Tablodaki istiridyeyi bul


Ne yediğinizi önemseyen online pazar: Tazedirekt Denetim, vergi ve danışmanlık şirketi Deloitte Türkiye'nin Taze Gıda Tüketicisi Araştırması özellikle pandemi dönemiyle tüketici tercihlerinde fiyat kadar güvenlik başlığının da belirleyici olduğunu gösteriyor. Organik ve denetimli üretim dünyanın geleceği için, adil ve aracısız tedarik üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için, güvenli gıda da tüketicinin sağlıklı gıdaya erişimi açısından her geçen gün önem kazanıyor. Ne yediğini önemsemenin dünyayı önemsemek anlamına geldiğine inanan ve büyük şehirlerde sağlıklı, güvenli gıda tedariğini yaygınlaştırmak için çalışan Tazedirekt, tüketiciyi organik üretimler yapan üreticilerden özenle seçtiği sebze, meyve, yemiş ve diğer ürünleriyle buluşturuyor. Tazedirekt nedir? Müşterilerinin "ne yediğini önemseyen" bir gıda girişimi olan Tazedirekt, belirlediği ilkelerle örtüşen yerel üreticilerden ve pestisit analizli, organik tarım yapan 40’a yakın çiftlikten aracısız tedarik ettikleri ürünleri gıda mühendislerin kontrolüyle seçiyor. Özenle paketlediği seçilmiş ürünleri +4 dereceli soğutmalı araçlarıyla şimdilik İstanbul ve Ankara'da kapıya kadar ulaştıran Tazedirekt, bilinçli üreticilerin ürünlerini tüketiciyle buluşturuyor ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunuyor. Tazedirekt'in sunduğu üreticisi belli, pestisit analizli, kalitesi tescilli ürünler internet sitesinden, mobil uygulamadan ya da 444 75 15 numaralı Mutlu Müşteri hattından sipariş edilebiliyor. Üreticilerini belirlenmiş kalite standartlarına göre seçen, aracı kullanmayan ve doğrudan üreticiyle çalışan Tazedirekt'in birlikte çalıştığı tüm üreticiler ayrıntılarıyla listeleniyor. Neler var? Organik ve pestisit analizli sebze ve meyvelerin, organik yemişlerin; İzmir - Torbalı'da yer alan Tazedirekt Besi Çiftliği'nde yetiştirilen kaynağı belli büyükbaş hayvanlardan elde edilen et ürünlerinin yanı sıra kahvaltılıkların, hazır yemeklerin, unlu mamullerin ve içeceklerin satın alınabildiği Tazedirekt'te glutensiz, vejetaryen ya da vegan beslenme tercihleri için özel seçenekler de bulunuyor. Organik kivi, kestane, mandalina, domates, salatalık, kabak, kuşkonmaz gibi akla gelebilecek her çeşit sebze, meyve ve yemişin kalite standartlarını karşılayan üreticilerden tedarik edildiği ve kapıya kadar ulaştırıldığı Tazedirekt’in Organik Meyve Sebze Kutusu, Organik Yemiş Kutusu, Organik Meyve Kutusu ve Etli Yemek Kutusu gibi kutu seçenekleri de Tazedirekt ile tanışmak için oldukça iyi alternatifler sunuyor. Son olarak, evden çalışırken ihtiyaç duyulan sağlıklı, organik ve lezzetli atıştırmalıklar için Tazedirekt'in "Evden Çalışırken" listesine göz atmanızı öneriyoruz. İstanbul’da ya da Ankara’da yaşıyorsanız 200 lira ve üzeri siparişlerde teslimat ücreti almayan Tazedirekt'in ürünleriyle tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →

İnceleyeceğimiz ilk tablo, eserlerinde dünyevi zevkleri sembolize etmek için sıkça istiridyeleri kullanan ressam Jan Steen’in en ünlü istiridye tablolarından biri olan İstiridye Yiyen Kız.
Tablo, ilk bakışta sıradan bir portre gibi görünüyor. Masada yarısı yenmiş bir ekmek, beyaz şarap, porselen bir şarap testisi, tuz, karabiber ve bıçakla birlikte istiridyeler var. Bir yandan yeni açtığı istiridyelere tuz ve karabiber döken genç kız bir yandan gözümüzün içine bakıyor. Üzerindeki zarif saten giysilerine aldanıp kendi hâlinde bir genç kız sansak da eserin detaylarına dikkat ettiğimizde sanatçının resimde istiridye kullanmasının nedenini daha iyi anlıyoruz.
17. yüzyılda tuzlanmış istiridyelerin tehlikeli “aşk iksirleri” olarak görüldüğünü düşünürsek bize istiridye uzatanın postürüne ve yüz ifadesine tekrar baktığımızda bizim için istiridye hazırladığını ancak bize sadece bir istiridyeden daha fazlasını, hatta kendisini sunduğunu fark ediyoruz.
Odadaki yatağın varlığı aynı bağlamda şehvetli bir hazırlığa işaret ederken, karabiber ise sadece istiridyelerin tadını iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda söylenene göre afrodizyak etkisini de artırıyor. Jan Steen, istiridyelerle yedi ölümcül günahtan ikisini; oburluk ve şehveti sembolize ediyor ve böylece hazzın iki farklı hâlini tek bir sembolle ifade etmiş oluyor.
İnceleyeceğimiz ikinci istiridyeli tablo, Jan Brueghel the Elder’ın Tanrıların Ziyafeti. Peleus ve Thesis’in Düğünü adlı eseri.
Tanrıların ziyafeti, sanat tarihi boyunca çeşitli sanatçılar tarafından sıkça işlenen bir konu. Peleus ve Thesis’in evliliği Troya efsanesinde anlatılan olaylar zincirinin ilk halkası. İstiridyeler, bir önceki tablomuz gibi gündelik sahnelerin resmedildiği tabloların yanı sıra, mitolojik sahnelerin tasvir edildiği eserlerde de sıkça karşımıza çıkıyor.
Olimposlu tanrıların Peleus ve Thetis’in evliliğini kutladıkları bir şölenin ve bir mağaranın içindeyiz. Tabloda ayrı ayrı birçok tanrı ve tanrıça seçilebilse de gözümüzü parlayan pürüzsüz beyaz teniyle, incilerle ve takılarla süslenmiş aşk tanrıçası Venüs (Yunan mitolojisinde Afrodit) alıyor. Bir eli masadaki istiridyelere uzanırken üzerindeki Cupid'in güller yağdırmakta olduğunu görüyoruz. Resmin sağ yarısında arkası dönük olmasına rağmen dikkat çeken ve parlayan bir başka tanrıça da evlilik ve doğum tanrıçası olarak bilinen ve Olimpos tanrıları arasında kraliçe vasfına sahip olan Juno (Hera). Juno’yu içki içtiği hanımla koyu bir sohbete dalmış olan Merkür’e (Hermes) istiridye uzatırken yakalıyoruz.
Günlük hayatta menülerde karşılaştığımız yiyecekler sanat tarihinde birçok farklı temayı sembolize etmek için kullanıldı. İstiridyenin de sanatçılar tarafından bir yiyecekten daha fazlasını anlatmak için kullanıldığını farklı sanatçıların tablolarını inceleyerek anlamak mümkün. Bir sonraki müze ziyaretinizde içinde istiridye tasvir edilen bir esere rastladığınızda sanatçının sembollerini deşifre ederken bu yazıyı hatırlamanız dileğiyle…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın menüsü aşkla hazırlandı: Afrodizyak gıdalar, plasebo tutkular, aşka prelüt kokteyller
10 Şub 2021

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




