Sıtma tedavisinden barın arkasına: Tonik 101

Ayrılmaz ikili olarak bilinen cin toniğin ana malzemelerinden tonik suyunun kokteyl bardaklarına giriş hikâyesi.
Sıtma tedavisinden barın arkasına: Tonik 101

18 Ağustos - Tazedirekt - Apéro
Tazedirekt ile birlikte

Sürdürülebilir yaşam ve doğa üzerine keyifli okumalar Tazedirekt’te İklimi ve doğayı geri döndürülemez bir seviyede tahrip ettiğimiz ne yazık ki artık inkâr edilemiyor. Yanan ormanlar, yok olan verimli topraklar, sel felaketiyle karşı karşıya kalan şehirler iklim kriziyle mücadelede durumun ehemmiyetini gözler önüne seriyor. Organik tarım ve organik tarım çiftçilerinin gezegenimizin iyileşmesindeki ve iklim kriziyle mücadeleki payının büyüklüğünün farkında olan Tazedirekt ; Türkiye’nin dört bir yanından geleceği, sürdürülebilirliği ve “ne yediğini önemseyen” üreticileri arayıp bulmak için büyük bir emek vermeye devam ederken temiz hava, temiz toprak, temiz su ve temiz gıda vurgusu yapmaya devam ediyor. Ekolojik düzeni korumak için gıda dışı kategorilerde de tüketiciyi bilinçlendirme gayesiyle çalışan Tazedirek’te ; çocukların geri dönüşüm, doğal beslenme, tasarruf konularını kavrayıp, doğaya sahip çıkmayı öğrenmelerine yardımcı olacak bir rehber niteliğinde Ekolojik Mahalle , Hayat Ağacı olarak geçen zeytin ve zeytinyağının sağlık, lezzet ve güzellik dolu öyküsünün aktarıldığı Ölmez Ağacın Peşinde , elinizdeki bahçe ya da tarla ne büyüklükte olursa olsun permakültürün temel ilkelerini uygulayıp orayı üretken hâle getirmenin elimizde olduğunu bir kez daha hatırlatan Permakültür Bahçeleri , miniklere tohumun ne olduğunu, onu nasıl korumamız gerektiğini anlatırken büyüklere de tohuma sahip çıkma ve gelecek kuşaklara aktarma görevini hatırlatan Tohumun Hikâyesi gibi konuları dolayısıyla okunması oldukça önem taşıyan kitaplar bulunuyor. Birlikte yol aldığı üreticilerle ortak sürdürülebilir üretim ve tüketim sorumluluğuna sahip olan Tazedirekt’in ürünlerine bu bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Klasikliği ve sadeliğiyle bize konfor alanı oluşturan ve botanik özelliğe sahip cinin, yarı-acı tonikle birleşiminin getirdiği canlılığa sahip, modası asla geçmeyecek bir kokteyl: Cin tonik veya diğer yaygın isimleriyle G & T, ginto! Üretildiği bölgeye ve stiline göre değişmekle birlikte genelde bitkisel, çiçeksi, narenciyemsi veya baharatımsı profile sahip, en klasik aroması ardıç olan cin, yakinen tanınıyor, fakat eşlikçisi toniğe genellikle aynı ölçüde önem verilmiyor.

Nedir?: Tonik, basitçe kinin içeren karbonatlı bir içecek. İsmini Eski Yunanca'da "güç veren, canlandırıcı" anlamlarındaki tonikós sözcüğünden alıyor; cin başta olmak üzere vodka, viski, rom ve tekila bazlı kokteyllerde ve son zamanlarda espressoyla birlikte sıklıkla kullanılıyor. Aynı zamanda atıştırmalıklar arası iyi bir damak temizleyici olma özelliğiyle de biliniyor. 

Güney Amerika'da Peru, Bolivya ve Ekvador'da yetiştirilen acı toz, Cinchona (Kınakına) ağacının kabuğundan elde edilen alkaloitlerden biri olmakla birlikte, geçmişte sıtma tedavisi için kullanılan tıbbi toniğin ana bileşeni. Mixology dergisi, günümüzde kininin tonik suda kullanımı kısıtlanarak çoğu ülkede Gıda ve İlaç Daireleri tarafından 85 mg/L olarak belirlendiğini ifade ediyor. Bu miktarla oluşan kinin konsantrasyonu, tedavi edici dozun çok altında olduğu için günümüzde tükettiğimiz tonikler, sıtmaya karşı koruma sağlamıyor.

Kininin keşfi: Tozun Cinchona ağacı kabuğundan ilk kimin tarafından çıkarıldığı bilinmiyor. Yalnız, 17. yüzyılda Güney Amerika'nın yerli halkları tarafından iyileştirici etkilerinin bilindiği ve tedavilerinde kullandıkları düşünülüyor. Tarihsel bir kanıtı olmamakla birlikte, kininin sıtma tedavisinde kullanımıyla ilgili günümüze kadar gelen hikâyeler mevcut. 

Bunlardan ilki ve daha eskiye dayananı, And Dağları'nda yerel bir kabile şefinin kızının, Chinchón Kontesi'ni sıtma hastalığından bu ağacın kabuğunu kullanarak kurtardığını ve ağacın isminin de bu kontesten geldiğini anlatıyor. Diğeri, sıtma nöbeti geçiren bir İspanyol askerinin tesadüfen Cinchona ağaçlarıyla çevrili bir gölete düşmesi ve sağlıklı uyanmasına dayanıyor. Science Museum Group'taki resmî kayıtlara göre 1820 yılında Fransa'da yaşayan eczacı Pierre Joseph Pelletier ve Joseph Bienaimé Caventou, Paris laboratuvarında formüle geliştiriyor ve böylece Cinchona kabuğundan saf kinin elde ediliyor.

Tıbbi tonikten meşhur iksire

19. yüzyılın başında sıtmanın yaygın olarak görüldüğü Hindistan'daki Birleşik Krallık'tan gelen askerler, kininden yapılan ilaçları daha lezzetli hâle getirmek için soda ve şekerle karıştırmaya başladığında amaçlarından çok daha fazlasını, tonik suyunu geliştiriyorlar. Bu karışıma en sık tükettikleri alkollü içeceğin — cinin — eklenmesiyle meşhur ikili doğmuş oluyor. 

Tonik su için alınan ilk patent, 1858'de Londra'da yaşayan Erasmus Bond'a ait. Bugün en bilinen tonik su markalarından biri Schweppes, 1783 yılında kuruluyor ve 1870'de ilk tonik suyunu Indian Tonic Water ismiyle çıkarıyor.

Kolaj: Yağız Erdoğmuş ve Ola Chrzastowska


Cin tonik: Toniğin aromaları, genelde üretilen bölgeye özel olmakla birlikte markaya göre değişiyor. Bazı tonikler daha belirgin acı notalara sahipken bazıları yüksek dozda ilave şeker sebebiyle daha tatlı oluyor. Örneğin, Güney Afrika'dan bir tonik üreticisi Barker and Quin'in toniklerinin aroma paletinde bölgeye özel honeybush çayı ve hibiscus bulunurken ABD merkezli üretici Q Mixers, And Dağları'ndan temin ettiği saf kinini agave şurubuyla tatlandırarak geleneksel tarza daha yakın tonikler üretiyor.

Cin ve tonik uyumunun bu kadar başarılı bulunmasının sebebinin tonik sularındaki aromatik çeşitliliğin cini desteklemesi ve kininden kaynaklı acıyla tatlandırıcılar arasındaki denge olduğu açık. En iyi Cin tonik eşleşmesin öncelikle kullanılacak cin belirlenerek baskın aromalarına uyumlu bir tonik seçilmeli — bunun için hem cinin hem de toniğin kalitesi önemli. Birlikte nasıl çalıştıkları, kokteylinizin kaderini belirliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍋 Tonik ve alkolsüz alkoller

Cine koyduğumuz toniğin hikayesi, alkolsüz içki segmentin yükselişi. apéro vakti devam ediyor.

18 Ağu 2021

Tazedirekt ile birlikte
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli