Burgazada'dan Tomtom'a

Bir yemek yazarının İstanbul çıkartması sonrası damağında ve aklında kalanlar.
Burgazada'dan Tomtom'a

3 Ağustos - Schweppes - apéro
Schweppes ile birlikte

Ne istediğini bilenlere Schweppes ile lezzetli bir dokunuş Eşsiz tatların peşinden giden apéro okurunun keyfine layık bir mocktail hazırlamak için bugün yanımıza Schweppes Bitter Lemon ’u alıyoruz. Menüde, mesai sonrasını nasıl güzelleştireceğini bilenler için güne rahatlatıcı bir dokunuş var: Apple Catcher . Hazırlanışı: İlk adım olarak shaker ’a bolca buz koyuyoruz. İçimize ferahlık katacak, tamı tamına 7 yaprak taze adaçayı nı özenle seçiyor ve 50 ml yeşil elma suyu yla beraber buzların üzerine ekliyoruz. Ferahlık dozunun ardından, günün stresini geride bırakmak üzere karışıma dilediğimiz kadar Schweppes Bitter Lemon ’u dâhil ediyoruz. Sonrasında çalkalıyor, çalkalıyor, biraz daha çalkalıyor ve süzerek karışımı bardağa alıyoruz. Geriye, bardağı zevkimize göre elma dilimleri ve adaçayı yapraklarıyla süslemek ve arkamıza yaslanıp mocktail ’imizin tadını çıkarmak kalıyor. Schweppes’in lezzetlendirdiği daha pek çok mocktail tarifi için sizi şuraya alalım. Ne istediğini bilenler olarak orada buluşuyoruz.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Fotoğraflar: Berkok Yüksel 

İstanbul’a kısa süre gelmenin en güzel yanı sizi görmek isteyenlerin yemek turunuzun hızı ve gerekliliklerini hoş görmesi. Önermelik birkaç mekân dışında bana eşlik edenlerle birlikte geçtiğimiz hafta yediklerim arasından bana en zevk verenlere dair bir seçki: Vacilando’da kirazlı turta, Smelt & Co.’da ızgara kalamarlı tatlı patates noodle, Basta Neobistro’da levrek tartar, Kıyı Tarabya’da bir klasik olarak tarama, bir de patatesli kroket. Daha daha dersen:

  • Rutin, Beyoğlu: Yeni bir yer keşfetmenin zevki bir yemek yazarı için ender olduğu kadar tatlıdır. Güzel Anılar Dükkânı’ndan Selen’in önerisiyle bana bu zevki yaşatan yer, Norm’un eski lezzet sorumlusu Gizem Hanım’ın Tomtom Mahallesi’nde açtığı yeni sokak arası kafe Rutin. İçerideki mobilyaların, fayansların pırıl pırıllığından çiçeği burnunda bir mekân olduğu anlaşılsa da Rutin’de şimdiden yerine oturmuş, insanını bulmuş bir hâl var. Ziyaretimde buruk bir ev yapımı şeftali buzlu çayıyla kendi yaptıkları badem sütünün posasını içinde kullandıkları tatlı bir badem ve mısır unu keki yeme şansım oldu. Ufak unlu mamüller dışında şimdilik birkaç kahvaltı niyetine doyuracak tabakları da var. Arnavut kaldırımlara, eski usul taş binalara bakarak zihni rölantiye almak için de uzun masasında rattan sandalyelere dayanıp çalışmak için de ideal. Rutin, yakında mahallenin en bilindik ismi olacak.

Rutin'de siftah


  • Four Letter Word, Burgazada: İstanbul’da yeterli vaktim olduğunu hissedince Burgazada’ya kaçmak huydur bende. Diğer adalara göre daha sakince, ufak, tertipli olduğu için safiye hissini kaybetmemiş gibi hissederim. Bu sefer adaya gidişimde tekrar iskelenin iki sokak arkasındaki Four Letter Word’e oturdum. FLW “eli lezzetli” denecek bir modern kafe. İstanbul’da içtiğim en iyi limonatalardan birini binanın yamacındaki gölgeli merdivenlerinde içtim. Beraberinde yediğimiz meyveli kek de malzeme seçmekte yeteneklerini ve tatlılarda hünerlerini kanıtlar nitelikte. Burnuyla aramıza giren kedi bile keki alıp da kaçmaya çalıştı. Kahveleri de güzel, alternatif sütler mevcut.

Four Letter Word'te, muntazamlık başroldeyken


  •  Kalpazankaya Restoran, Burgazada: Kalpazankaya Burgaz’da ziyareti en sevdiğim yerlerden. Madam Martha’da bıcı bıcımızı yaptıktan sonra batmaya yeltenen güneşin kuruttuğu tuzlu hâlimizle menengiç ağaçlarının arasından yürüyüp oraya varmak gibi güzel bir his az bulunur. İstanbul’a en güzel yerden, uzaktan bakmak, günbatımını izlemek ve leziz mezeler yemeye tüm yokuş yürüyüşleri feda. Lakin bu sefer mutfağın sıkıntılı olduğunu hissettim. Eski mezeler hâlâ teşhir dolabında fakat belli ki icra edenler değişmiş. Nitekim enginar iyi ayıklanmamıştı, deniz börülcesi o kadar kılçıklıydı ki yiyemedik, çok sevdiğim eski kaşarlı patates kroketlerinin dışı kızarmış ortası ise hâlâ soğuktu, rüyalarıma giren köpoğlu da o eski köpoğlu değil. Belki lezzet için artık Fincan’a, manzara için Kalpazankaya’ya gitmek doğru tercih olacak.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🍽️ Gelenek ve kalitenin son kalelerinden birinde: Pandeli'de

Bu hafta menüde bir yemek yazarının İstanbul çıkartması sonrası damağında ve aklında kalanlar, yeniliğin vasatlığa dönüştüğü bir sektörde gelenek ve kalitenin son kalelerinden biri var.

03 Ağu 2022

Schweppes ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Reyhan Ülker

·

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?