Ay hasadı ve kozmik ilişkiler ağı

Biyodinamik tarım üzerinden fiziksel, sosyal, psikolojik, ekolojik ve ekonomik örüntüler ağı olarak gıda ve onu besleyen güçler
Ay hasadı ve kozmik ilişkiler ağı

Saf - 14 Nisan
Saf ile birlikte

Doğanın öz lezzetleri: Saf

Euromonitor International tarafından yayımlanan yakın tarihli bir rapor; 2020'de dünya çapında tüketicilerin % 40'ının hayvansal gıda tüketimini azaltarak bitki bazlı beslenmeye yöneldiğini gösteriyor. Bitki bazlı beslenmeye yükselen ilgi…

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Gıda antropolojisinin konularından biri, gıdayla hangi sistemlere bağlı olarak ilişki kurduğumuz ve bireysel ilişkimizin nasıl kurulduğu ve derinleştiği üzerine. Yemek; fiziksel, sosyal, psikolojik, ekolojik, ekonomik örüntüler ağı. Bir tadın arkasında bu sistemlerin birçoğu var. Her seçimimiz, bu sistemleri besliyor. Bu deneyim ve üretime dayalı, çok paydaşlı ilişki, iki yönlü gerçekleşiyor. Biz seçtiğimiz, denediğimiz, tükettiğimiz her ürünle birlikte bu ağların her birine dâhil olurken, yaptığımız seçimler sonucunda ürünün bize doğru yaptığı yolculukta kullandığı ağlar daha fazla öne çıkarak, yeterince güçlendiklerinde yeni dengeler oluşturuyor, diğer sistemlere yeni açılarla bağlanıyor.

Bu deneyimsel ve tekrara dayalı ilişkinin fiziksel, sosyal, duygusal, psikolojik bağlamları var. Biliyoruz ki bağ kurmak, üreticinin veya üretimin hikâyesinin dâhil olduğu ilişkilenmelerde görece daha kolay gerçekleşirken, ürünün kaynağını bilmediğimiz, çoktan hikâyesini yitirdiği, yolculuğunda bağı kopmuş olduğu senaryolarda yalnızca romantik bir ideal.

Alternatif yollar: Geçen hafta, geleneksel bilgiyi ve pratiği 21. yüzyıl koşullarında zenginleştirerek üretimine devam eden, Korsika’nın güney ovalarından ödüllü erik ve üzüm brendileri üreten bir damıtımevi Domaine Mavela’nın varisiyle sohbet ettik. Sohbetimiz, Korsika’nın tarım pratiklerindeki geleneksel yöntemler, pazarın talepleri ve açmazlarına karşılık üreticinin katkısız üretim çabasına, bu baskının bazı yerel markaları nasıl dönüştürdüğüne ve alternatif yollar keşfetmeye zorladığına dairdi. Bu zorlanmaya zaten kendi coğrafyamızdan aşinayız; fakat bunun yanında, bu adanın yoğun bir şekilde sertifikalı ve sertifikasız olarak biyodinamik tarım uygulamasına geçmiş olması, birçok bağın geleneksel bilgiyi modern yaklaşımlarla bugüne uyarladığına dair yaptığı özenli vurgu, bir kültürün şekillenmesi ve sürdürülmesine yönelik önemli bir ipucu.

Biyodinamik tarım: Bu sohbet sırasında ikram edilen, kara üzümden yapılan bir biyodinamik beyaz şarap olan Clos d’Alzeto üzerine başlayan sohbet, yine bölgedeki geleneksel ve biyodinamik metodun kullanımını öncelikleyen, ay takvimini takip eden tarım pratikleriyle devam etti. Biyodinamik tarım, üzüm bağını yaşayan bir organizma olarak ele alan bir yöntem. 1924’te Rudolf Steiner tarafından ortaya atılan antropozofi ve artık sıkça duymaya başladığımız biyodinamik tarım, üretim bağlamında diğer organizmalarla kurabileceğimiz yeni ilişkilenme modelleri önerdiği için yeni bağlantıların ve önceliklerin kapılarını da açıyor. 

Döngüler ve kozmik hareketler: Toprağın yaşayan bir organizma olduğu kabulünden yola çıkan yöntem, toprağın besinlerini azaltan pestisit ve kimyasalların kullanımını reddederek toprağın hâlihazırda sahip olduğu bağışıklığı güçlendirmeyi ön plânda tutuyor. Bunun için de ay döngüleri ve kozmik hareketler izlenerek homeopatik preparatların kullanıldığı yöntemlerle toprağın iyileşmesi ve haşerelerden korunması sağlanmaya çalışılıyor. Biyodinamik tarım, temel olarak bitkinin büyümesine etki eden tüm güçlerle bağlantıyı sürdürmeyi, döngüleri kullanmayı öneren bir yöntem. Kompost preparatlarının ve bitkisel içerikli arazi preparatlarının kullanıldığı, bağdaki ve mahzendeki işlemlerin döngüler ve kozmik hareketlerle belirlendiği, geleneksel sözlü pratiklerden ilham alan yöntem, pek çok biyodinamik sertifikalı çiftçi ve şarap üreticisi tarafından kullanılırken, bazı üreticiler ise ürüne ve bağa bağlı olarak, bu sistemin bazı tekniklerini kullanmayı tercih ediyor. Biyodinamik şarap üretiminde ay takvimi, "çiçek günü", "meyve günü", "kök günü" ve "yaprak günü" olarak üç günlük dört bölüme ayrılıyor. Örneğin; köpüklü şarabın ilk dördünde şişelenmesi önerilirken, yıllandırılacak şarapların son dördünde şişelenmesi öneriliyor.

Ne kadar bilimsel? Ay döngülerine bağlı olarak sebze ekim, dikim ve hasat dönemlerini, yine ürünün kök ve gövde türüne göre planlayan çiftçiler, geleneksel bilgiyi pratiklerine döküyor ve aktarıyor; aldıkları sonuçtan, fasulyenin ve mısırın dolunayda ekildiğinde daha hızlı çimlendiğinden, toprak üstünde yetişen bitkilerin ilk dördündeki ay çekiminden dolayı daha fazla büyüdüğünden, kök gövdelilerin ise azalan çekim kuvvetinden dolayı son dördünde daha hızlı büyüdüğünden emin. Bu noktada uygulamanın bilimsel temelleri hâlâ sorgulanıyor, hatta yanlış oldukları söyleniyor. Buna rağmen, uygulamanın önerdiği yaklaşım ve biçimlendireceği kültür, tüm canlılar ve bileşenler için özenli ilişkiler vadettiği için belki de uygulamanın yarattığı etki, yer yer bilimsel temellerinden daha önemli olabilir.

Sistemler ve örüntüleri: Biyodinamik tarımın bir örnek olduğu, tüketimde sosyal ve duygusal ilişkilerin zenginleştirdiği deneyimden söz ederken, politikayı bu denklemin önemli bir yerinde konumlandırmak tabii ki önemli. Her ülke, her bölge eşit şartlarda, adil, sürdürülebilir ve hikâyesi olan gıdaya erişebilirliğe sahip değil. Fakat ürün hâlâ üreticisine bağlı olduğunda, üreticinin kendi dâhil olduğu sistemler ve örüntüleri de okunabildiğinde, sürdürülebilir sistemlere dair tutkunun ve çabanın kültüre dönüştüğü coğrafi alanlarda görüyoruz ki tüm ekosistemle daha güvenli, samimi, sağlıklı ilişkiler kurmak mümkün.

Yemek deneyimi, yalnızca tat bileşenleri ve besin değerlerinin devrede olduğu bir tatmin yaşattığı için ‘’iyi’’ değil, içinde bulunduğu tüm sistemlerle, harekete geçirdiği dinamiklerle, ilişkide olduğu ekosistemin diğer tüm mikro ve makro organizmaları ve aktörleriyle ‘’iyi’’.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🌝 Ay hasadı

Bu hafta menüde ahenk değil deneysellik var: Biyodinamik tarımda ay hasadı yöntemleri ve alkollü içeceklerin pazarlamasına gelen yasaklara retrospektif bir bakış ve tabak gardiyanları.

14 Nis 2021

Saf ile birlikte
İllüstrasyon: Ece Tugay

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları