Göbeklitepe’den Bomonti Bahçelerine Bira

İlk yerleşik yaşam alanındaki arpa çorbasından, Bomonti Kardeşler’in pazarlama dehasına bira, bu toprakların içeceği.
Göbeklitepe’den Bomonti Bahçelerine Bira

Coffee Department #n
Coffee Department ile birlikte

Coffee Department’ta 2021’in ilk kahveleri

Efsaneye göre milattan sonra 850'li yıllarda Etiyopya'da keçi çobanlığı yapan Kaldi; bir çalının parlak kırmızı meyveleriyle otlanan keçilerin daha enerjik olduklarını fark eder. Benzer sonuçları kendisinde de gözlemlerler ve meyveleri bir…

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İnsanın ürettiği en eski içeceklerden biri olan, Göbeklitepe’de M.Ö. 1200 yıllarında, arpa çorbası yapılması amaçlanırken fermantasyon sonucunda ortaya çıkan ve ekmekten bile eski bir kültürel mirasa sahip olan biraya, ilk kez Anadolu topraklarında rastlandı. Daha sonra Anadolu’ya Müslüman toplumların göç etmesiyle birlikte biranın tüketimi ilk keşfedildiği coğrafyada azaldı ve misyoner din adamları aracılığıyla da yükselişinin adresi Orta Avrupa oldu. Osmanlı’da uzunca bir süre arka planda kalan biranın resmî üretim lisansını alması ise II. Abdülhamit zamanına denk geldi.

Tanzimatla resmîleşen tüketim: Tüketim olarak baktığımızda, Sultan Abdülmecit’in İzmir’de Levanten bir aileye bira ürettirterek katır sırtında İstanbul’a getirttiği ve daha sonrasında ailenin İstanbul’da bira üretilmesini sağladığı, sarayda bira talebiyle ilgili söylenenler arasında. Ancak biranın halk tarafından tüketilmeye başlaması, Batılılaşma hedefiyle beraber Tanzimat Dönemi’ne dayanıyor. Osmanlı Devleti’nin yasal olarak birayla tanışması 1847’de hazırlanan mevzuatla oluyor. Bu tarihten önce kayıtlı kaç birahanenin olduğunu bilemiyoruz. Fakat sonrasında çoğu Galata’da olmak üzere İstanbul’un çeşitli yerlerinde; Ankara, Erzurum gibi iller de dâhil olmak üzere Osmanlı genelinde 31 birahanede bira servis edilmeye başladığı ortaya konuyor. O zamanlar ülke genelinde servis edilen biralar, düşük miktarda üretiliyor ve tüketilenlerin çoğunu Viyana, Belgrad ve Münih'ten ithal edilen biralar oluşturuyordu. İthal biralar Pera birahanelerinin yemek menülerinin büyük çoğunluğunda deniz mahsulleriyle beraber yer alıyordu. Arnavutköy istiridyesi, bu mekânların en çok tercih edilen bira eşlikçisiydi. 

Yerli bira: Yerli ilk markanın bira üretimine, II. Abdülhamit döneminde çıkan izinle (1890) İsviçre kökenli Bomonti Kardeşler tarafından Feriköy’de kurulan bira fabrikasında başlandı. Daha sonra Yunanistan kökenli “Vasil” tarafından Şişli’de kurulan fabrika ve aynı yıl içinde 10’a yakın bira üreticisinin üretime başlamasıyla Osmanlı, bira pazarı sektörleşme yolunda ilerledi.

Arz var, peki talep? Arzın arttığı Osmanlı bira pazarında gerekli talebin oluşması için elini taşın altına sokan marka ise bira bahçeleri pazarlama stratejisiyle “Bomonti Kardeşler” oldu. Avrupai ve modern kültürü kendine persona edinmiş biranın pazarlanması, Batılı tarzda giyinen (fes yerine fötr takmış adamlar, eldiven giyen kadınlar), Avrupalı kimliğine göre davranan kanaat önderlerinin “marka elçisi” olması amaçlandı. Bunun için İtalya’dan, Avustralya’dan ve Almanya'dan oyuncular, performans sanatçıları ve müzisyenler davet edilip bira bahçelerinde onlara özel etkinlikler kurgulandı.

bira bahçeleri sohbeti

Biralı piknik bahçesi: Bomonti Kardeşler, bira bahçelerinde bir yemek kültürü oluşturmak yerine piknik mantığıyla, tüketicilerin kendi yemeklerini yanlarında getirmelerine izin verdikleri bir sistem oluşturdu. Biraları 
üç litre ve beş litre ahşap fıçılarda iki şekilde servis edildi. Fıçı musluklarının bira severlere teslim edilerek tüketicisinin musluğu fıçıya kendisinin “çakması”, tüketici tarafında gelişen bir akım olarak ortaya çıktı. Markanın bu stratejisi iki dirhem bir çekirdek Beyoğlu beyefendisi-hanımefendisi diye atfedilen karakterin ortaya çıkmasını sağladı ve kurulduğu dönemde ismi Feriköy olan semtin adının Bomonti olarak değişmesine önayak oldu. II. Abdülhamit döneminde sektörleşmiş olan bira endüstrisi, Osmanlı yıkılmadan önce Bomonti Kardeşler'in markasını en çok vergi veren şirket olma konumuna getirerek, tarihte bira denince akla gelen markalardan biri olmasını sağladı.

Kaynak: Hans Bart, Doğu’da Bira Üzerine İncelemeler

İllüstrasyon: Cenk Güngör

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🍺 Altın su: Bira

Haftanın malt kokulu menüsü: Osmanlı bira bahçeleri, Cermenlerin bira çorbası, malt biranın sözlük anlamı, kraft biranın hikâyesi

17 Şub 2021

Coffee Department ile birlikte
Cenk Güngör

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları