Orta Doğu'nun sokaklarından taşan hızlı lezzetler


Coğrafi işaretli Ezine Peyniri: Ekremoğlu Anımsamayanlar için hemen coğrafi işaretin ne olduğundan ve neden önemli olduğundan söz edelim isteriz: Coğrafi işaretli ürün; belirgin bir özelliğiyle benzerlerinden ayrılan ve yalnızca bir coğrafyada, bir yörede o biçimde üretilen herhangi bir ticaret ürününü tanımlıyor. Ürünün kalitesini ve farklılığını mümkün kılan, o yöredeki gelenekten köklenen üretim yöntemini ya da çeşit farkını belirleyen ve tüketicide bir güven yaratan bir tescil biçimi olan coğrafi işaret, uluslararası pazarda o ürünün markalaşmasını kolaylaştırıyor, değerini belirliyor ve ihracat hacmini artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Bazı verilere göre 2012 yılında Fransa'nın yalnızca coğrafi işaretli ürünlerden 19 milyar avro gelir elde ettiği biliniyor. Hâl böyle olunca coğrafi işaret kavramı ülkeler için önem teşkil ediyor. Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Ezine Peyniri de Ekremoğlu gibi üreticiler sayesinde dünyaca ünlü bir markaya dönüşebiliyor. Ekremoğlu Ezine Peyniri: Ekremoğlu'nun ürünlerin çevresel performanslarını uluslararası standartlarda ortaya koyan EPD Coğrafi Tescilli Ezine Peynirleri, Kaz Dağları'nda beslenen keçi, koyun ve ineklerin sütlerinin karışımının, Şirden kullanılarak mayalanmasıyla üretiliyor. Kimyasal, koruyucu ya da katkı maddesi içermeyen ve yalnızca geleneksel yöntemlerle üretilen Ekremoğlu Ezine Peynirleri arasında koyun, inek ve keçi sütlerinin karışımından elde edilen Lüks Ezine Peyniri'nin yanı sıra büyük oranda keçi sütünden üretilen Ezine Keçi Peyniri ve koyun sütünden elde edilen Ezine Koyun Peyniri öne çıkıyor. Her biri 8-12 ay gibi sürelerde dinlendirildikten sonra raflarda yerini alan Ekremoğlu Ezine Peynirleri; zengin besin değeri ve damakta kalan tadıyla kahvaltı sofralarının, salataların ya da ikram tabaklarının aranan lezzeti olma potansiyeli taşıyor. Öte yandan Ekremoğlu; Apéro okurlarına özel, sipariş tamamlama ekranında APERO kodunu kullanan herkese %10 indirim fırsatı sunuyor. Ekremoğlu: Küçükkuyu, Altınoluk, Ayvacık, Çanakkale, Akçay, Güre, Edremit, Zeytinli gibi ilçelerde 14 pazar yerinde ve 12 mağazasında kahvaltılık üreticisi ve marketi olarak hizmet veren Ekremoğlu, 1996 yılından bu yana süt ürünleri üreticiliği gerçekleştiriyor. İnternet mağazasıyla peynir, zeytin, zeytinyağı ve yöresel ürünler kategorilerinde bölgenin geleneksel lezzetlerini tüm Türkiye'ye 300 lira ve üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo fırsatıyla ulaştıran Ekremoğlu markası; kaliteli ürünleri hesaplı fiyatlara sunma amacıyla bugün 50 tonluk süt işleme kapasiteli üretim tesisinde çeşit çeşit peynir üretirken hem bölgenin kalkınmasına katkıda bulunuyor hem de Türkiye’nin tescilli ürünlerinin yaygınlaşmasını kolaylaştırıyor. APERO kodunu kullanarak indirim avantajından yararlanmak ve Ekremoğlu üzerinden ilk alışverişinizi yapmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Burnumda tarçından sumağa farklı notaları içinde barındıran karışık baharat kokusu, gözümün önünde kalabalık sıralarda yemek bekleyenler, elimde Orta Doğu'ya özgü ızgara kokusunu veren sıcacık bir pita ekmeği, her seferinde şaşırtan farklı asiditeye sahip bir zeytinyağı tadı ve arkada kalabalıkların uğultusu... Orta Doğu'dan çıkan sokak yemeklerini ve sofra kültürünü şekillendiren başlıca dinamiklerin hislerime olan yansımalarını beş duyumla anlatacak olsam bu şekilde anlatırdım. Orta Doğu'dan çıkan sokak yemeklerinin tarifleri ülkeden ülkeye ufak değişiklikler gösterse de coğrafi ve kültürel benzerliklerin sofraya nasıl taşındığını gösteriyor. Bu hafta kaynak kıtlığının, çevre kirliliğinin ve zorlu iklim şartlarının bir arada olduğu bu coğrafyanın zengin yemek kültürünün sokağa yansımasına bakıyoruz.
- Falafel / Taameya: Humusun sıkı dostu, dünyanın en eski sokak lezzetlerinden biri, bugün alıp başını dünyaya açılmış Orta Doğu'nun yıldız sokak yemeği falafelle bu listeye başlamamak olmazdı. Ana hatlarıyla nohut, çeşitli yeşillikler, sarımsak, soğan ve baharatlarla harmanlanarak kızartılan falafelin içeriği, ülkelere göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin, Lübnan’da yapılan falafelin içine daha çok yeşillik konarken Ürdün’de yer fıstığı gibi kuruyemişler de falafelin bir parçası oluyor. Mısır’da ise falafel, taameya ismiyle anılıyor ve benzer bir tarif nohut yerine başka bir baklagille; baklayla yapılıyor.
- Ka’ak: Sokakta hızlıca acıkanların köşedeki fırından alabileceği, susam kaplı, simiti andıran, Filistin'den çıktığı düşünülen ka’ak, farklı ülkelerde tatlı veya tuzlu şekilde servis edilebiliyor. Mısır’da daha çok pudra şekeri kaplanarak sunuluyor. Lübnan’daysa zahter, susam, zeytinyağı, sumak, nane ve kekikle yeniyor.
- Manakish / Mankoushe: Levanten mutfağının vazgeçilmezi, tuzlu atıştırmalıkların başında gelen manakis, bazı ülkelerde daha çok kullanılan ismiyle naqash, kelimenin tam anlamıyla yontmak veya oymak anlamına geliyor. Zahterlisi en yaygın versiyonu; fakat farklı sokak köşelerinde peynirlisini, domates ve baharat soslusunu, lezzeti lahmacunu andıran nar ekşisi sosuyla harmanlanmış etli hâlini denemek mümkün.
- Shawarma: Bu tanım size tanıdık gelebilir. Shawarma, çevirmekten türemiş bir kelime fakat Orta Doğu için bundan çok daha fazlası. Baharatlarla harmanlanmış et dilimlerinin koni şeklindeki ekmeklerde servis edildiği shawarma, orijinal olarak kuzu etiyle hazırlanıyor. Fakat günümüzde tavuk, sığır eti ve dana eti versiyonları da yapılıyor. Et; kimyon, kişniş, karabiber, tarçın ve pul biberden oluşan shawarma baharatlarıyla lezzetlendiriliyor ve tahin sosunda gezdiriliyor. Yapraklı yeşillikler ve soğan da pidenin içinde yerini alıyor. Falafelde olduğu gibi shawarma'da da ekmek çeşitleri ve kullanılan soslar ülkelere bağlı olarak değişiklik gösteriyor.
- Koshary: Tarih boyunca Mısır'ı etkileyen topluluklardan izler taşıyan koshary, bu toplulukların açlıkla olan ilişkisinin ve Mısır'ın farklı ülkelerin mutfaklarıyla olan etkileşiminin görüldüğü bir sokak yemeği. Pirinç, makarna ve mercimekten yapılıyor; üzerine baharatlı domates, sarımsak, limon suyu, nohut ve çıtır kızarmış soğan serpiştirilerek servis ediliyor.
- Knefeh: Türkiye’de künefe olarak da bilinen knefeh, Arap ülkelerinde sokakta kolayca alınıp yenebiliyor. İçinde kullanılan peynir, ülkeden ülkeye değişiklik gösterebiliyor. Hemen hemen her ülkede yoğun şerbetli bir şekilde servis ediliyor.
Farklılıkları da benzerlikler gibi kucaklayan, ekşisi bol, zeytinyağı tadında ve susamı her yerine taşımış bu koşturmalı lezzetlerin her birini denemenize, paylaşmanıza ve üzerine konuşmanıza vesile olmayı dileriz.
İllüstrasyon: Cenk Güngör
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
11.000 okuru geçtik, sokak yemekleriyle kutluyoruz! Menü: Orta Doğu'dan ve şeflerden sokak yemekleri.
25 Kas 2020

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




