Marmara'da deniz salyası

Kötü planlanmış atık sistemleri, fazla balıkçılık ve küresel ısınmanın sebep olduğu, Marmara Denizi'ndeki müsilaj salgını, balık ve mercan çeşitlerini öldürüyor.
Marmara'da deniz salyası

9 Haziran - Coffee Department - Apéro
Coffee Department ile birlikte

Coffee Department’ın en yenisiyle tanışın İsveç Gothenburg Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma filtre kahvenin sağlık için yararlı olduğuna, hatta ömrü uzatabileceğine işaret ederken filtre edilmiş kahvenin hiç kahve içmeyenlere kıyasla herhangi bir nedenden ölüm riskini yüzde 15 oranında azalttığını belirtiyor. Ömrümüzü uzatırken bir yandan keyif yapmaya bakacak olursak; dünyadaki en kaliteli kahve çekirdeklerini bulmayı ve kahveseverlere en güzel kahve deneyimini yaşatmayı hedefleyen Coffee Department , yelpazesindeki kahvelere bir yenisini daha ekliyor. Bugün Apéro okuyucularını Coffee Department’ın en yenisi Diamantina ile tanıştırmak isteriz. Brezilya’dan Balat’a : Diamantina Bu kahvenin yetiştiği yer olan Cerrado bölgesi dünyanın en büyük kahve üreticisi olan Brezilya’nın güney doğusunda, deniz seviyesinden ortalama 1.000 metre yükseklikte yer alırken Atlantik okyanusuna kıyısı olan ve kahve tarımına oldukça elverişli düz bir arazide 45.000 üreticinin kahve tarımı yapmakta olduğu bir bölge olarak öne çıkıyor. Brezilya’da kahve üretim miktarının yüksek hacimli olmasının yanında üretilen kahvenin kalitesinin de üst düzey olduğunun işaretçisi olan Diamantina’yı Coffee Department şöyle anlatıyor: “ Gün kurusu fermantasyon tekniği sayesinde tatlılığı ile ön plana çıkan bu kahve, fincanınızda tuzlu karamel hissiyatında bir tatlılık, malta eriği gibi hafif bir asidite ve damakta uzun süre kalan malt tatları ile günün her saatinde içebileceğiniz, leziz bir kahve. ” Olgunlaşmış kahve meyvelerinin avlularda güneş altında kurutularak işlenmesinin ardından çekirdek üzerinde kuruyan meyve tabakasının ayıklanıp kavurmaya hazır hale getirildiği bu kahve için daha fazla söze gerek yok diyor ve keyifle içmenizi diliyoruz. Coffee Department : Balat ve Nişantaşı'ndaki iki şubesiyle hizmet veren Coffee Department, aynı zamanda İstanbul'un en iyi kahve kavurucularından biri ve dünyanın dört bir yanından topladığı en kaliteli çekirdekleri Balat'taki kavurmahanesinde işliyor. Coffee Department'ın kahveleriyle tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, ayrıca Coffee Department’ı Instagram’dan da takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Kıyısına kurulup güneşin dalgalarla oynaşını izlediğimiz sular artık çizgi filmlerde içine düşülünce kötülerin süper güç elde ettiği sıvılara benziyor. İçinde yüzmek ne kelime, insanın bakası dahi gelmiyor. Gelmesine de çok var. Ama sadece estetik veya keyfi kaygıların ötesinde bu, çevresel bir felaket. 

Marmara’da müsilaj: İlk defa 2007 sonbaharında İzmit Körfezi’nde görülen ve yıllar içinde görülmeye devam eden müsilaj, ekim ayından beri Marmara Denizi’nin yüzeyinde daha sık şekilde göze çarpıyor. Çeşitli sebeplerden dolayı dinamikleri değişen ekosistemde minik deniz canlılarından oluşan bir fitoplankton çeşidi, özellikle mart ayında büyük miktarda arttı. Bu artıştan sonra nüfusları azalan canlıların hücre içi sıvısı suya karışınca deniz salyası hâlinde su dibinde veya yüzeyinde görünmeye başladı. 

Sebebi atık planlamaları ve balıkçılık uygulamaları: Hidrolog Levent Artüz’e göre, günümüzdeki durumun temeli 1989’da İstanbul Kanalizasyon Revizyon Projesi ile safi ön arıtmadan geçen dışkı deşarjının Marmara Denizi’ne verilmesi yatıyor. Bu planın arkasındaki mantık, Akdeniz’den Karadeniz’e giden derin akıntıya doğru verilen atığın Karadeniz’e taşınması. İstanbul Üniversitesi’nde deniz biyoloğu Dr. Neslihan Özdelice’ye göre de balıkçılık faaliyetlerinin artması, planktonlardan beslenen balıkların gitmesiyle nüfusu hızlı miktarda artışa geçirmiş. Bir diğer sebep de küresel ısınmayla artan deniz sıcaklıklarının planktonların artmasına pozitif etkisi.

Etkileri: Yüzeyde bulunan deniz salyası deniz ile atmosfer arasına bir engel olduğundan denizi canlılar için daha zor yaşanır hâle getiriyor. Özellikle de balıklar oksijen eksikliğinden yaşayamıyor. Deniz salyası birikintileri aynı zamanda hareket kabiliyeti olmayan mercanları da öldürüyor. Birikintiler aynı zamanda besinsel değere sahip olduğu için virüs üretiyor ve deniz sağlığını tehdit ediyor.

Neler yapılabilir? 6 Haziran’da Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Toplantısı’nı gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yayımladığı eylem planına göre, müsilaj temizlenmesine başlanacak ve başlıca eylemler olarak atık su tesisleri güncellenecek ve atık boşaltım yöntemleri tekrar düzenlenecek. Balıkçılar için ekonomik destek sağlanacak; balıkçılığın ekosisteme uygun şekilde yapılması için koruma alanları genişletilecek. Bakan Murat Kurum’un Twitter paylaşımına göre temizlik için seferber edilen 25 yüzey temizliği teknesiyle süreç başlıyor ve eylem planı üç yıla yayılacak. 

Umut pek yok: Artüz’e göre, ölen fitoplankton ve başka deniz canlılarının nüfuslarının dönüşü olmadığı gerçeği, herhangi bir temizlik eyleminin umut vermesine engel oluyor. Bir ihtimal, uzun dönemde denizin doğru temizlik ve rehabilitasyon uygulamalarıyla Karadeniz’den gelebilecek deniz canlılarına ev olması ve tekrar canlı barındırmaya uygun hâle gelmesi mümkün. 

Denizlerin bakılamayacak kadar feci bir vaziyete sokulması acı. Uzman görüşleri farklı olsa da halkın bilinçlenmesi, ilgili kurumlara talepte bulunması gerektiği kesin. Marmara hepimizin olduğu kadar, sorumluluk da hepimizin.

Deniz salyası hakkında daha kapsamlı bilgiler için BirArtıBir'in Levent Artüz ile gerçekleştirdiği podcast serisi bu bağlantıda.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍴 Sofralarımızın en yeni misafiri

Haftanın menüsü: Çatalın sofralara gelişinin hikâyesi, Marmara'daki çevresel felakete bir bakış

09 Haz 2021

Coffee Department ile birlikte
İllüstrasyon: Ece Tugay

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Fas günlüğü: Essaouira’da pazardan mutfağa

Fas mutfağı, tek bir tarif ya da birkaç simge yemekle açıklanabilecek bir mutfak değil. Essaouira'da bir sabah pazarda başlayan gün; alışverişten pişirmeye, sofradan gündelik hayattaki rutinlere kadarki küçük ayrıntılarla bunun nedenini kendiliğinden anlatıyor.

01 Ağu 2026

Fas günlüğü: Essaouira’da pazardan mutfağa
apéroapéro

HİKAYE

Fas sokak mutfağının çıtır klasiği: Sebzeli briouates

Fas mutfağında briouates, ince yufkaya sarılan ve üçgen biçiminde hazırlanan en yaygın atıştırmalıklardan biri. Etli, peynirli ya da sebzeli farklı iç harçlarla yapılabilen bu tarif, özellikle aile sofralarında, çay saatlerinde ve ramazan döneminde sıkça yer buluyor. Warqa adı verilen geleneksel Fas yufkasıyla hazırlansa da baklava yufkasıyla da benzer bir sonuç elde edilebiliyor.

01 Ağu 2026

Fas sokak mutfağının çıtır klasiği: Sebzeli briouates
apéroapéro

HİKAYE

Tatlı ve tuzlunun buluştuğu Fas klasiği: Deniz ürünlü pastilla

Pastilla, Fas mutfağının en karakteristik yemeklerinden biri. Geleneksel olarak güvercin ya da tavuk etiyle hazırlanan bu kat kat börek, kıyı şehirlerinde deniz ürünleriyle de yorumlanıyor. İnce yufka, baharatlar ve farklı dokuların biraraya geldiği bu tarif, Fas mutfağının çok kültürlü lezzet anlayışını yansıtan en bilinen örneklerden biri.

01 Ağu 2026

Tatlı ve tuzlunun buluştuğu Fas klasiği: Deniz ürünlü pastilla
apéroapéro

HİKAYE

Geleneksel bir Fas keki: Portakallı meskouta

Meskouta, Fas'ta ev mutfağının en bilinen keklerinden biri. Bölgelere göre limonlu, yoğurtlu ya da portakallı farklı versiyonları hazırlanıyor. Özellikle turunçgillerin bol yetiştiği dönemlerde yapılan portakallı meskouta, çayın yanında ikram edilen klasik ev tatlıları arasında yer alıyor.

01 Ağu 2026

Geleneksel bir Fas keki: Portakallı meskouta
apéroapéro

HİKAYE

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?

Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.

25 Tem 2026

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?