Üç vakte kadar üç dalga

Nitelikli kahve akımı ve Türk kahvesinin dalgalardaki yeri.
Üç vakte kadar üç dalga

16 Şubat - Tchibo - apéro
Tchibo ile birlikte

Tchibo soruyor: sizin favori yöresel Privat Kaffee lezzetiniz hangisi? Kahve uzmanı Tchibo , bugünün bülteninde sizi soğuk kış günlerini ısıtmanın en lezzetli hâli olan Privat Kaffee ürünlerini yakından tanımaya ve kahve aracılığıyla farklı dünyalarla buluşmaya davet ediyor. Neler var? Her kış olduğu gibi bu kış da kahve severlerin favorisi olmaya devam eden, yöresel kahve lezzetleri sunan Privat Kaffee seçkisinden; Latin Grande: Latin Amerika’nın verimli yamaçlarında özel olarak toplanan; yüzde 100 Arabica kahve çekirdeklerinden üretilen Latin Grande, bardağınıza hafif çikolata dokunuşları bırakarak dengeli bir lezzet sunuyor. African Blue: Verimli topraklarıyla adından söz ettiren Doğu Afrika bölgesinden toplanan African Blue, yüzde 100 Arabica kahve çekirdeklerinden büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Siyah frenk üzümünün çiçeksi notalarla buluştuğu bu kahve, mutfağınıza sıcaklık getirirken damağınıza lezzetli bir tat bırakıyor. Brazil Mild: Yumuşak iklimli Brezilya’nın güneşli yüksek arazilerinde yetişen Brazil Mild, geldiği bölgenin kendine has özelliklerini bardağınızdan aldığınız her yudumda hissettiriyor; yumuşak içiminin yanı sıra sizi hafif fındık dokunuşlu bir lezzet turuna çıkarıyor. Colombia Fino: Kahvesini kafeinsiz tercih edenlerin en yakın dostu Colombia Fino, yüksek kaliteli kahve çekirdekleriyle damakta baharat tadı bırakan notaların buluşması olarak kafeinsiz bir kahve deneyimi sunuyor. Tchibo Privat Kaffee çeşitleri sizi dünyanın etrafında baştan çıkarıcı bir keyif turuna davet ediyor. Privat Kaffee serisiyle bir araya gelmek için size en yakın Tchibo mağazasına uğrayabilir veya burayı ziyaret edebilirsiniz. Her kahve yeni bir lezzet dünyası; dünyanın etrafında bir tura hazır mısınız?

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

1990’ların ABD yapımlı filmlerinde makyajını dikiz aynasında tazeleyip trençkotunun eteklerini savurarak işe yetişmeye çalışan, bu esnada kahvesini yudumlamayı da ihmal etmeyen metropol kadınının karton bardağından tanıdığımız havalı kahve zincirleri, bugün esaslı kahve düşkünlerinin eleştirip bıyık altından gülebildiği zevksiz ve sıradan bir alternatife dönüştüyse kahve deneyiminde ciddi bir değişim yaşadığımızdan söz edebiliriz.

Kahvenin geçmişten günümüze geçirdiği evreler “dalga” kelimesiyle ifade ediliyor. Buna göre kahve sektörüne vuran ilk dalga, çözünebilir hazır kahvenin endüstriyel tüketimiyle; ikinci dalga, kahveyi sosyal deneyime dönüştürüp standartlaştıran kahve zincirleriyle; üçüncü dalga, kaliteli kahvenin attığı her adımın şeffaf bir şekilde paylaşılmasıyla özetlenebiliyor. Artık satın aldığımız paketlerin üzerinde kahvenin kökenine, çiftliğine, hasadına, işlenmesine, kavrulmasına, demleme önerisine ve tat profiline dair birçok bilgiye erişebiliyoruz.

Kahvenin herkesin elinde dolaşan alelade bir metaya dönüşmesine tepki olarak doğan ve onu özel bir içecek olarak yeniden konumlandırmaya çalışan üçüncü dalganın odağında nitelik var. 1974 yılında Erna Knutsen’ın literatüre kazandırdığı, Specialty Coffee Association’ın (SCA) standartlaştırdığı “nitelikli kahve,” şaraptan aşina olduğumuz terroir kavramını “İslamın şarabı” olarak da adlandırılan kahveye uyarlıyor. Mikro iklimde yetişen ve yöresine özgü tat profili geliştiren çekirdekler, yeni nesil kahve dükkanlarının alametifarikası chemex, V60, French press, moka pot, sifon, aeropress ve cold brew gibi demleme yöntemleriyle kişiliklerini yansıtıyor. Peki bu seçenekler arasında neden Türk kahvesi yer almıyor?

Türk kahvesiyle kaçıncı dalga?

Kahve dükkânlarında çoğunlukla espresso ve askerlerine yenilen, menünün dikkat çekmeyen bir köşesinde çay, su, soda üçlüsüne yakıştırılan Türk kahvesi, nitelikli kahveyi konuşurken hatırlamamız gereken önemli bir oyuncu. Osman Serim’in Göz Açıp Kapayıncaya Kadar adlı kahve belgeselinde vurguladığı gibi Türk kahvesi, botanik bir kahve türü değil — bir demleme yöntemi. Üstelik bunu tarihin en eski yöntemi cezveyle yapıyor.

500 yıllık geçmişini UNESCO’nun Kültürel Miras listesine giren ilk içecek oluşuyla taçlandıran Türk kahvesinin nitelikli kahve döneminde de yaşatılmasının önündeki en büyük engel, ne yazık ki tüketicilerin yanlış normlar üzerine kurduğu damak tadı. 1970’lerdeki döviz krizinde cezveye ithal edip alıştığımız Rio Minas, Brezilya’nın — bir bakıma piyasanın da — en ucuz ve kalitesiz çekirdeği. Arabica’nın deniz seviyesine yakın yetişen bir türü ve uzun gemi yolculuklarında kaliteli çekirdeklere kol kanat gerip güvertenin dış çeperine dizilerek iyot kokusunu iyice ciğerlerine çeken Rio Minas, bugün dahi vazgeçemeyip hasadın büyük bir kısmını Balkanlar ve Orta Doğu'yla paylaştığımız çekirdeklerin başında geliyor.

Türk kahvesini nitelikli çekirdeklerle hazırlayan kıymetli markaların sayısını artırmak ve farkındalık yaratmak için tüketici olarak kahvenin kökenini ısrarla sorgulayıp farklı deneyimlere açık olursak, belki de üç vakte kadar telve bize Etiyopya’nın şarabımsı, Kolombiya’nın karamelimsi, Endonezya’nın odunsu notalarını da anlatmaya başlar.

Kaynakça:

  1. Ahmet Örs. (2014). Nihayet Kaliteli Kahve İçeceğiz, Sabah Gazetesi, 29.11.2014.
  2. Cenk R. Girginol. (2016). Kahve: Topraktan Fincana, 2. Baskı, Ankara: Cinius Yayınları.
  3. Cenk R. Girginol. (2020). Ahde Vefa: Bir Türk Kahvesi Hikayesi, İstanbul: A7 Kitap.
  4. Jonathan Morris. (2021). Çekirdekten Fincana Kahve (çev. Arzu Gökyolcu), İstanbul: Mona Kitap.
  5. Kemalettin Kuzucu ve M. Sabri Koz. (2021). Türk Kahvesi, 2. Baskı, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  6. Pera Müzesi. (2015). Kahve Molası: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni, 2. Baskı, İstanbul: Pera Müzesi Küçük Kitaplar Dizisi.
  7. Tom Standage. (2014). Altı Bardakta Dünya Tarihi (çev. Ahmet Fethi), 8. Baskı, İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🌊 Türk kahvesi kaçıncı dalga?

3. dalga kahvecilik nedir? Türk kahvesi kahve denizinde hangi dalgada? Küresel gıda ve restoran haberleri.

16 Şub 2022

Tchibo ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?