İklim değişikliğinin bitki pandemileri üzerindeki etkisi


İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi Miniatürk’te
İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi Nedir? Sergi . İBB Kültür AŞ ve ModelPort iş birliğinde hazırlanan İstanbul Tarihî Yarımada model Sergisi , on bini aşkın tarihî figürün 1/87 oranında küçültülmüş hâliyle ziyaretçilerini bekliyor.
Daha fazlasını öğren →
Bilim insanları iklim değişikliğinin bitki pandemilerinin yayılmasını kolaylaştırarak gıda güvenliğini tehdit ettiğini açıkladı. Buğdaylarda görülen bir mantar türünün daha önce rastlanmamış hızda yayılması sebebiyle araştırmacılar ekinler üzerindeki tahribatı en aza indirmek için uluslararası işbirliği çağrısında bulundu.
- Neden önemli? Bangladeş’teki 8 bölgeden 21 bölgeye ulaşan mantar hastalığının enfekte tohumların ithalatı ve/veya rüzgârla taşınan sporlar aracılığıyla çok daha fazla ülkeye yayılması söz konusu. Özellikle dünyanın en büyük buğday üreticileri Çin ve Hindistan’a sıçramasından endişe ediliyor. Zambiya, Bangladeş ve Güney Amerika’da görülen mantar için bilim insanları, üç bölgenin hastalığın yayılması için uygun iklim koşullarına sahip olduğunu belirtirken iklim değişikliğinin yarattığı sonuçların ardından tarım bölgelerinde şiddetlenen halk içindeki silahlı çatışmalarla beraber mantarın yayılmasının küresel gıda güvenliği için tehdit unsuru olduğunu söylediler.
- Arka plan: Buğday kavrukluğu adı verilen bu mantara ilk kez 1985’te Brezilya’da rastlandı. O dönemde de hızla komşu ülkelere yayılan hastalık, 2016’da Bangladeş’te 15 bin hektar tarım arazisine zarar verip ülkenin ekili buğday alanının %16’sından fazlasına yayıldı. Zambiya’daysa ilk kez 2018’te ortaya çıkıp farklı şiddetlerde seyrederek hâlâ yayılmayı sürdürüyor. Buğday kavrukluğu bulaştığı mahsulün tamamına zarar veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro Gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, Türkiye tarımının son 20 yılındaki kanunlar, kararnameler, özelleştirmeler ve daha fazlası.
21 Nis 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




