Ruhun acıya açılan penceresi

Her acının bir açıklaması vardır.
Ruhun acıya açılan penceresi

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Antik Yunan felsefecileri beş duyuya "ruhun pencereleri" demişler. Bu yazıda da ruhun acıya açılan penceresinin bilimsel temelini inceleyeceğiz.

Kış soğuğunda Meksika restoranından çıktınız ve şapır şapır terliyor musunuz? Suşi yerken wasabi'yi fazla kaçırdınız, şimdi de burnunuz mu akıyor? Akşam ocakbaşında yediğiniz kebaplar tuvaletin başında sizi kara kara düşündürüyor mu? Hepsinin bir açıklaması var.

Hot, sterk, ostriy, acı: İngilizler sıcak bulmuşlar "hot" deyivermişler acıya, Norveçliler güçlü diye "sterk". İspanyolların ısırma/sokma/gagalama kökünde gelen "picante"si, Rusların sivri anlamına gelen "ostriy"si de acıyı tanımlamak için kullanılıyor. Türkçede "acı" (etimolojik olarak ekşi de demek), acı hissiyle ilişkilendirilmiş. Azerice "edviyyeli" (genel olarak baharatlı da demek) sözcüğü ise deva anlamına geliyor. Herkes farklı bir şey diyor ama genel olarak negatif bir yaklaşım var acıya. Aslında kurdukları bağlamlar bakımından kimse çok haksız değil.

acı
İllüstrasyon: İlke Uysal
Apéro illüstrasyon yarışması mansiyon ödülü kazananı

Zararlı iletiler: İnsan vücudunda bazı sinir hücreleri zararlı (nosiseptik) iletileri algılamakla yükümlü. Çünkü dış ortamdaki değişiklikleri algılayıp ona göre bir tepki vermek yaşamın önemli bir parçası. Rize’deki yayla evinizde babaannenizin soba üstünde kestane pişirirken elini yakmasını istemezsiniz. O da istemez. 

Eller yanmasın diye: İşte, eller yanmasın diye çevresel sinir sisteminde bulunan sinir hücreleri, reseptör dediğimiz proteinler sayesinde hücrenin dışında olan biteni algılayabiliyor. Bu hücrelerde TRP denilen bir grup reseptör var ve bu yazı için önemli olanı da TRPV1. TRPV1 bir acı reseptörü ve ısının algılanmasında rol oynuyor. Babaannenizin eli sobaya değdiğinde, ısının çok artması sonucu bu reseptör aktifleşiyor. Babaanneniz önce elinin yandığını hissediyor, acı duyuyor ve refleksif olarak elini çekip daha fazla zarar görmekten kurtuluyor. 

Acıdandır o acıdan: Bu TRPV1 reseptörleri, çeşitli moleküller tarafından da devreye sokulabiliyor. Meksika restoranında yediğiniz habanero’nun içindeki kapsais'in bunlardan biri, bir diğeri de wasabi'nin içindeki alil izotiyosiyanat. O yüzden bu ürünleri yediğinizde vücudunuz sıcaklığın arttığını düşünüp kendini soğumaya alıyor: Vücudunuzdan terler boşanıyor, burnunuz akıyor. Hasta oldunuz diye önce bir korkuyorsunuz ama bu yazıyı okumuş olduğunuz için kafanız rahat. 

Fizyolojik etkiler: Yediğiniz acının fizyolojik etkileri birkaç saat içinde tamamıyla normale dönüyor ama iş o acıyı geri çıkartmaya gelince o tanıdık yanma hissi yine yokluyor sizi. Bu sefer farklı yerde. Bunun sebebi de TRPV1 reseptörlerinin bağırsaklarda ve anüste de bulunması. 

Kısa bir süre için rahatsız olsanız da sıcaklasanız da canınız yansa da acı yemekten çekinmeyin. Üstelik bilim insanlarına göre acının, Azerilerin düşündüğü gibi ilaç etkisi olması ihtimali de var. Korkmayın; çünkü ne kadar fazla acı yerseniz TRPV1 reseptörleri o kadar hissizleşiyor ve acıya olan toleransınız da zamanla artıyor. Böylece arkadaşınız Meksika restoranlarının önünden bile geçemezken siz menüden üç biberle derecelendirilmiş yemekleri seçip adeta bir simyacı gibi acıyı zevke dönüştürebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🌶️ Bu acı geçiyor mu?

Yok, geçmiyor. Ateşli iştah açıcılarla başlıyor, Meksika ilhamlı "acı" girişimiyle ve ruhun acıya açılan penceresiyle devam ediyor.

30 Eyl 2020

🌶️ Bu acı geçiyor mu?

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları