Parlayan yıldız: Vegan gıda pazarı

Bitki bazlı et ve süt ürünleri üretimi için rekabete tutuşulan sektörde dengeler değişiyor.
Parlayan yıldız: Vegan gıda pazarı

26 Ocak - Becel - apéro
Becel ile birlikte

Yeni dünyanın yeni lezzeti: %100 bitkisel “Becel Tereyağı Severlere” Merhaba sevgili apéro okuyucusu, sana ay başında “ bitkisel bazlı beslenenler için 11 ayın sultanı geldi çattı ” diye seslenmiş, daha fazla kişiyi vegan beslenmeyle tanıştırmayı hedefleyen Veganuary dürtüsünü bültene taşımıştık, e tabii hâla da devam ediyoruz. 30 yılı aşkın bir süredir kalp sağlığı konusuna dikkat çekmek için aktif ve öncü bir rol üstlenen, herkesin daha mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için bitkisel, besleyici ve lezzetli ürünler üreten Becel , bu dürtüye kulak vererek seni en yeni ürünü Becel Tereyağı Severlere ile tanışmaya davet ediyor. Nedir? Becel’in V-Label Vegan Sertifikalı yeni ürünü Becel Tereyağı Severlere %100 bitkisel yağlar içerirken süt ve süt ürünleri, trans yağ, laktoz ve gluten içermiyor. Vegan beslenme tercihlerine uygun Becel’in tüketicilere bu yeni sürprizi, farklı beslenme ihtiyaçlarının tümüne cevap veren tek sürülebilir yağ olma özelliği taşıyor. Dahası: Yüksek kaliteli bezelye proteini içeriğiyle de fark yaratan Becel ailesinin en yeni üyesi, tereyağına birebir alternatif sunmakla kalmayıp eşsiz kıvamı ve zengin içeriğiyle hem leziz hamur işlerinin hem de yemeklerin vazgeçilmez sırrı olmaya adaylığını koymuş gibi duruyor. Bizden söylemesi. Eğer sen de daha fazla bitkisel tereyağlı tarife ulaşmak istersen şuraya uğrayabilirsin. Peki neden önemli? İster sağlıklı bir hayat tarzı için ister etik değerler nedeniyle olsun dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kişilerin tercihlerini bitkisel kaynaklı lezzetlerden yana kullanması giderek ivme kazanıyor. Sayılardan bahsedecek olursak; Kantar tarafından yapılan bir araştırma, son bir yılda et tüketimini bilinçli olarak azaltan tüketici oranının %12’den %23’e çıktığını, süt ürünleri tüketimini azaltanların oranının ise %3’ten %12’ye yükseldiğini kaydederken 2020 yılında %1 seviyesinde olan vejeteryan ya da vegan beslenenlerin oranının 2021’de %5’e çıktığını belirtiyor. Son olarak Becel’in bir mesajı var: “ Daha sürdürülebilir, bitki kaynaklı ve lezzetten ödün vermediğimiz bir geleceğe.. Sevgilerimizle. ”

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Son yıllarda gücüne güç katan veganlık, gıda sektöründe ipleri eline aldı. Özellikle son 10 yılda bitkisel beslenmeyi hayat tarzı olarak benimseyenlerin sayısı da çoğaldı. 2014’ten bu yana kişi sayısının sadece ABD’de %600 arttığı bilinirken 2021’de dünyada 79 milyon vegan bulunduğu tahmin ediliyor. Belki de umulandan çok daha kısa sürede arkadaşlarınızla her zaman buluştuğunuz restoranın menüsü vegan seçeneklerle, evinizin sokağındaki marketin rafları vegan gıdalarla doldu. Artık evcil hayvanınıza bitki bazlı mama bulmak için de market market dolaşmanıza gerek kalmıyor. 

Hem Türkiye hem de dünya adına gidecek daha çok yol olduğu bilinse de sektörün her geçen gün can alıcı bir şekilde büyüdüğünü, vegan üretimin gıda sektörünün geleceği olduğunu söylemek mümkün. Peki ekonomik olarak ne büyüklükte bir sektörden bahsediyoruz? Bu pastada en büyük paya sahip oyuncular kimler? Sektörün önünde nasıl bir gelecek tablosu var?

Rakamlarla vegan gıda

“Vegan” kelimesinin mucidi Donald Watson, bugünleri görse eminim gözleri dolardı. Bloomberg Inteligence’ın geçen ağustos ayında yayımladığı rapora göre bitki bazlı süt ve et alternatifleri pazarı 2020'de 29,4 milyar dolara ulaştı. Gıda sektörüne yön veren şirketlerin de bitki bazlı ürün seçeneklerini genişletmesiyle vegan gıda, sektörün en hızlı büyüyen pazar payına sahip oldu. Yine aynı rapora göre, 2030’a kadar 162 milyar doları bulması öngörülen pazar resmen “Çekilin yoldan, ben geliyorum!” diye bağırıyor. 

Rapor, sektörü bitki bazlı et, süt ve diğer ürünler olarak üçe bölerek ele alıyor. Bitki bazlı süt ürünleri pazarını 4 büyük ürün yönetiyor: Yulaf sütü (%30’luk pazar payı), badem sütü, Hindistan cevizi sütü ve soya sütü. Ancak bundan daha fazlası var. Pirinç sütünden tutun da kaju sütüne, ceviz sütünden kenevir sütüne içinde başka birçok alternatifi barındıran pazar, 2020’de bitkisel gıda pazarının 23 milyar dolarından fazlasına hükmetti. Bu rakamın 2030’a gelindiğinde 62 milyar doları bulması bekleniyor. Bitki bazlı et talebinin de alternatif sütün ayak izlerini takip ederek benzer bir büyüme modeliyle karşılaşacağının varsayıldığı raporda 2020’de 4,2 milyar doları gören pazarın, 2030’da 74 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Öte yandan gıda sistemi değişikliği alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan ProVeg International’ın geçen yılın sonunda yayımladığı bir rapor, uzun vadede geleneksel protein ürünlerinin yerini laboratuvar ortamında üretilecek kültür eti ve bitki bazlı etin alacağına dikkat çekiyor. Etin şu anda %90'ı hayvansal ürün olarak tüketiliyor; 2040'ta bu oranın %40’a düşmesi bekleniyor. Bütün bu gelişmelerin ışığında bir restorana gittiğimizde sorduğumuz “Vegan menünüz var mı?” sorusunun yerini “Hayvansal ürün var mı?” sorusuna bırakacağı ütopik bir gelecekten bahsediyoruz belki de. Kim bilir?

Biraz da rekabet

Vegan beslenmenin yükselişiyle markalar daha çok bitki bazlı et ve süt ürünleri üretimi için kolları sıvadı. Piyasada 2 tür şirket hüküm sürüyor diyebiliriz. Birincisi sadece vegan ürün üreten Eat Just gibi şirketler; ikincisi de hepimizin uzun yıllardır bildiği, tanıdığı, bitkisel bazlı gıdanın yanı sıra vegan olmayan ürünler de üreten Nestlé ve Danone gibileri.

Bitkisel bazlı ürünlerin piyasa değer değişimi
Kaynak: Bloomberg


Bitki bazlı et ürünleri: Aklımıza öncelikle Beyond Meat, Impossible Foods gibi sektör devleri geliyor. İkisi de unicorn statüsünde olan bu şirketler stratejilerini restoranlar ve büyük zincirlerle (McDonald's, KFC, Burger King, Little Caesars gibi) ortaklıklar yaparak bitki bazlı gıda seçeneklerini artırmak üzerine kuruyor. Haziran 2021 itibarıyla 9,44 milyar dolarlık bir piyasa değeri olduğunu bildiğimiz Beyond Meat’in 2021 yılında Türkiye pazarına girdiğini de hatırlatmakta fayda var. 

Bitki bazlı süt ürünleri: Oatly, NotCo gibi unicorn statüsündeki şirketler bir süredir piyasadaki popülerliğini koruyor. 2020’yi 420 milyon dolar gelirle kapatan ve 2021’de bu rakamın 690 milyon dolara ulaşacağını öngören Oatly de üst satırlarda bahsi geçen şirketlerden farklı bir büyüme stratejisi izlemiyor. Kahve dükkânları pazarlama stratejisinde önemli bir yer tutan şirket, Starbucks’la yaptığı anlaşmayla zincirin şubelerinde boy göstererek satış kanallarını genişletiyor. 

Bitki bazlı et ve süt muadilleri geliştiren ve yatırımcıları arasında Jess Bezos’un da bulunduğu NotCo, 2022 yılına Şili’nin ilk unicorn’u olarak girdi. Bütün bu veriler gösteriyor ki vegan gıda üreten markaların önlenemez yükselişi karşısında saygıyla eğilmekten başka çare yok.

Danone, Kellogg’s ve Nestlé gibi hem vegan hem de vegan olmayan ürünleri piyasaya süren daha geleneksel ve yerleşik rakipler de bitki bazlı ürün çeşitlerinin üretimini ve dağıtımını artırarak, ayrıca bu seçenekleri sergileyen promosyon kampanyaları duyurarak avantaj elde etmek istiyor. 

Türkiye’de neler oluyor?

36-42° kuzey paralelleri ve 26-45° doğu meridyenleri arasında vegan gıda pazarının ne denli büyük bir hükümdarlığa sahip olduğuna dair elimizde net veriler bulunmasa da Eat Vappy, Veggy, Talya Foods, Fomilk gibi sadece bitki bazlı ürünler üreten markaların yanı sıra Trakya Çiftliği gibi hem vegan hem vegan olmayan gıda üreten markaların, ayrıca ulusal ve uluslararası gıda markalarının da oyuna katıldığı biliniyor. 

Twentify’ın 2021 sonunda Türkiye’de gerçekleştirdiği araştırma, topraklarımızda en çok Dr. Oetker ve Knorr’un vegan ürünlerinin tercih edildiğine işaret ediyor. Bitkisel süt ürünlerinde Danone’nin alt markası olan Alpro ve yerli marka Fomilk yarışı önde götürüyor. 

Bütün bu verilerin bize verdiği yetkiye dayanarak rahatlıkla söyleyebiliriz ki vegan gıda pazarının her geçen gün daha da büyümesi ve etki alanını genişletmesi bekleniyor. Bill Gates’in dediği gibi “yapay et” sahiden de gıdanın geleceği mi? Pek de uzak olmayan bir gelecekte göreceğiz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

❇️ Vegan et pazarında durum nedir?

Bitkisel bazlı etler, yulaf sütleri... Biraz iş konuşalım.

26 Oca 2022

Becel ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

İrem Özbay

Writer @ Pareto

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli