Anadolu’ya özgü isli bira: Firiki

Almanya’nın buğday birası Dunkelweizen Anadolu’nun kadim teknikleriyle buluşunca. Bardakta: Firiki Dunkelweizen
Anadolu’ya özgü isli bira: Firiki

19 Temmuz - Coffee Department - apéro
Coffee Department ile birlikte

Esmiyorsa Coffee Department ’tan buz gibi kahve tarifiniz hazır İstanbul’un hoşsohbet kahve dükkânı Coffee Department , esen bir köşe kovaladığımız bu günlerde bizi sadece nitelikli kahveyle buluşturmakla kalmıyor; apéro okurlarına özel, serinletecek buzlu bir kahve tarifi veriyor: Japon usülü buzlu kahve . Coffee Department anlatıyor : Japon usulü veya flash chilled coffee tekniği, adını Japonya’da yaygın kullanıldıktan sonra tüm dünyaya yayılmasından alıyor. Sıcak su kullanılarak buz üzerinde demlendiği için aynı zamanda hızlı soğutulan filtre kahve de deniyor. Sıcak su kullanarak kahveyi demleyince aromatik bileşenleri çözüyor, sonrasında hızlı bir şekilde buzla soğuttuğumuzda hem hafif hem de meyvemsi bir kahve elde ediyoruz. 190 ml su ile 190 gr buz birleştiğinde kahve mükemmel yoğunluğa ulaşacak; temiz içimli ve ferahlatıcı bir filtre kahveye sahip olacaksınız. Casa de Piedra da bu tarif için mükemmel bir kahve çünkü naturel işlendiğinden hem oldukça tatlı hem de meyvemsi. Malzemeler: 24 gr Casa de Piedra kahve (orta - kalın ayarda öğütülmüş) 190 ml sıcak su 190 gr buz Dripper , filtre kâğıdı, tartı ve karaf Hazırlanışı: Öncelikle dripper ’a filtre kağıdını koyun ve sıcak suyla yıkayın. Böylece kâğıt aroması temizlenecek ve daha temiz bir kahve içeceksiniz. Karafın içine 190 gr buzu koyun, üzerine dripper ’ı koyun ve taze öğütülmüş kahvenizi dripper ’ın içerisine dökün. Tüm düzeneği tartının üzerine yerleştirip darasını alın. Kahvenin üzerine yavaşça 50 ml sıcak su dökün ve 30 saniye ön demleme için bekleyin. Bu esnada sıcak demlenmiş kahve buzun üzerine damlayıp anında soğumaya başlayacak. Geriye kalan sıcak suyu 30 saniye sonra kahvenin üzerinde dairesel hareketler yaparak gezdirin. Ardından süzülmesini bekleyin. İşte kahveniz hazır!

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Nerede? Knidos Brewery, Yıldız Posta Caddesi No:1/1A Gayrettepe, İstanbul

Ne zamandan beri? Kasım 2012

Kurucusu: Sedat Zincirkıran

Neden burası? Biranın üretildiği yerde satılabildiği günlerden bugüne; Türkiye kraft biracılığının öncülerinden.

Neden buranın Firiki’si? Kadim tekniklerle elde edilen Firik buğdayından üretilen ilk bira; biraz karanfil, biraz muz ve bol baharat aromalarıyla.

Knidos kraft bira yolculuğuna 2012’de Gayrettepe’deki gastro-birahane Bosphorus Brewing Company’de başlıyor. Biranın üretildiği yerde satışına izin verildiği zamanlarda kurulan bu yapı Türkiye kraft biracılığının öncülerinden. 2017’deki yasal değişikliklerle üretim ve satışın aynı yerde yapılması mümkün olmayınca mekân servise devam ederken üretim tesisi İkitelli’ye taşınıyor. 

Yeni üretilen şerbetçi otları, farklı mayalar ve bu sayede ortaya çıkan günümüz stil biralarıyla bira üretim alanının uçsuz bucaksız olduğunu söyleyen bira ustası Hüseyin (Öztürk) ilk günden beri üretimin başında. Knidos’un yeniliğe ve gelişime açıklığının temsili niteliğindeki Firiki’nin hikâyesine gelecek olursak Hüseyin şöyle özetliyor: “Firik buğdayı Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilen erken hasat buğdayın yakılarak kurutulmasıyla elde ediliyor. Geleneksel tarım öncesi toplayıcılık zamanlarından beri kullanılarak günümüze kadar gelen bu üretim yöntemi birada belirgin bir isli dokunuş yapmamıza ve aynı zamanda bu toprakların özgü bir ürün olan Firik’i ilk kez bira yapımında kullanma şansa verdi.”  

Bosphorus Brewing Company'nin şefi Ali (Zincirkıran) bira ve yemek eşleşmelerine oldukça ilgili. 2022 yazında, Firiki'nin çıktığı ilk günlerde hazırladığı tadım etkinlikleriyle 10 yemeklik bir eşlikçi menüsü hazırlıyor. Eşlikçi dediğimize bakma: Biranın derin tat profilini destekleyen Firik risottoyla servis edilen kuzu incik ve kazandibi tadım menüsünün favorilerinden.

Ali ve Hüseyin, Bosphorus Brewing Company'de

Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Biranın ustasından tadım notaları: Firik buğdayından gelen isli aroma, buğday birasının hafif gövdesi ve mayadan gelen esanslar az miktarda kullanılan şerbetçi otuyla buluşuyor. Mayanın karakteristiği biraya baskın olmayan karanfil, muz ve bol baharat aromaları kazandırıyor. Gün kurusu kayısı başta olmak üzere çeşitli kuru meyveleri anımsatan izler damakta biranın lezzetini patlatırken biraya koyu rengini veren malt aynı zamanda fındıksı kavruk tatlar da veriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍺 Birada son durak: Ninkasi'nin peşinde

Sümerlerde ekmek kırıntıları, Anadolu'da Firik buğdayı. Bu hafta apéro'da: Gastronomik bir deneyim olarak ele alınan biranın tadımına dair incelikleri konuşuyoruz. "Neyle iyi gider" sorusunu evvela Firiki üzerinden yanıtlıyoruz.

19 Tem 2023

Coffee Department ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Reyhan Ülker

İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra