Gurbetçi çayı: Bilinmeyen bir çay hikâyesi


Sofranıza yakışan lezzet ve kalite: Tedra di Verde Toprağımızı yalnızca besin sağlayan basit bir ortam olarak değil; karmaşık, fiziksel ve kimyasal yapılara sahip, yaşayan ve nefes alan bir ekosistem olarak görmemiz gerekiyor. Öyle ki toprağın sağlığına ve temel değerlerine ne kadar saygı gösterirsek ondan alacağımız ürünler de bir o kadar lezzetli ve yüksek besin değerli oluyor. İsabalı Köyü’nün bereketli topraklarında onarıcı tarım prensipleriyle üretim yapan Tedra di Verde , doğaya saygısını uyguladığı yöntemlerle ortaya koyarken bu yöntemler sayesinde elde ettiği kaliteli ve lezzetli ürünleri bizlerle buluşturuyor. Neler var? Doğanın gerçekleriyle uyumlu, ekosistemle barışık yöntemlerle, bölgenin donanımlı tarım emekçileri tarafından özenle üretilen Tedra di Verde ürünleri arasında; muz, cennet hurması ve domates gibi kurutulmuş meyve ve sebzeler, lezzetli zeytinyağları, yazın tadını damaklardan eksik etmeyen doğal domates sosları, pekmez, ayva ve portakal gibi seçeneklerle tamamı katkısız reçel ve marmelat çeşitleri bulunuyor. Güzel bir haber: Bu ay boyunca tüm alışverişlerde kargo ücretsiz . İşte şimdi ekmeği zeytinyağına bandırıp üzerini kuru domatesle şenlendirme zamanı. Gerekli malzemeler elbette Tedra Di Verde’nin sanal dükkânında . Toprağımız ne ise yediğimiz meyve de odur diyen Tedra Di Verde’nin hikâyesini ve üretim modelini incelemek isterseniz hemen aşağıdaki videoya göz atabilir, Instagram sayfalarını buradan takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Cumhuriyet'in başlangıcında etkisini gösteren çay furyası, henüz Türkiye için yüz yılı aşmadı. Fakat Türkiye’nin bir bölgesinde çayın hikâyesi, 200 yıl kadar eski bir tarihe sahip.
Çay tarihi hakkındaki yazıları çok kaynaktan okuduğumuz tahmin ediyorum. Bu yazıdaki çay tarihi, yazılı kaynaklardan değil, anneanneler ve dedeler tarafından anlatılan bir tanesi. İçinde uzun yolculuklara sahip, bölgeyi şekillendiren ve kültürün inceliklerine yol açan bu hikâye, Doğu Karadeniz’in denizi ufuk çizgisi olarak görünen dağlarında başlıyor.
Bundan yaklaşık 200 yıl önce başlayan Rize’nin Hemşin bölgesinde evlerine bakmak için yola çıkan gurbetçilerin uzun Rusya yolculuğunda yanında getirdikleri çuvalların ve bavulların içinden çıkan çay ve pasta kokan lezzetli hikâyeler bunlar — bu hikâyelerde benim de dedelerim var.
Hemşinlilerin çay kültürü
Hemşin insanları, kendine münhasır yaşam tarzlarıyla Rusya’dan getirilen kültür ve büyükşehir burjuvalığıyla küçük asimilasyonla birlikte mutlulukla kavrulan bir kültüre sahip. Bu kültürün alışılagelmedik öğelerinden biri de çay ve çaydanlık.
Hemşinliler, Rusya’nın şatafatlı zamanını bir şekilde duyuyor ve iş arayışı için Rusya’ya yola düşüyorlar. Orada onları bekleyen binlerce hikâye ve keşfedecekleri büyük bir beceri olan pasta sanatıyla tanışıyorlar. Bu yetenek günümüzde hâlâ o kadar etkin ki bir dünya gezisine çıksanız Hemşin asıllı bir pastacıyla tanışmak garip kaçmıyor. Şaka değil — İran'dan ABD'ye birçok yerde şu anda bile aktif çalışan Hemşinli pastacılar var.
Çayın ilk yuvası: Rusya’ya giden Hemşinliler, pastayla birlikte muhteşem eşlikçisi Rus çayıyla tanışıyor. Bundan etkilenen Hemşinliler, geri dönüş yolculuklarında memleketlerine çay ve demliklerle beraber dönüyor. Türkiye’de hâlâ çay ve çaydanlık kültürü olmadığından Rusçada "demlik" anlamına gelen çaynik, Hemşin ağzına yerleşiyor. Günümüzde çaynik kelimesi yavaşça kaybolmaya yüz tutmuş olsa da yeni nesil, dile sahip çıkma amacıyla tekrar kullanmaya başlıyor.

Çaynik: Tek katlı, çiçek desenli veya tek renkle kaplı emaye demlik
Çeyizlik kupa: Hemşinlilerin çaynik'in yanında getirdikleri bir diğer ürün, Rusya’da Sovyet döneminden kalma emaye kupalar, yani çaşka. Bazı lehçelerde kuşka veya kurşka olarak da adlandırılan kupaları günümüzde görmek neredeyse mümkün değil. Sadece evlerde gümüşlükleri süsleyen antika olarak veya Hemşin’de önemli misafirlere ikramda kullanılıyorlar. Hatta yaklaşık yüz yıl öncesine kadar çeyizlere konulduğu biliniyor.
Çaynik'ler ve çaşka'lar, zamanla köylerden yaylalara taşınıyor. Hemşinlilerde çay kültürü sadece Rus çayından ibaret kalmıyor; kokularıyla cezbeden mor kekik (yayla çayı) ve ıhlamur da emaye demlikleri şenlendiriyor. Hayvancılıkla uğraşan Hemşinliler, çaya süt katıyorlar. Soğuk günlerde de süt ve tereyağı ekliyorlar. Aslında bu alışkanlıkları, dünyadaki birçok çay kültürüyle harmanlandığını gösteriyor.
Tibet çayı, bu durumun öncülerinden biri. Tibet'te "Tibetliler çayla karnını doyurur," sözü de oldukça yaygın. Küçükken yaylaya çıktığım zaman, taze sağılmış sütün kuzine üstünde kaynatılıp paşa çayıma doldurulması ve soğuktan korumak için katılan taze tereyağının tadını hâlâ hiçbir şeye değişmem.

Çaşka
5 çayı değil, ikindi çayı
Karadeniz'de çalışmalar, sabahın ayazında başlıyor. Eski dönemlerde kahvaltı az yapılıyor; ikindi zamanına kadar işler toparlanıyor ve mola verip bir şeyler yemek için vakit ayırıyorlar. Çay kültürüyle tanışanlar, ikindi çay kültürünü oluşturmakta gecikmiyorlar. Soba üstünde demlenen çayın yanında sini üzerinde köy ekmeği tereyağı, köy peyniri, lor peyniri ve reçel eşlik ediyor.
Hâlâ Hemşin köylerinde ikindi çayı popülerliğini sürdürüyor. Çay etrafında elini boş tutmayıp bir el işine dadanan görmek de mümkün, köyde yaşananların masaya yatırılması da. Her zaman bol kahkaha, dertleşme ve muhabbet olduğu kesin.
Yaylada semaver, köyde çaynik!

1830 yapımı pirinç el dövmesi semaver
Fotoğraf: Yuchi Pirim
Hemşin, yaylacılık kültürünü yoğunla yaşayan bir yöre. Günümüzde bunun neredeyse yok olduğunu ve yerini turizme bıraktığını söylemek mümkün. Rusya’dan dönen Hemşililer, 1850 yıllarında semaverle tanışıyorlar. Semaverin daha çok çay haznesi olduğu için semavere daha sıcak bakmaya başlıyorlar ve semaver yaylacılık kültürüne dâhil oluyor.
Gündüzleri yapılan tarla işlerinden sonra ateş başına geçiliyor. Bütün aile bir araya toplanıp semaver sohbetleri yapıyorlar. Çayın yanında eski efsaneleri ve yaşanmış ruhani olaylar anlatılıyor. Bu sohbetlerde cazi (Hemşince "cadı") hikâyeleri baskın — çocukluğumda da bolca yer eden bu hikâyeler aklıma geldikçe hâlâ ürperiyorum.
Treni durduran adam
Hemşinli gurbetçiler, Rusya’ya trenle gidip geliyorlar. Söylentilere göre oradayken o kadar para kazanıyorlarmış ki çuvallarla taşınıyorlarmış. Tabii Lenin’den sonra o kadar para hepsi çöp olmuş. Aralarındaki şanslılar, kazancı altın olarak getirenler.
Günlerden bir gün, Rusya’dan geri gelen ve burada çok güçlü bir aile olarak bilinen Tarakçılar’ın atası Mustafa Efendi, tren yolcuğu yaparken çay içmek için istasyona geçiyor. Masasına bir semaver çay istiyor ve içmeye başlıyor. Bu esnada trenin harekete geçmesi için anons veriliyor ve çayını orada bitirmek isteyen Mustafa Efendi, görevliye bir tomar para vererek "Ostanis'na pyat' minut, moy chay yeshche ne konchilsya!" ("Beş dakika daha bekletin, daha çayım bitmedi!") diyerek görevliyi kızgın şekilde uyarıyor.
Mustafa Efendi akabinde sakin şekilde çayını bitirdikten sonra trene geri dönüyor. Bu hikâye, Hemşinlilerin çaya düşkünlüğünün tren durdurtacak kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor.

Semaver ve kel simit
Fotoğraf: Shinook
Rize'de çayla en sık eşleştirilenin kel simit olduğunu söylemek pek de yanlış olmaz. Hemşin gurbetçilerinin yanında getirdikleri bublik — semaver üstüne asılan küçük halkalardan oluşan bir simit türü — bugün Rize’nin Pazar ilçesinin en popüler fırın ürünlerinden biri ve çayın yanında verilen öncü yiyecek.
Pekmez suyunda bekletildikten sonra fırınlanma işlemi geçiren bublik, Rusya'da yapılma şekline göre burada daha geniş bir halkaya sahip fakat yine çayın yanında vazgeçilmez lezzetlerden biri. Rusya'daki kültürden bizim hayatımıza geçen simit, bugün Pazar Simidi adıyla coğrafi işarete sahip.
Çay dünyası, binlerce hikâye ve efsanelerden oluşuyor. Çay, sadece bir içecek değil — dinî ritüellerden siyasete, muhabbetten küslüğe birçok hikâye barındırıyor. Dolayısıyla aslında bizler çay değil, bir kültür demliyoruz. Yolunuz Hemşin’e düşerse çayı yudumlarken konaklarda geçen 200 yıllık çay muhabbetlerini hayal etmenizi öneriyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Hemşin'de Rus çayının hikâyesi; çaya dair uzman tavsiyeleri; yemek sektörü gündemi.
13 Nis 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




