Kök Projekt iş birliğiyle hazırladığımız, yerli gıda ve tarım teknolojilerini profillediğimiz "yan mutfağımızda" bu haftaki konuğumuz yenilebilir böcek esaslı alternatif et üretimi yapan Funa Foods.
Simyacı eti: Henüz avokadoyu yeni idrak edebilmiş anneannelerimizin anlaması zor gıdalardan olacak Funa Foods, "kendin-pişir" bir bitki ve böcek esaslı et olarak açıklanabilir. Uzun süre bozulmayan, küçük toz paketleri hâlinde mutfağınıza giren ürün, farklı paketlerdeki tozlar karıştırılarak ve isteğe göre baharatlanarak alternatif et hâline geliyor.
"Bıdıbıdısız" protein: Protein, B12 ve mineraller açısından zengin, antibiyotiksiz ve hormonsuz bir alternatif gıda olan Funa Foods’un temelinde küçükbaş veya büyükbaş hayvansal ürün yok. Funa Foods ürünlerinin belki de en can alıcı noktası sadece çekirge içermesi. Bezelye ve çekirge tozuyla protein, Hindistan cevizi ve kakao yağıyla yağ, pancar suyuyla kırmızılığını elde eden besinin protein kaynağı olan çekirge üretimi, büyükbaş hayvanların besi ihtiyacının sadece 10’da birine ihtiyaç duyuyor, daha kısa sürede üretiliyor ve çok daha az su harcıyor.
Ürün prototipleri hazır olan girişim, piyasalara açılacağında ABD pazarında faaliyetlerini yoğunlaştıracak. Naturansa adlı biyoteknoloji girişiminin alt markası olan Funa Foods, San Francisco’da ikamet etse de ekibin kütüğü Türkiye’de. Kurucu Esra Serbes’in alternatif protein kaynaklarının geleceğimiz için sürdürülebilirlik perspektifinden gerekliliğini kısaca açıkladığı video için buraya bakabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günün menüsü: 12 santimetrelik elmalar, çekirge esaslı proteinler, kavanoza sığan meyve sebzeler
07 Eki 2020

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




