Kahvenin rafine hâli: Probador Colectiva

Probador, Tophane’nin bir yokuşunda kahveciden çok tadım yapılan bir laboratuvar gibi.
Kahvenin rafine hâli: Probador Colectiva

15 Eylül - Tazedirekt - Apéro
Tazedirekt ile birlikte

Tazedirekt her mevsim yanınızda

Mevsim geçişlerinin “bi öyle bi böyle” olan hava koşullarına karşı vücudunuzun verdiği direnç mücadelesinde hiç korkmayın ki yalnız değilsiniz. Sağlığınızı korumaya yardımcı olmak için Tazedirekt her zaman olduğu gibi yine yanınızda.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Probador Colectiva’yı bana Kolombiyalı komşum önerdi. Kahveyi Kolombiya'dan biri önerirse dinlemek gerek — Türkiye'de yaşayan birinin taharet musluğu önermesi gibi tavsiyeyi uzmanından almak en iyisi. Dediğine göre yerliler arasında pek bilinmese de expat topluluğu içinde tercih edilen bir yer. Nitekim boş mekâna gittiğimde benden sonra ilk teşrif edenler Almanya'dan geliyordu. 

Probador, kahvenin sunulmasından ibaret olan bir yer değil, aynı zamanda işlendiği bir alan. Her pazartesi kavurdukları kahveler teşhirde duruyor, açıklamaları da detaylıca menüde yer alıyor. Her hafta iki çekirdekten espresso yapıyorlar. Başka şehirleri bilemem ama İstanbul’da bir kahvecide espressonun farklı kahve çekirdeklerinden yapılması da pek alışılageldik değil. Belki Tokat’ta durum farklıdır, bilemem.

Denememiş olsam da çay menüsü de derinlikli, ithal çaylardan oluşuyor. Bir yandan kahve ve çay çeşitliliği ve katlanılan zahmet bariz. Bir yandan da burası insanın "kafe" deyince aklına gelen her içeceği tüketeceği bir mekân olduğuna dair bir vaatte bulunmuyor. Probador doğal olarak Starbucks menüsünden hâllice kombinasyonlu siparişler verebileceğiniz bir yer değil, süt eklenen kahveler mevcut fakat az. Kahvenin ve çayın rafine hâli öne çıkıyor. 

Sıcaklar kadar soğuklar da leziz. Bu kadar çeşit cold brew (soğuk demleme) sunan Türkiye’de sanıyorum ki başka bir mekân yok. SL 28 kodlu cold brew'ları asiditesi düşük kahveleri tercih ettiğim için bana önerildi. Kakao notaları ön planda, akıcı ve yumuşak bir cold brew. 

Cold brew'ların tatlı tasarımlı etiketlerinin arasında benzer tarzda fakat kendini ayıran bir kombucha gözüme çarpıyor — üstünde Cascara yazılı. Biraz sohbet ve cep telefonunda hızlı bir aramadan sonra cascara kelimesinin İspanyolca "kabuk" anlamına geldiğini ve bu bağlamda kahve meyvesinin kurutulmasından sonra demlenmesiyle elden edilen çaya dendiğini öğreniyorum. Kahve çekirdeğinin etrafını sarmalayan bu meyve kısmı kombuchada kullanıldığı için adı Cascara. Vişne aromaları yoğun, asit hissi az olmasına rağmen ferah bir tada sahip, içinde de meğer biraz kafein bulunuyor. Yanda bir kavanozda kahve meyvesi kabuklarının kurutulmuş hâlleri bekliyor. Koku kiraz gibi, biraz da tütünümsü — yeni açılmış bir antikacıda dolaşmak gibi. SL 28 cold brew tatlılara, cascara kombucha da fesleğenli, peynirli bir sandviçe güzel gider kanımca. Lakin Probador’da atıştırmalık menüde yok. 

Burası az kişinin bildiği, daha da az kişinin gittiği bir yer. Bu satırları yazarken aklımdan bir hinlik yapıp ismini saklamak geçmedi değil. Nitekim bunu rica eden apéro okurları da oldu. İnsanın sevdiği bir mekânı gönlüne yakın yerde sır gibi saklaması bir süre güzel olsa da uzun vadede mantıklı seçenek değil. İyi yerlerin ortaya çıkarılması, tavsiye edilmesi bu yerlere yönelik talebi artırıyor. Bu talep de ya bu yerlerin marka olarak büyümesini ve çoğalmasını ya da benzer kalitede yerlerin rekabet olarak çoğalmasına ön ayak oluyor. Ucuz kopyalar tabii ki bu çarkın bir parçası fakat kısa soluklu ömürlere sahip olmaları konsept çalıp kaliteyi imitasyona taşıyamayanları denklemde etkisiz elemana çeviriyor. 

Probador Colectiva iki sebeple bu sürecin biraz dışında. Birincisi kahveci kültürü doruk noktasında. Artık kopyalanacak bir tarafı kalmadı denebilir — Probador’un tadım ve kaynak odaklı kahvecilik konsepti yenilikçiliğiyle değil icrasında kalitesiyle öne çıkıyor. Bu da bizi ikinci sebebe getiriyor: ustalık. Probador belli ki damak tadı kuvvetli, bu işi ayakbastı parası veya hikâyeye dayanan bir gastronomik işgaliye için değil, hakiki lezzet ve kalite arayışı için uğraşan ehil bireyler tarafından yürütülüyor. 

Tophane’nin bir yokuşunda çaktırmadan duran Probador Colectiva’yı parmakla işaret ederken niyetim, sükûnet dolu büyüsünü bozmak değil. Bozacağımı da sanmıyorum — ortamın sosyal kapitalinden değil, kahvenin ustalıkla işlenmesinden zevk alan insanların teşrif edeceği mekânın sükûneti azalsa da büyüsüne tanışıklıklar ekleyecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

❇️ Vegan şarap

Şarabı vegan yapan koşullar, bir kahveci önerisi, sözlükte yeni kelime.

15 Eyl 2021

Tazedirekt ile birlikte
İllüstrasyon: Yasemin Güney Erten

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Tada dair: Burnumuzun bildiği, dilimizin bilmediği

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Cansın Gelişli

·

31 Eki 2026

Tada dair: Burnumuzun bildiği, dilimizin bilmediği
apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam