Hepsine hükmedecek tek hububat: buğday

Tahılın ehlilleştirilmesinden beri ziraî gönül tahtımızın hükümdarı: buğday.
Hepsine hükmedecek tek hububat: buğday

Brothers - Apero 13 Temmuz
Extra Gastronomy by Brothers ile birlikte

Brothers ile hayata, şehre, doğaya, yaza karış: #BlendYourself “Dağılmadan toplanmak büzülmektir, küçülür insan. Yayıldıktan sonra derlenmekse genişleyip olgunlaşmaktır, büyümüş çıkar insan.” Nermi Uygur, yaşamanın inceliklerini kendi perspektifiyle anlattığı Yaşama Felsefesi kitabında yaşamı zenginleştirmenin, olgunlaşmanın yolunun dağılmaktan, karışmaktan, kaybolmaktan ve bulmaktan geçtiğini bu cümlelerle ifade ediyor. Kapsayıcı bir dünya görüşü edinmek, potansiyelini ve yapabileceklerini keşfetmek, dünyadaki zenginliklerin farkına varmak yeni adımlar atmakla mümkün oluyor. İskoç kültüründen ilhamla benzer tutkuları paylaşan herkese kardeşlik, birliktelik ve cömertlik değerlerini harmanlayarak bir yaşama kültürü sunan Brothers, tam da bu noktalardan hareketle kişisel zenginliği yücelten, farklılıkları kucaklayan, kapsayıcı, karışarak zenginleşmeyi savunuyor. Brothers yeni söyleminde her insandan, her mekândan, her şeyden öğrenilecek bir şeyler olduğunu savunuyor ve ön yargıları geride bırakarak kendi kişisel zenginliğini yaratmayı teşvik ediyor. Zira herkese ve her şeye açık olan, hayatın getirdiklerini heyecanla kucaklayan, kendi yolunu kendi çizen herkes hikâyenin sonunda kendi kimliğini ve hayatını zenginleştirebiliyor. Şehir, sanat, doğa, dans, lezzet; hayatta karışılacak çok şey var ve her biri bizi bekliyor. Bu kapsayıcı söylemin ilk çağrısı; her adımda karşımıza çıkacak farklı renklere, başkalarından duyacağımız ilham verici hikâyelere, her geçişte bir ayrıntı keşfedebileceğimiz sokaklara inanan Yiğit Özşener’den geliyor: "Hayatın tadını almak istiyorsan karışacaksın. Hayat şehre karışınca güzel. Farklı sokaklardan, farklı dünyalardan geç. Göreceksin ki kendi dünyanı genişleteceksin. Onların hikâyesine karıştıkça kendi hikâyeni zenginleştireceksin belki de. Çünkü hayat, şehrin hikâyelerine karışınca güzel. Hayat, hayata karışınca güzel." "Hayat karışınca güzel." Brothers #BlendYourself, yani #HayataKarış mottosuyla; kişisel zenginliğiyle ön plana çıkan isimlerin gözünden şehre, sanata, doğaya, dansa ve lezzete karışma hikâyeleri anlatıyor. Zira Brothers buna inanıyor: "Hayat karışınca güzel." Yiğit Özşener’in şehre karışma çağrısıyla başlayan ve ilham veren başka isimlerle sanata, doğaya, dansa, lezzete karışmaya davet eden çağrılarıyla sürecek #BlendYourself çağrılarını yakından takip etmek için Brothers’ı Instagram’dan takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Ceren Bozkurt

İnsanlık tarihinden bahsederken "buğdaysız, pirinçsiz yahut mısırsız bir tarih anlatısı, eksik kalır" diyebiliriz. Konu özellikle Anadolu coğrafyasıysa şayet, bütün sahne ışıkları tek bir hububatın üzerinde yanıp sönüyor: triticum yani buğday. Ana vatanı sayılan Güneydoğu Anadolu’yu da kapsayan Verimli Hilâl’de, buğday tarımı neredeyse 10 bin yıldır sürdürülüyor.

Yabani otlar kategorisinde ilk olarak yetiştirilen arpa, ardından da buğday geliyor. İçinde hâlâ günümüz dünyasında da tükettiğimiz antik buğdaylar olmak üzere dünya üzerinde yaklaşık 30 bin çeşit buğdayın olduğu biliniyor; bu açıdan da Türkiye, olağanüstü bir buğday biyoçeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Üzerinde binlerce medeniyeti ağırlamış Anadolu topraklarındaysa 23 yabani buğday türü ve 400’den fazla ıslah edilmiş buğday çeşidi var.

Bir devrim olarak tarım

Tarım, 21. yüzyıl insanı için "doğal olana dönüş" olarak ele alınıyor. Anatomik olarak modern atalarımız için — belki de — akıllarının alamayacağı bir teknik. Bir buluş ve temeli 11 bin yıl önce atılmış bir devrim olarak tarım, doğal olanın ehlileştirilmesiyle başladı ve uygarlığın özünü oluşturuyor. İşin en ilginç taraflarından biri, tarımın farklı zaman dilimleri ve farklı coğrafyalarda birbirinden oldukça bağımsız bir şekilde ortaya çıkıp gelişmiş olması. 

Medeniyete doğru: Avcı-toplayıcı atalarımız, tarıma geçişle birlikte daha düzenli ve sistematik bir hayata adapte olmaya başlıyor. Bu, sürülerin peşinde karın tokluğu için harcanan onlarca saati çok daha verimli hale getiriyor; böylelikle insan, zaman içinde zanaat, teknoloji, sanat ve mimari gibi ihtiyacın zekâ ve düşünme yetisiyle harmanlandığı işlere bolca odaklanabiliyor! Tarım, yerleşik hayata kapı aralıyor; bu, nüfusun artmasına sebebiyet veriyor; nüfusun artması da sosyal hayatın gelişmesine yol açıyor. Böylece şehirler oluşuyor ve hepsi, insanlığın medeniyetini oluşturuyor.

Başta sağdığımız üç hububatın içinde bu yazının yıldızı olarak öne çıkan buğday, ekstra bir gayrete gerek kalmadan yetişmesi ve bir verilip tek başaktan bin alınmasıyla neredeyse tüm medeniyetlerce benimsenmesini sağlıyor. Avcı-toplayıcı atalarımızın çok çabayla az yemeğe ulaşmasının ardından, buğday gibi besin değeri yüksek bir hububata sahip olmak, onu zaman içinde vazgeçilmez kılıyor.

Temsiller: Antik Çağ'da buğday ve ekmek ikilisi, şaşırılmayacak şekilde, medeniyetin de sembolü hâline geliyor ve buğday, özellikle mitlerde, her zaman kendine varlık alanı oluşturuyor. Buğday başakları, isimler coğrafyaya göre farklılık gösterse de Eski Yunan’da Demeter, Mezopotamya’da İnanna, Roma’da Ceres, Sümer’de Ezina, Mısır’da Neper olarak her dönem bolluk ve bereketi simgeliyor.

5300 yıl önce yaşamış Buz Adam Ötzi’nin yediği son yemeğin içinde de eincorn yani siyez olduğu biliniyor. Ezcümle, var olsun glüten!


Kaynaklar

Tom Standage, İnsanlığın Yeme Tarihi, Çev. Gencer Çakır, Maya Kitap, İstanbul, 2018.

Linda Civitello, Mutfak&Kültür İnsanın Beslenme Tarihi, Çev. Z. Nilüfer Nahya ve Saim Örnek, Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara, 2019.

https://tarihvetarif.com/anadolunun-bugday-yemekleri-i-hasil/ 

https://www.wwf.org.tr/?6640/anadolununbugdaymirasi 

http://arkeopolis.com/bugdayin-uygarliklardaki-yeri/ 

https://www.nationalgeographic.com/science/article/news-otzi-iceman-food-DNA-diet-meat-fat 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🥚 Eziyetli yumurta

Tavuk ve yumurta üretim sisteminin gerçekleri, Mezopotamya'da tarımın ortaya çıkışından beri yıldız hububatımız.

14 Tem 2021

İllüstrasyon: Yasemin Güney Erten

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Reyhan Ülker

·

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?