Üç ikon: Moscow Mule, Spritz, Cin tonik

Anılarla özdeşleşmiş kokteyllerin kendine has hikâyeleri.
Üç ikon: Moscow Mule, Spritz, Cin tonik

LaVita 25 Ağustos Apero
LaVita ile birlikte

Sağlığınız için mikro besin konsantresi: LaVita Yaşam boyunca gerekli olan, metabolizmanın istikrarlı çalışmasını sağlayan mikro besinler; çoğunlukla makro besinlerden temin ediliyor. Sağlıklı beslenmenin her zaman mümkün olmadığı düşünüldüğünde tamamen doğal bir takviye olan LaVita; vücut fonksiyonlarını doğal mikro besinlerle (vitaminler ve mineraller) desteklemeyi kolaylaştırıyor. Nedir? 70'ten fazla sebze, meyve, bitki ve bitki özünden oluşan ve katkısız bir mikro besin konsantresi olan LaVita, vitaminler ve eser elementlerle günlük beslenmenizi optimize ediyor. Doğal ve bütünsel LaVita; özel üretim tekniği, sıvı formu ve içeriğiyle 1999'dan bu yana Almanya'da sektörünün zirvesinde konumlanıyor. Neden önemli? Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin onayladığı dozajlarda gerekli tüm vitamin ve eser elementleri içeren bağışıklık sistemini destekleyen tüm ilgili mikro besinleri bünyesinde barındırıyor. Ayrıca bilimsel bir çalışma, LaVita'nın hücrelere ulaştığını kanıtlıyor. Kimler için? Günlük yaşama kolayca dâhil edilebilecek lezzetli bir ürün olan LaVita’yla genç, yaşlı, kadın, erkek, sporcu ya da sağlıklı yaşamak isteyen herkes, beslenmelerini akıllıca ve kolayca destekleyebiliyor. Günlük vitamin, mineral ve eser element teminini pratik biçimde düzenlemek için akıllıca bir çözüm sunan LaVita'ya dair ayrıntılı bilgi için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Aylardan aralık, uzun zaman sonra görülen arkadaşlarla çevrili bir masa. Masadaki herkesin elinde yıllık buluşmalarımızda içmenin âdet hâline geldiği bir Moscow Mule. Zevkine vararak biraz da sakınarak içiyoruz. Sanki bir daha içmeyecekmişiz gibi. Fakat bir sorun, nasıl zevkli.

Arkadaşlarımla ilk tatilim, Floransa'dayız. Bir akşamüstü, yemek öncesi — Spritz siparişlerimizi vermişiz, keyifler yerinde. Gelsin de iştahımızı açsın diye bekliyoruz sabırla.

Almışım denizi önüme, güneş batmaya yakın. Elimde beni hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmamış Cin tonik. Ben kendiminkine biberiye sapı eklemişim, diğerleri bir dilim salatalık.

Bazı kokteyller bazı anılarla özdeşleşmiş şekilde hafızamızda ve damağımızda yer ediyorlar. Bu hafta Büyüteç'te Moscow Mule, Spritz ve Cin tonik'i bizim bildiğimiz şekliyle değil, kendi hikâyeleriyle ağırlıyoruz.

Başarısızlığın başarısı: Moscow Mule

1941'de kokteyl dünyasına giriş yapan Moscow Mule, elindeki ürünleri satmakta zorlanan üç kişinin yollarının Los Angeles'taki bir barda kesişmesi sonucu doğuyor. 

ABD'deki alkol yasağı sonrası ülkenin en büyük alkollü içecek tedarikçilerinden birine dönüşen Heublein & Brothers, namıdiğer John Martin, Ekim Devrimi sırasında finansal olarak zor durumda kalan Smirnoff'u satın alıyor. Martin, büyük bir fırsat yakaladığını düşünürken önemli bir noktayı atlıyor: Ağırlıklı olarak brendi, rom ve viski tüketen ABD vatandaşları, votkaya hiç de alışık değil. Diğer tarafta, Los Angeles'ta Cock 'n' Bull isimli pub'ın sahibi Jack Morgan, Martin'inkine benzer bir sorunla karşı karşıya. Morgan'ın barında kendi ürettiği zencefil birasından bolca olmasına rağmen ABD'liler, gazlı ve zencefili daha hafif ginger ale içmeye alışmış oldukları için zencefil birasını tercih etmiyorlar.

Martin ve Morgan, batmanın eşiğindeyken barda karşılaşıyor ve votkayla zencefilli birayı karıştırarak birlikte servis etmeye başlıyorlar. Günümüzde bakır kupasından ayrı düşmeyen Moscow Mule, ikonik bardağına da Sophie Berezinski'nin Cock 'n' Bull'dan içeri adım atması sonucu kavuşuyor. Sophie'nin babasıyla birlikte Rusya'dayken ürettiği kupalara kendi ülkesinde alıcı çıkmıyor. "Fırsatlar ülkesi" ABD'ye 2 bine yakın kupayla birlikte göçen Sophie, Los Angeles'ta kapı kapı dolaşırken Morgan ve Martin'le tanışana kadar aradığını bulamıyor — böylece kupalarıyla birlikte ikilinin projesine dahil oluyor. Küllerinden doğan Moscow Mule, kokteyl tarihinde votka tüketimini ABD'de yaygınlaştıran kokteyl olarak öne çıkıyor.

İşgal güçlerinin keyfi: Spritz

Aperol Spritz'in Spritz'i, 20. yüzyıla kadar bir kokteyl kategorisini temsil etmiyordu. Günümüzdeki anlamını kazanana kadar Spritz'in içeriğinde birtakım değişiklikler var: önce suyun yerini soda, sonra şarabın yerini Prosecco alıyor ve işin içine likör giriyor. 

Spritz'in memleketi İtalya olsa da kendisi 19. yüzyılda işgal güçleri yani Avusturya İmparatorluğu askerleri tarafından bulunuyor. O dönem işgal ettikleri topraklardaki şarapların sert tadına alışkın olmayan askerler, İtalyan şaraplarını seyreltmek için su eklemeye başlıyorlar. İçimi kolaylaştırma amacı bir süre sonra ritüelleşerek Spritz kokteyl sınıfının doğmasıyla sonuçlanıyor.

Dönemin tedavi yöntemi: Cin tonik

Cin tonik'in çıkışı, Birleşik Krallık sömürgeciliğinin Asya'daki temsilcisi Doğu Hindistan Şirketi'nin 19. yüzyılda Hindistan'a gitmesine dayanıyor. Sıtma tedavisinden barın arkasına: Tonik 101 yazısında anlatıldığı gibi, askerlerin bir bir sıtma hastalığına yakalanmaya başlaması üzerine ilaç niyetine verilen kininli toniğin acı tadına bir çözüm buluyorlar. Sık tüketilen cin, tonik suyuna eklenince birçokların ortak sevdası Cin tonik'in önü açılıyor.

Zamanın koşullarına adapte olmuş, değişimden kaçınmayarak günümüzün tüketim çılgınlığına rağmen yerlerini korumayı başarmış bu kokteyllerin her biri insanların olumsuz durumlar karşısında bulduğu çözümler sonucu ortaya çıkmış. Olumsuzluklardan doğan güzelliklerin önümüzü aydınlattığı yolda kokteyllerimizi sakince yudumladığımız nice güneşli günlere!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍸 İkonik kokteyller

İkonik kokteyllerin hikâyeleri, içki vasıtasıyla cinsel saldırıyı engellemeye yönelik teknolojiler.

25 Ağu 2021

LaVita ile birlikte
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

Adasu Mireli

Food writer @ Aposto

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi
apéroapéro

HİKAYE

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.

22 Ağu 2026

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında
apéroapéro

HİKAYE

apéro 20: Masanın yeni hâli

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

Reyhan Ülker

·

15 Ağu 2026

apéro 20: Masanın yeni hâli