Önce yemek sonra söylemek


House of Brothers’tan dünyanızı değiştirecek bir seri: “Extra Gastronomy by Brothers” Stefan Zweig “Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin” der. Bir yıla aşkın süredir dünyamızı eve sığdırmaya çalışıyoruz. Dünyanın içinden geçtiği bu zorlayıcı süreci göğsümüzde yumuşatıp yeni yeni arayışlar içerisine giriyoruz. Çünkü bir insan için arayış biterse, dünyaya karşı olan “merak duygusu” azalırsa hayatla bağları önce zayıflar, sonra kopar. Evde bulunduğumuz zaman zarfında bağımız kopmasın diye ekmek yapmayı öğrendik, online kurslara katıldık, eğitim sertifikaları aldık, evimizin bir köşesini botanik bahçesine çevirdik, daha önce bilmediğimiz yeteneklerimizle tanıştık; marangoz olduk, ressam olduk, bazen doktor olduk kendimizi iyileştirmek için alternatif yollar aradık. Oscar Wilde “Her şeyi bildiğimi sanacak kadar genç değilim” sözünü bugünü tahmin ederek mi söyledi bilinmez ama geçtiğimiz bir yılı Nostradamus bile ön göremezdi. Hâlâ bizim solgun mavi noktamız, Dünya pandemiyle mücadele ediyor. Bunun başımıza geleceğini bilemezdik. Maskelerimizin arkasında gülümsediğimiz hâlâ belli oluyor mu? Apéro'nun da "kara gün" olarak işlediği; havalimanlarının, restoranların, kütüphanelerin, sinemaların, konser salonlarının, müzik kulüplerinin, hatta sınırların bir bir kapandığı o günün üzerinden bir yıl geçmişken House of Brothers tüm bu düşüncelerle yola çıkıyor ve yaşamın tüm renklerini geniş bir yelpazeyle ele aldığı, dünyanızı değiştirmeyi vadeden bir seriyle geliyor: “Extra Gastronomy by Brothers.” “Extra Gastronomy by Brothers” ne vadediyor? Extra Gastronomy by Brothers; az bilinen çok “cool” bilgiler, seyahat maceraları, müzik ve gastronomi, lokal lezzetler, altın tozlu kokteyller ve tadı damakta kalan sohbetlerle oturduğunuz yerden dünyanızı değiştirecek canlı yayınlar vadediyor. Extra Gastronomy by Brothers bir yandan Ayhan Sicimoğlu ve Oğul Türkkan’ın anlatımıyla Uzak Doğu’ya mistik ve eğlenceli bir yolculuğa çıkarak aşırı cool bilgiler öğrenmeyi; diğer yandan Ferit Odman’ın müziğiyle lezzeti birleştirip Amerika’ya doğru yol almayı olanaklı kılıyor. YouTube ve Instagram hesaplarından takip edilebilecek içeriklerle Müge Boz ve Hazer Amani’nin dünya lezzetleriyle tanışmak ve Twins Coctail Lab’in hazırladığı rengârenk kokteylleriyle Brezilya’da, İsveç’te ve İngiltere’de bulmak mümkün hâle geliyor. “Extra Gastronomy by Brothers” 24 Mart 2021 Çarşamba gününden itibaren Brothers 1801 Instagram ve YouTube hesaplarından takip edilebiliyor.
Daha fazlasını öğren →
Bu hafta Apéro’nun nur topu gibi doğmuş yeni kanalını sizlere sunmaktan iftihar ediyoruz. Geçtiğimiz bir yıl yeme-içme alışkanlıklarımız derinden etkilendi, hayatımıza yeni gerçekler katıldı. Bu değişikliğe ayak uydurmak dilimizin sorumluluğu, bu ayak uydurmaya önayak olmak da bizim şansımız.
Evvel taam sonra kelam: Önce yemek, sonra sohbet anlamına geliyor. Evvel Taam Sonra Kelam kanalında önce yemeğimizi yiyeceğiz, sonra hayatımıza yeni giren gerçekleri kelama dökeceğiz. Sözlük çabamıza, anlam aramakta fahri doktorasını vermiş yazar Hazal Yılmaz öncülük edecek. Bu hafta bol keseden başlayıp üç yeni kelime sunuyoruz. Sohbetlerinizde kullanmanız dileğiyle.
ZUMULMAK (fiil)
- Zoom’da içkili sohbet sırasında sarhoş olmak
“Akşam bizimkilerle fena zumulduk, sabah toplantıyı kaçırıyordum az kalsın.”
2020’de ekmek yapımından pazar toplantılarına, yoga seanslarından detoks günlüklerine kadar pek çok alanda hayatımıza girmiş, boş zamanlarımızı doldurmuş, dolu zamanlarda “ sesin gelmiyor, videonu açsana” nidaları karşısında çaresiz hissettirmiş Zoom’un en sevilen kullanımlarından biri. Yan sokakta yasaklar sebebiyle göremediğimiz, uçaklar uçmadığı için ulaşamadığımız diyarlardaki arkadaşlar aranır, batı yakasını doğunun limanlarına bağlayacak bir saat seçilir; Zoom ortamında dertler, heyecanlar, hayaller konuşulurken beş saat ve sayısız yudum tüketilir, sonra bir bakmışız tek tek ve bir arada zumulmuşuz. Ayrılığın birleştirdiği yegâne eylemlerden biri.
EFKAR-ÜL SOFRA (isim)
- Covid öncesi sofralara duyulan özlem hissi
“Geçen seneki tatilden rakı sofrası fotoğraflarına denk geldim, efkar-ül sofraya düştüm yine.”
Sofra neydi? Bir mezenin elden ele dolaşması, bize biraz kızarmış ekmek, biraz da acılı ezme yollatsana diye şef garsonla muhabbet açılması, etrafta kalkıp giden masaları farketmeyecek kadar sohbetin koyulaşması, derinleşmesi, neşelenmesi, haftaya kesin yine buluşuyoruz dedikten aylar sonra aynı mekânda, aynı sandalyeye oturup hiç zaman geçmemiş gibi şişelerin açılması, bardakların dolmasıydı. Salgın hayatımızdan bunları alıp götürünce, o oturulamayan sofraları anımsayıp, efkar-ül sofraya bağlamaya başladık biz de.
PAKMECE (isim)
- Paket servisle gelen çatal bıçakların biriktiği bölme
“Temiz çatal kalmamış“ “Pakmeceden plastik bir tane al istersen.”
Dışarıdan paket servis istediğinde ısrarla koymayın demenize rağmen bir şekilde paketin en dibinde yine karşınıza çıkan, bir gün nasılsa kullanırım diye düşünerek mutfak çekmecelerinden birine sakladığımız, her gelen paketle giderek çoğalan çatal bıçakların hem suçluluk hissinizde hem evinizde kapladığı alana verilen isim: pakmece.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın menüsü: Restoranların kapatılmasının birinci yılında restoran sektörü, alternatif ambalajlar, Apéro sözlüğü
17 Mar 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.




