürümü yaşamanın tadını alırım. 

Oruçtan bahsedince hemen aklımda annemin “niyetliyim” deyişi canlanır. İbadetlere başlarken ilk adım niyettir. Oruca, abdeste, namaza ilk olarak niyet edilir. Dinî ibadetin gerçekleşmesi bilinçte başlar, ardından sözlü niyetle mühürlenir. Kimi zaman üzerine kafa yorarak veya düşünmeksizin yaşadığım hayatımda bilinçli farkındalığı (mindfulness) ararken küçüklüğümden beri duyduğum “niyet” bana böyle göz kırpar.

Gündelik hayatta aç kalmaya dayanamayan, her gördüğünü yemek istediği için kendini “primitif” bilen benim bile, niyetin de etkisiyle Instagram'daki keşfet sayfasına veya yanımdaki tabakları dolduran yemeklere karşı gönlüm tok kalıyor. En azından kalmaya gayretli. İslam’da oruç, öfke ve şehvet gibi tabii duyguların terbiyesi olarak görülüyor. Ben de günlerimi duygu durum değişikliklerimde imdadıma yetişen yemekten arındırırken hayatıma midem yoluyla bir göz atıyorum. Duygularımla yalnız kalıyor, sinirimle karşılaşıyorum. Bazen ağır geliyor ama amacın terbiye olduğunun farkında olup kendine çeki düzen vermekten başka kaçacak bir yerin de kalmıyor. Bu bakımdan Ramazan ayı, yılbaşında kendime koyduğum hedefleri andırıyor. Farkı, bu hedeflerin 2 Ocak’ta unutulmaması ve 30 gün boyunca kişinin niyet ederek kendine dönmesi ve iradenin midede başlayarak gözetilmesi.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Ekrem Demirli, orucu “özgürleşme hamlesi” olarak açıklıyor; tüketmek üzerine değil de reddedebilmek üzerine kurulu bir özgürlük. Bunları dinledikten sonra uykuya yedirmediğim saatlerin değeri gözümde daha da bir artıyor. Yiyeceğim yemekler için heyecanlıyım ama ezan okunana kadar midemi sessize alıp zihnimi onsuz çalıştırıyor, düşüncelerimi süzgeçten geçiriyorum. İlk haftalarda açlığımı hissettikçe niyetimi tazeliyor, odaklanmaya çalışıyorum veya vücudumu dinlenmeye bırakıyorum. 

Ezan okundu okunacak; iftar masasına geri dönecek olursam, sofranın küsleri barıştırmak gibi bir yanı olduğuna inanıyorum. Sırf benim için iftar sofrası kuran arkadaşım Duru’yu hatırlıyorum. Yıllarca ağzıma sürmediğim karnıyarıkla o iftarda göz göze gelişimi… Misafirim, açım… El mahkûm karşıma çıkan her yemeği yiyeceğim. Bir anlık duruyorum, sonra karnıyarığı ağzıma götürüyorum. Uzun zamandır tatmadığım patlıcan ağzımda bambaşka tatlarla dönüşüyor. Hiçbir yemekle barışmam bu kadar özel olmamıştı. Bir hayata patlıcanı kazandırmak büyük sevap olmalı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

💣 Apéro için iftar vakti

On bir ayın sultanı için menümüz: Kişisel bir deneyim olarak oruç, bir ibadet olarak perhiz ve Osmanlı'da iftar sofraları.

28 Nis 2021

Saf ile birlikte
İllüstrasyon: Cenk Güngör

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları