Kahvenin rafine hâli: Probador Colectiva

Probador, Tophane’nin bir yokuşunda kahveciden çok tadım yapılan bir laboratuvar gibi.
Kahvenin rafine hâli: Probador Colectiva

15 Eylül - Tazedirekt - Apéro
Tazedirekt ile birlikte

Tazedirekt her mevsim yanınızda Mevsim geçişlerinin “bi öyle bi böyle” olan hava koşullarına karşı vücudunuzun verdiği direnç mücadelesinde hiç korkmayın ki yalnız değilsiniz. Sağlığınızı korumaya yardımcı olmak için Tazedirekt her zaman olduğu gibi yine yanınızda. Neler var? Aniden soğuyan havalarda içinizi ısıtmak üzere bekleyen Temmuz Organik’in tamamen doğal bitki çayları; C vitamini, çinko ve yüksek lif gibi içeriklerle özel olarak hazırlanan bağışıklık ve sindirim sistemini desteklemeye yardımcı The Life Co takviye gıdaları; antioksidan özelliğe sahip bileşikleri doğal olarak bulunduran Umay propolis, organik ballar ve arı ürünleri; içerdiği yüksek besin değeriyle probiyotik kaynağı olan organik sirkeler; daha fazla kolajen, daha fazla mineral ve daha güçlü kemik sağlığı için ideal ilikli kemik suları; mevsiminde tüketerek doğallığın gücünü hissedebileceğiniz %100 organik taze meyve-sebzeler sağlığınızı korumak üzere Tazedirekt’te sizleri bekliyor. Neden önemli? Uzmanlar, bağışıklık sisteminin zayıflamasının nedenleri arasında kötü beslenmeyi ve hareketsiz bir yaşam sürmeyi gösteriyor. Bu nedenle, düzenli ve dengeli beslenme alışkanlıkları geliştirmek özellikle mevsim geçişlerinde vücudun direncini korumak için önem taşıyor. Güvenle tüketebileceğiniz gıdalarla buluşmak için Tazedirekt’i ziyaret edebilir, 17 Eylül Cuma 23.59’a kadar sürecek "Kışa Hazırlık" indiriminden yararlanmak için bu listeye göz atabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Probador Colectiva’yı bana Kolombiyalı komşum önerdi. Kahveyi Kolombiya'dan biri önerirse dinlemek gerek — Türkiye'de yaşayan birinin taharet musluğu önermesi gibi tavsiyeyi uzmanından almak en iyisi. Dediğine göre yerliler arasında pek bilinmese de expat topluluğu içinde tercih edilen bir yer. Nitekim boş mekâna gittiğimde benden sonra ilk teşrif edenler Almanya'dan geliyordu. 

Probador, kahvenin sunulmasından ibaret olan bir yer değil, aynı zamanda işlendiği bir alan. Her pazartesi kavurdukları kahveler teşhirde duruyor, açıklamaları da detaylıca menüde yer alıyor. Her hafta iki çekirdekten espresso yapıyorlar. Başka şehirleri bilemem ama İstanbul’da bir kahvecide espressonun farklı kahve çekirdeklerinden yapılması da pek alışılageldik değil. Belki Tokat’ta durum farklıdır, bilemem.

Denememiş olsam da çay menüsü de derinlikli, ithal çaylardan oluşuyor. Bir yandan kahve ve çay çeşitliliği ve katlanılan zahmet bariz. Bir yandan da burası insanın "kafe" deyince aklına gelen her içeceği tüketeceği bir mekân olduğuna dair bir vaatte bulunmuyor. Probador doğal olarak Starbucks menüsünden hâllice kombinasyonlu siparişler verebileceğiniz bir yer değil, süt eklenen kahveler mevcut fakat az. Kahvenin ve çayın rafine hâli öne çıkıyor. 

Sıcaklar kadar soğuklar da leziz. Bu kadar çeşit cold brew (soğuk demleme) sunan Türkiye’de sanıyorum ki başka bir mekân yok. SL 28 kodlu cold brew'ları asiditesi düşük kahveleri tercih ettiğim için bana önerildi. Kakao notaları ön planda, akıcı ve yumuşak bir cold brew

Cold brew'ların tatlı tasarımlı etiketlerinin arasında benzer tarzda fakat kendini ayıran bir kombucha gözüme çarpıyor — üstünde Cascara yazılı. Biraz sohbet ve cep telefonunda hızlı bir aramadan sonra cascara kelimesinin İspanyolca "kabuk" anlamına geldiğini ve bu bağlamda kahve meyvesinin kurutulmasından sonra demlenmesiyle elden edilen çaya dendiğini öğreniyorum. Kahve çekirdeğinin etrafını sarmalayan bu meyve kısmı kombuchada kullanıldığı için adı Cascara. Vişne aromaları yoğun, asit hissi az olmasına rağmen ferah bir tada sahip, içinde de meğer biraz kafein bulunuyor. Yanda bir kavanozda kahve meyvesi kabuklarının kurutulmuş hâlleri bekliyor. Koku kiraz gibi, biraz da tütünümsü — yeni açılmış bir antikacıda dolaşmak gibi. SL 28 cold brew tatlılara, cascara kombucha da fesleğenli, peynirli bir sandviçe güzel gider kanımca. Lakin Probador’da atıştırmalık menüde yok. 

Burası az kişinin bildiği, daha da az kişinin gittiği bir yer. Bu satırları yazarken aklımdan bir hinlik yapıp ismini saklamak geçmedi değil. Nitekim bunu rica eden apéro okurları da oldu. İnsanın sevdiği bir mekânı gönlüne yakın yerde sır gibi saklaması bir süre güzel olsa da uzun vadede mantıklı seçenek değil. İyi yerlerin ortaya çıkarılması, tavsiye edilmesi bu yerlere yönelik talebi artırıyor. Bu talep de ya bu yerlerin marka olarak büyümesini ve çoğalmasını ya da benzer kalitede yerlerin rekabet olarak çoğalmasına ön ayak oluyor. Ucuz kopyalar tabii ki bu çarkın bir parçası fakat kısa soluklu ömürlere sahip olmaları konsept çalıp kaliteyi imitasyona taşıyamayanları denklemde etkisiz elemana çeviriyor. 

Probador Colectiva iki sebeple bu sürecin biraz dışında. Birincisi kahveci kültürü doruk noktasında. Artık kopyalanacak bir tarafı kalmadı denebilir — Probador’un tadım ve kaynak odaklı kahvecilik konsepti yenilikçiliğiyle değil icrasında kalitesiyle öne çıkıyor. Bu da bizi ikinci sebebe getiriyor: ustalık. Probador belli ki damak tadı kuvvetli, bu işi ayakbastı parası veya hikâyeye dayanan bir gastronomik işgaliye için değil, hakiki lezzet ve kalite arayışı için uğraşan ehil bireyler tarafından yürütülüyor. 

Tophane’nin bir yokuşunda çaktırmadan duran Probador Colectiva’yı parmakla işaret ederken niyetim, sükûnet dolu büyüsünü bozmak değil. Bozacağımı da sanmıyorum — ortamın sosyal kapitalinden değil, kahvenin ustalıkla işlenmesinden zevk alan insanların teşrif edeceği mekânın sükûneti azalsa da büyüsüne tanışıklıklar ekleyecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

❇️ Vegan şarap

Şarabı vegan yapan koşullar, bir kahveci önerisi, sözlükte yeni kelime.

15 Eyl 2021

Tazedirekt ile birlikte
İllüstrasyon: Yasemin Güney Erten

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli