Metro Türkiye'yle: Yereli tanımak, korumak ve sürdürmek üzerine

Metro Türkiye'nin yerel ürünler üzerine hayata geçirdiği projelerin nedenleri, nasılları...
Metro Türkiye'yle: Yereli tanımak, korumak ve sürdürmek üzerine

2 Aralık - Metro Türkiye - apéro
Metro Türkiye ile birlikte

Metro Türkiye yerel mantarların peşinde Yerel ürünleri öne çıkarmak, bu ürünlere sahip çıkmak ve farkındalık yaratarak Türk mutfağında daha fazla yer bulmaları için şef Şemsa Denizsel ile “Yerelin İzinde” projesini yürüten Metro Türkiye , projenin dördüncü durağında hem çeşitli hem katma değerli bir ürün olan mantarın peşinden gidiyor. Neler oldu? “Türkiye’de yaklaşık 200 çeşit yenilebilir mantar türü var. Şile ise, zengin çeşitliliği ve yabani olarak yetişen mantarlarıyla bilinen bölgelerimizden.” bilgisini Yerelin İzinde Mantar Buluşması ’nda paylaşan Mikolog Jilber Barutçiyan rehberliğinde, Türkiye'nin yerel mantarlarının izi sürüldü. Yabani olarak yetişen, nadir bulunan ve toprağın altından çıkarılan Trüf mantarının yanı sıra Coğrafi İşaretli Bolu Kanlıca mantarına dikkat çekilen gezide, şefler mantar toplamanın inceliklerini öğrenirken mantarların çeşitliliğini keşfettiler. Türkiye'nin zengin mantar çeşitliliğine ışık tutan gastronomik keşif yolculuğu, şef Şemsa Denizsel’in Casa Lavanda kurucu şefi Emre Şen ile birlikte hazırladığı, mantarın mutfaktaki yaratıcı kullanımlarını ve gastronomik potansiyelini vurgulayan özel bir menüyle taçlandı. Metro Türkiye raflarında: Bolu Kanlıca mantarı, Porçini, Sarıkız, Sığırdili, Civciv ayağı, İstiridye, Kuzugöbeği ve Trüf gibi çeşitli mantar türleri, hem taze hem de donuk formda, Metro Türkiye’nin sunduğu geniş yelpazenin bir parçası. Araştırmalar, mantarın gastronomideki öneminin artmakta olduğunu ve özellikle alternatif beslenen kişiler için önemli bir besin kaynağı hâline geldiğini gösteriyor. Metro Türkiye bu artan talebe; kendi markası Metro Chef ile taze/dondurulmuş mantar türleriyle ve Metro Chef Trüf Mantarı Aromalı Zeytinyağı , Sarıkız Mantarı Turşusu gibi sunduğu yenilikçi ve çeşitli ürünlerle cevap veriyor. Metro Türkiye ’nin vegan kataloğundan mantar çeşitlerine ve mantarlı özel tariflere ulaşılabiliyor.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Metro Türkiye “Yerelin İzinde” projesi kapsamında ülke mutfağının sürdürülebilirliğini sağlamak ve zenginliğini desteklemek için coğrafi işaretli ürünlerin korunmasına ve bu ürünler hakkındaki farkındalığın artırılmasına odaklanıyor. Bu kapsamda Türkiye’nin farklı bölgelerine keşif ziyaretleri düzenleyen ekibin son durağı Şile'ydi. Ülkedeki mantar çeşitliliğini birebir deneyimlemek üzere Mikolog Jilber Barutçiyan önderliğinde Şile ormanlarında yerel mantarların izi sürüldü. Keşfin ardından Metro Türkiye Meyve Sebze Kategori Müdürü Birol Uluşan ve Metro Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Dr. Aslı Duran ile Metro Türkiye'nin yerel ürünler kapsamında geliştirdiği projelerin nedenlerini ve nasıllarını konuştuk.

Yerel ve coğrafi işaretli ürünler Metro Türkiye için ne ifade ediyor? 

Birol Uluşan: Coğrafi işaretli ürünler, sadece ait olduğu yörenin değil, bölge ve ülkenin kalkınması açısından da önem teşkil ediyor. Yeme içme sektörü de bu ürünlere menülerinde yer verme konusunda oldukça istekli. Bu nedenle biz de ürüne, üreticilere ve müşterilerimize karşı sorumlu bir paydaş olarak hareket ediyoruz. 

İlk mantar bulundu. Nazikçe topraktan ayrılıyor.


Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi’nin hayata geçirilme süreci ve kapsamından bahseder misiniz?

B.U.: 2012’de başlattığımız Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi ile üreticilerin ve üretim süreçlerinin desteklenmesi başta olmak üzere bu ürünlerin yurt dışına ihraç edilmesi ve restoran menülerine girmesi gibi farklı konularda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş yapış şekli olarak ele aldığımız bu proje kapsamında alım garantisi verdiğimiz ürünler ve kattığımız ticari değerle bölgenin gelişmesine, ürünlerin sürdürülebilirliğine ve bölge istihdamına katkı sağlıyoruz. İlgili meslek ve teknik liselerin müfredatına coğrafi işaretli ürünlerin eklenmesini sağlayarak, bu konuda geleceğin şeflerinin genç yaşta bilinçlenmesine öncülük ediyoruz. 17 Ocak'ta dördüncüsünü düzenleyeceğimiz İstanbul Coğrafi İşaret Zirvesi ile de kamuoyunda farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Kurduğumuz bilinçli üretici ve tüketici köprüsüyle yöresel ürünlerin ülkemizde ve dünyada hak ettiği yere geleceğine inanıyoruz. 

Dipteki yenilmez kısımlar temizleniyor.


Bu bağlamda başlattığınız Yerelin İzinde Projesi’yle neler hedefliyorsunuz?

Dr. Aslı Duran: Yerelin İzinde Projesi’ni coğrafi işaret tescilli ve aday ürünleri öne çıkarmak, bu ürünlere sahip çıkmak ve farkındalık yaratarak ülke mutfağında daha fazla yer bulmalarını sağlamak amacıyla hayata geçirdik. Şef Şemsa Denizsel ile birlikte yürüttüğümüz bu projeyle, yerel ve coğrafi işaretli ürünlerin profesyonel mutfaklarda ve menülerde daha fazla yer bulması öncelikli hedefimiz. Bunun için gittiğimiz her durakta izini sürdüğümüz ürüne dair geleneksel ve modern reçeteler hazırlayarak ilham vermeye çalışıyoruz. Bir taraftan da üretici hikayelerini anlatıp hasadı birlikte deneyimliyor ve ürünün tarladan sofraya yolcuğuna beraber tanıklık ediyoruz.

Temizliğin son adımında fırçayla devam ediliyor.


Projenin dördüncü durağı olarak yerel mantar çeşitlerini seçmenizin nedeni nedir? Bu kapsamda Metro Türkiye olarak sunduğunuz mantar çeşitleri neler?

B.U.: Ülkemizde yaklaşık 200 tür yenilebilir mantar var. Şirket olarak bu zenginliği koruma ve dünya çapında tanıtma sorumluluğu duyuyoruz. Bu nedenle, projemizin son ayağında bu değerin mutfaklardaki yerini daha da güçlendirmeyi hedefledik. Ayrıca, kendi markamız altında sunduğumuz mantarlarımızı ilk kez Şile gezimizde tanıtarak şeflerle buluşturduk.

Metro Türkiye olarak, yerli ürünleri ve biyoçeşitliliği destekleme misyonumuzla sezonun taze mantarları ve yıl boyu kullanılabilecek kurutulmuş mantarların yanında Kanlıca mantarı, porçini, sarıkız, sığırdili, civciv ayağı, istiridye, kuzugöbeği ve trüf gibi mantar türleriyle raflarımızda zengin bir çeşitlilik sunuyoruz. Konuya dair yaklaşımımızı bir adım öteye taşıyor ve üreticilerle dağ mantarlarının kültüre alınıp üretilmesi konusunda ortak çalışmalar yapıyoruz. Ortaya koyduğumuz değer zinciri, tüm paydaşlarımızla güçleniyor. Yörelere özgü ürünlerin hikayelerini ortaya çıkan kültür etkileşimleriyle anlatmaya devam ediyoruz. Coğrafi işaretler, üretici ve kooperatif destekleri gibi projelerimizde yer alan unsurların kırsal kalkınmaya sunduğu desteği görmek en büyük motivasyonumuz.

Yenilebilir ve yenilmez çeşitleriyle Şile'den mantar seçkisi


Mantar çeşitleri alternatif beslenme alanında nasıl bir rol üstleniyor?

A.D.: Bitki bazlı beslenmenin yükselişi ve sürdürülebilir gıda kaynaklarına duyulan ihtiyaç, mantarları organik protein kaynağı olarak ön plana çıkarıyor. Çünkü mantar, düşük kalorili olmakla birlikte yüksek lif içeriği ve barındırdığı vitamin ve mineral zenginliğiyle de önemli bir besin. Mantarların yemeklere doğal bir derinlik ve zenginlik katması, vejetaryen ve vegan yemekler için ideal bir tercih hâline gelmesinde etkili oluyor. 

Mantarlar doğal glutamat içerikleri sayesinde beşinci tat olarak bilinen umami lezzet profilini zenginleştiriyor. Yaratıcılığı tetikleyen ve gastronomide yeni ufuklar açan bu özelliğiyle birçok reçetede yer alıyor. “Soframızda Herkese Yer Var” diyor ve tüm beslenme tercihlerini kapsayan tabakların menülere girmesini gerektiğini savunuyoruz. Bu konuda da ilham verebilmek için hem şeflerle işbirliği yapıyor hem de Gastronometro çatısı altında reçeteler geliştiriyor ve raflardaki vegan ürün çeşitliliğini de ihtiyaca yönelik olarak geliştirmeye devam ediyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍄 Yerelin İzinde

Coğrafi işaret nedir ne değildir, yerel ürünleri korumak ve sürdürmek neden önemli? Metro Türkiye'nin bu alanda hayata geçirdiği projeler neler? YÜciTA kurucularından Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu anlatıyor.

09 Ara 2023

Metro Türkiye ile birlikte
Yerelin izinde: Şile'de mantar avı. Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli