Gökten yağan tescillerle Türkiye’de coğrafi işaretler


Tazedirekt tatilde de yanınızda Sahil, deniz, kum, güzel yemek, doğa ve güneş…İşte bir tatilden beklediklerimiz tam da bu kadar derdik ama Tazedirekt ürünleri olmadan o tatil elbette eksik kalır. O hâlde evinizdeki düzeni, bu nefis tatil sahnesine de Tazedirekt’le taşıyabileceğinizi söylesek ne derdiniz? Bugün Apéro okuyucularını tatilde de yalnız bırakmayan Tazedirekt’in , soğuk zincir kırılmadan aynı gün ya da ertesi gün teslim edilmek üzere siparişleri ulaştırma hizmeti verdiğini belirterek evinize verdiğiniz sipariş düzenini hiç bozmadan Bodrum, Urla ve Çeşme’ye de taşıyabileceğinizi hatırlatmak isteriz. Yani, Afyon Sultandağı’ndan gelen organik vişneleri veya Antalya’dan kapınıza kadar gelen süt mısırı tıpkı evinizde olduğu gibi tatilde de yanınıza söyleyebilir; Tazedirekt’in özenle seçilmiş ürünleriyle yazın gerçek tadını her yerde çıkarabilirsiniz. Plaj havlusuz olmaz : Sosyal ve ekolojik sorumluluk anlayışıyla kârının %10'unu kâr amacı gütmeyen yeşil sivil toplum örgütlerine bağışlayan Green Petition’ın ürettiği %100 geri dönüştürülmüş çevreye duyarlı plaj havluları ve peştemaller yazın demirbaş parçası olmak üzere öne çıkıyor. %70 geri dönüştürülmüş pamuk ve %30 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen Green Petition ürünleri; üretim süreçlerinde boya ve kimyasal kullanılmadan, atık tişörtlerin boyalı kumaşlarıyla renklendiriliyor. Böylece, 5000 litre temiz sudan tasarruf ediliyor. Çevreyle uyumlu üretim yapan bilinçli üreticilerle sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmayı hedefleyen Tazedirekt’in ürünleriyle tatilde de buluşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
"Küresel yerelleşme" gibi minimal bir tanımla girizgâh yapabileceğimiz coğrafi işaretleme, belirli bir yöreye, alana, bölgeye ya da ülkeye özgü ürünleri tespit edip korumayı amaçlayan sistemin adı. Ürüne atfedilen logo, buzdağının yalnızca görünen tarafı. Nitekim ürüne değer katma faslı, tescilden sonra, yani yürütme ve denetim aşamasında başlıyor. Nicelik değil, nitelik önem kazanıyor.
2021 verilerine bakıldığında, 27 ülkeden oluşan Avrupa Birliği’nin sadece 25 ürünü tescil ettirmesi, buna karşılık Türkiye'nin 151 ürünü onaylayıp daha mühür kurumadan bekleme listesindeki 728 ürüne yoğunlaşması, işin ciddiyetini sorgulamak için yeterli. Yine de hemen siteme geçmeden biraz sistemi inceleyelim.
Coğrafi işaret çeşitleri: Uluslararası alanda ilk telaffuzu 1883'teki Paris Sözleşmesi'ne rastlayan "coğrafi işaret," üç temel kategoriden oluşuyor. Karakteristiğini özel bir bölgeye borçlu olan Taşköprü sarımsağı, Bornova misket üzümü, Kırkağaç kavunu gibi ürünler menşe; belirli bir bölgeye ait olup başka yerlerde de üretilebilen Edirne tava ciğeri, Diyarbakır örgü peyniri, Adana bici bicisi gibi ürünler mahreç; en az 30 yıldır süregelen bir yöntemle ve geleneksel ham maddeyle yapılan lokum, pastırma, baklava gibi ürünler de geleneksel ürün adı olarak kabul ediliyor.
Neden: Çevreyi ve tarımsal üretim çeşitliliğini korumak, geleneksel bilgiyi sonraki nesillere aktarmak, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, kırsal kesimin geçimini garanti altına alıp göçü önlemek, ürünün kökenine dair bilinç oluşturmak üzere yola çıkan coğrafi işaretler, fikri ve sınai haklar kapsamında değerlendiriliyor. Âşığı bilinmeyen halk türküsü misali, "sahibi" anonim sayıldığından, hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyabiliyor.
Fransa, İtalya, İspanya gibi yerel ürünlere erken farkındalık geliştiren ülkelerin gastronomide markalaşmalarında Avrupa Birliği'nin bu ürünler üzerindeki sıkı denetimi ve yaptırımlarının payı büyük. Fransız şaraplarının yüksek standartlarını savunan Apelasyon Enstitüsü (INAO) belirlenen dönümde üretilmeyip gübrelenen şarabı, üreticinin gözündeki yaşa bakmadan ucuz sofra şarabına çevirebiliyor; dış denetimden sorumlu 36 bağımsız kuruluş, rokforun uyuduğu mağaranın neminden, Bresse tavuğunun yuvarlanacağı kırların büyüklüğüne kadar uzanan ayrıntılar konusunda ipleri elinde tutmayı beceriyor. Birlik kapsamında 3 bini aşkın ürüne uygulanan yaptırımlar arzı sınırlasa da üreticiye daha çok kazandıran, tüketiciye de gerçek kaliteyi vadeden ürünler ortaya çıkarıyor.
Türkiye'deki durum: Coğrafi işaret serüveni 1995 yılında başlayan Türkiye'nin bugün 795 tescilli ürünü bulunuyor. Vatandaşın gönlüne girmek için tescil yarışına başlayan ticaret odaları ve belediyeler sağ olsun, sayıca dolgun bir listemiz var. Aralarında Avrupa Birliği kapsamında tescillenen Antep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı ve Taşköprü sarımsağı gibi uluslararası kabul gören güçlü ürünlerimiz bulunsa da kalite kontrolünü içselleştirme ve denetimde ciddi eksikliklerimiz mevcut.
Ülkemizde coğrafi işaret denetimi, genellikle tescil sahibinin belgedeki kurumlarla oluşturduğu komisyonlar tarafından gerçekleştiriliyor. Kimi belgede denetim takvimi belirlenmediği, kimisindeyse "tüketici şikayetine ve gerekli görüldüğü zamana göre" ibaresi yer aldığı için iş biraz tescil sahibinin inisiyatifine kalıyor. Bu yüzden, yılda 160 bin ton üretilen gerçek Finike portakalının İstanbul tezgâhlarında 500 bin tona yükselmesi sürpriz olmuyor. Bilim hayatını bu konuya adayan ve Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) kurucusu Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, isim tescilinin işin yalnızca %5'ini kapsadığını, yönetişim ve denetimi atlayarak "içeriksiz ve popülist bir kavram" oluşturduğumuzu söylüyor.
Mahreç işareti almasına rağmen, her ustanın yoğurt yiyişine göre farklı yapılan yemekler bir yana, ait olduğu yöre lokantalarında bile zor bulunan yemeklerin art arda tescillenmesi, bu popülist yaklaşımı güçlendiriyor. Şeflerin tescil sistemine güvensizliği ve küçük üreticilerin amatör tedarik sisteminde istenen anda, miktarda ve sürdürülebilir kalitede ürün arz edememesi, menşe ürünlere talebi etkiliyor. Cezayla üreticiyi küstürmek istemeyen denetmenlerin iyi niyeti, ürünün değerine ve inandırıcılığına gölge düşürüyor.
Yöresel ürünleri yüceltme motivasyonumuz patent alma aşamasını geçmedikçe gökten yağan tüm bu coğrafi işaret tescilleri, makam odalarının alametifarikası zımbalı deri panolar gibi, yerel yönetim duvarlarını süsleyen ve tam olarak ne işe yaradığı konusunda insanı derin düşüncelere gark eden birer çerçeveye dönüşecek gibi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Coğrafi işaret nedir? Türkiye'de nasıl işliyor? Su markası devleri su üretiminde nasıl eşitsizlik oluşturuyor?
21 Tem 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.
18 Tem 2026

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026




