Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
Yazdığımız yazının mürekkebi kurumadan bambaşka gelişmelerin olduğu zamanlardayız. 28 Şubat 2026 tarihinden bu yana ABD-İran-İsrail savaşının olası ekonomik etkilerini konuşuyoruz. Karanlığın çok olduğu ortamlarda kesin kanılara varmak imkansız. O nedenle gelecekte olabilecek olasılıklara göre senaryolar üzerinden konuşuyoruz.

Yanı başımızda yaşanan gelişmeler, savaşların ekonomi üzerinde yaratabileceği en olumsuz sonuçlardan birine bizi her geçen gün daha fazla yaklaştırıyor. Mart ayı toplantısına bu koşullarda giren TCMB, ilk kozunu "bekle-gör" diyerek oynadı.

Hukukun bir çatışma ya da siyasi baskı aracı olarak kullanılması anlamına gelen "lawfare'" kavramı; son dönemde pek çok davada karşımıza çıkıyor. Peki, mahkeme kararlarının sistematik olarak yok sayılması olağan bir yargı süreci mi, yoksa hukuk devletinin fiilen askıya alınması mıdır?

Son yıllarda pandemi, enflasyon ve tedarik zinciri kriziyle baş etmeye çalışan küresel iş dünyası, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından başlayan çatışmalar nedeniyle yeni bir belirsizlik dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Enerji maliyetleri, tedarik zinciri kesintileri ve siber saldırı girişimleri, bu iklimde iş dünyası açısından üç temel risk faktörü olarak öne çıktı.

Okullarda yükselen şiddet son günlerde en çok konuştuğumuz gündem maddelerinden. Öte yandan şiddetin fail ve mağdur dışında bir aktörü daha var: İzleyenler. İzleyenleri nasıl güçlendirip aktif savunuculara/destekçilere dönüştürebileceğimiz üzerine daha fazla kafa yormamız gerekiyor. Ve belki de en kritik soru şu: Çocuklara sessiz kalmayı mı öğretiyoruz, yoksa haksızlık karşısında birbirlerinin yanında durmayı mı?

Kopenhag’daki üç Michelin yıldızlı Noma, yirmi yılı aşkın süredir küresel gastronominin zirvesindeki isimler arasında sayılıyordu. Ancak restoran bugün mutfağında pişenlerle değil, ciddi istismar iddialarıyla gündemde. Bireysel tanıklıklar üzerinden başlayan tartışma; haber dosyaları, kurumsal özürler ve sponsorluk iptalleriyle devam ederken bir süre daha gündemde kalacak gibi görünüyor.

Binlerce yıldır savaşlarda taraflar, kuyuları zehirleyerek, köprüleri yakarak ya da demiryollarına, petrol rafinerilerine ve havaalanlarına saldırarak rakiplerinin altyapısında tahribat yaratmaya çalışıyor. Güncel olarak Orta Doğu’da yaşanan savaş ise veri merkezlerinin artık listeye yeni bir hedef olarak eklendiğini ortaya koyuyor.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Fatma Öğretmen vakası, bizi temel bir soruya götürüyor: Şiddeti yalnızca cezayla önlemek mümkün değilse çocukların içine doğdukları dünyayı nasıl değiştireceğiz? Şiddetin yeşerdiği toplumsal iklim dönüşmedikçe, ne cezalar ne de teknolojik çözümler tek başına yeterli olacaktır. Geleceğin adaleti, özgürce kurulan, eşit yaşanan ilişkilerden doğan bilinçle, vicdanla kurulabilir.

SON HABERLER
• Moskova konser saldırısı davası: Moskova’daki Crocus City Hall konser salonuna Mart ayında düzenlenen ve onlarca kişinin öldüğü silahlı saldırıyla ilgili davada, Rus mahkemesi 15 sanığı terör suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların, saldırının planlanması, finansmanı ve icrasına katılmakla suçlandığı, mahkemenin eylemi “terör saldırısı” olarak nitelendirdiği aktarıldı. Saldırıda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı, konser salonunda büyük çaplı yangın çıktığı ve binanın ağır hasar aldığı bildirildi. Rus güvenlik güçlerinin saldırı sonrası geniş çaplı operasyon yürüttüğü, saldırganların ve destekçilerinin ülkenin farklı bölgelerinde yakalandığı ifade edildi. Dava sürecinde sanıkların bazılarına ek olarak para cezaları ve mülklerine el koyma kararları verildiği, savcılığın cezaların caydırıcılık taşıdığını vurguladığı belirtildi.• İran savaşına destek sorgulandı: İran'da başlangıçta dış saldırıların rejimi hızla çökerteceğini uman bazı hükümet karşıtları, Tahran ve diğer şehirlerde süren bombardımanlar, artan sivil kayıplar ve belirsiz siyasi sonuçlar nedeniyle savaş konusundaki tutumlarını yeniden değerlendirdi. Tahran'da yaşayan 31 yaşındaki mühendis Sama, saldırılar başladığında rejimin dayanamayacağını düşündüğünü ve Ayetullah Ali Hamaney'in öldürüldüğü açıklandığında ailesiyle kutlama yaptığını, ancak iki hafta içinde patlamalar ve kâbuslar nedeniyle korku ve endişe yaşamaya başladığını anlattı. Sama, çevresindeki bazı kişilerin mahallelerinin hedef olup olmayacağını sorguladığını, patlama sesleri ve onlarla ilgili kâbuslar yüzünden uyuyamadığını, başlangıçtaki umut havasının yerini tedirginliğe bıraktığını söyledi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 28 Şubat'tan bu yana yaklaşık 3,2 milyon kişinin evlerini terk ettiğini, saldırılar sürdükçe bu sayının artmasının ve insani durumun daha da ağırlaşmasının beklendiğini açıkladı. Ülkenin kuzeyindeki bir şehirde yaşayan 28 yaşındaki öğretmen Mina, dinci düzenin sona ermesini istemeyi sürdürdüğünü ancak devasa yangınlar, patlamalar ve korkmuş çocukları gördükçe savaşın ülkeyi mahvedip etmeyeceğinden kaygı duyduğunu ifade etti. Mina, başta rejimin çöküşünü açıkça tartışan bazı arkadaşlarının, savaş uzadıkça ve üst düzey yetkililer görevde kaldıkça daha temkinli davrandığını, “Ya geriye yıkıntılar ve aynı mollalar ve aynı hükümet kalırsa?” sorusunun sıkça dile getirildiğini aktardı.• Yellen ile He Çin görüşmesi: ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile küresel ekonomik ve ticari ilişkileri ele almak üzere Paris’te yüz yüze bir görüşme yaptığını ve temasların iki ülke arasındaki ekonomik diyaloğun sürdürülmesi amacıyla düzenlendiğini bildirdi. Görüşmenin, ABD ile Çin arasında ticaret, teknoloji ve yatırım alanlarında süren gerilimlerin yönetilmesi ve iletişim kanallarının açık tutulması hedefiyle yapıldığı aktarıldı. Yellen’in, ABD’nin ulusal güvenlik kaygıları ile ekonomik çıkarlarını dengelemeye dönük politikalarını He Lifeng’e anlattığı ve şeffaflık vurgusu yaptığı ifade edildi. Çin tarafının ise Washington’un uyguladığı ihracat kontrolleri ve yaptırımlar konusundaki endişelerini gündeme getirdiği ve bu önlemlerin kaldırılması çağrısında bulunduğu belirtildi. Tarafların, iklim finansmanı ve küresel borç sorunları gibi çok taraflı ekonomik konularda da işbirliği alanlarını değerlendirdiği kaydedildi.• Netanyahu'dan Hamaney açıklaması: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran lideri Mücteba Hamaney'i, Devrim Muhafızları'nın kontrolünde olan ve halkın önüne çıkamayan bir kukla olarak nitelendirdi. Netanyahu, Hamaney için "halkın önüne çıkamayan, Devrim Muhafızları'nın elindeki bir kukla" ifadesini kullandı.• Hamaney'den Hürmüz Boğazı sözü: Mücteba Hamaney, İran’ın düşmanları üzerinde baskı kurmak amacıyla Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma sözü verdi. Hamaney, Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulmasının İran’ın düşmanlarına karşı baskı aracı olarak kullanılacağını ifade etti.• Michigan'da sinagog saldırı girişimi: ABD'nin Michigan eyaletinde bir kişinin sinagoga saldırı girişiminde bulunduğu ve olayın polis müdahalesiyle durdurulduğu bildirildi. Saldırı girişiminin ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi ve sinagog çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Yetkililer, saldırı girişimiyle ilgili soruşturma başlatıldığını ve şüphelinin olası motivasyonunun incelendiğini açıkladı. Olay sonrası sinagogdaki faaliyetler geçici olarak durduruldu ve cemaat üyelerine güvenlik uyarıları yapıldı.• Küresel bankalardan güvenlik adımı: İran’ın saldırılarını çeşitlendirebileceği sinyalleri sonrası küresel kredi kuruluşları, Körfez bölgesindeki bankacılık faaliyetlerinde güvenlik önlemlerini artırarak bölgesel gerilimlerin finansal işlemleri aksatabileceği endişesini güçlendirdi. İran’ın farklı türde saldırılar düzenleyebileceğine dair işaretler, Körfez’de faaliyet gösteren bankalar için risk algısını yükseltti. Küresel kredi kuruluşlarının ihtiyatlı hamleleri, bölgedeki bankacılık operasyonlarının siyasi ve güvenlik kaynaklı şoklara karşı kırılganlığını ortaya koydu.• ABD ile AB ticaret gerilimi: Avrupa Birliği (AB), ABD yönetiminin Avrupa şirketlerine yönelik "haksız ticaret uygulamaları" suçlamalarına yanıt olarak Brüksel’de yaptığı açıklamada, ticaret politikalarının Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla uyumlu olduğunu savundu ve iddiaları reddetti. AB Komisyonu, ABD’nin özellikle sanayi sübvansiyonları ve düzenleyici uygulamalar üzerinden AB’yi hedef alan açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Brüksel, AB’nin iklim ve sanayi politikaları kapsamında uyguladığı desteklerin şeffaf olduğunu ve tüm ticaret ortaklarına aynı kuralların uygulandığını vurguladı. AB tarafı, Washington ile ticaret ve sanayi politikalarına ilişkin görüş ayrılıklarının diyalog ve mevcut ikili mekanizmalar üzerinden ele alınması çağrısında bulundu. ABD yönetimi, son dönemde yaptığı açıklamalarda Avrupa’daki bazı düzenlemelerin Amerikan şirketleri aleyhine rekabet dezavantajı yarattığını öne sürmüştü.• İran'dan petrol uyarısı: İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan, İsrail ile gerilimin büyümesi ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması halinde küresel petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara çıkabileceğini öne sürdü. Ahmediyan, Batılı ülkelerin İsrail'e verdiği desteğin bölgesel çatışmayı tırmandırdığını ve enerji arz güvenliğini riske attığını savundu. İranlı yetkili, Hürmüz Boğazı'nın dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği stratejik bir geçiş noktası olduğunu hatırlattı. Açıklamada, olası bir deniz trafiği kesintisinin özellikle Avrupa ve Asya ekonomilerinde ciddi arz şoklarına yol açabileceği iddia edildi. Ahmediyan, petrol fiyatlarındaki sert yükseliş senaryosunun, Batı'nın Orta Doğu politikasını gözden geçirmesi için bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti.• S-400 füze sistemi: Rusya üretimi S-400 hava savunma sisteminin teknik özellikleri, Rusya, Türkiye, Ukrayna, Suriye ve Kaliningrad gibi bölgelerdeki konuşlandırılması ve Türkiye’nin bu sistemi almasının NATO ve ABD ile ilişkilerde yarattığı siyasi tartışmalar 18 Eylül 2024 tarihli analizde ele al... Türkiye, Rusya’dan 2,5 milyar dolar karşılığında satın aldığı S-400 sistemlerinin ilk bataryasını 2019’da teslim aldı ancak bu sistemleri henüz aktif kullanıma sokmadı. S-400’ler, insanlı ve insansız hava araçları ile seyir ve balistik füzeleri vurma kapasitesine sahip oldu; 400 kilometre azami menzil, 30 kilometre irtifa ve eş zamanlı 80 hedefi angaje edebilme özellikleriyle tanımlandı. Sistem, 3 bin 500 kilometreye kadar mesafeden fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha edebildi; 1,8 ton ağırlığında, 8 metre uzunluğunda, yaklaşık 50 santimetre çapında ve 145 kilograma kadar savaş başlığı taşıyan füzeler kullandı. Uzun menzilli izleme radarı havadaki nesneleri takip ederek veriyi komuta aracına iletti; komuta aracı hedefi tanımladıktan sonra en uygun fırlatma aracına veri gönderdi ve angajman radarı füzenin hedefe yönelmesine yardımcı oldu. S-400’ün geliştirilmesine 1993’te başlandı, testleri 1999 sonunda yapıldı ve sistem 2007’de Moskova’nın hava savunması için ilk kez faaliyete geçirildi. Mevcut S-400 mimarisinde kullanılan teknolojinin yaklaşık %70-80’inin önceki model S-300’den alındığı, bunlar arasında füze depolama sandıkları, fırlatma rampaları ve radarların bulunduğu aktarıldı. Moskova yönetimi, Kasım 2016’da Kaliningrad’a S-400 ve İskender füzeleri konuşlandırdı; ABD bu adımı “Avrupa’yı istikrarsızlaştırmaya dönük bir adım” olarak nitelendirdi.YAYINLARI KEŞFET
ABD-İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misilleme operasyonları 11. gününde devam ediyor. Millî Savunma Bakanlığı, NATO'nun bölgede savunma tedbirlerini artırma planı kapsamında Malatya'ya Patriot hava savunma sistemlerinin konuşlandırılacağını açıkladı.
10 Mar 2026

AB’nin özellikle stratejik sektörlerde üretimi Avrupa içinde tutmayı ve güçlendirmeyi amaçladığı “Made in EU” etiketinin kapsamı, yakın zamanda Türkiye’de üretilen bazı ürün ve parçaları da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu güncelleme, ihracatının büyük bir bölümünü Avrupa’ya yapan otomotiv sektöründe geniş çapta yankı uyandırdı.

Brent petrol varil fiyatının 110 dolar seviyesine yükselerek son 4 yılın zirvesini kaydetmesi, Avrupa LNG fiyatlarının 60 avro düzeylerine yaklaşması ve Hürmüz’den geçen emtia fiyatlarının her gün peş peşe zirveler kaydetmiş olması küresel piyasalar için enerji krizi riski çanlarını en şiddetli şekilde çaldı.

Ödüllerle dolu festival yolculuğunun ardından 6 Mart'ta gösterime giren "Tavşan İmparatorluğu"nun yönetmen ve senaristi Seyfettin Tokmak ile filmin yapım sürecini, gerçek ve fantastikle ilişkisini ve görsel dünyasını konuştuk.

Dünya genelinde her beş çocuktan biri silahlı çatışma altında yaşıyor. War Child Vakfı; Damon Albarn, Depeche Mode, Arctic Monkeys, Olivia Rodrigo, Fontaines D.C., Pulp, Beth Gibbons gibi yıldız müzisyenlerin yer aldığı “Help (2)” ile savaş bölgesinde yaşayan çocuklara yardım etmeyi amaçlıyor. Albümün yönetici yapımcılarından Toby L. ile müziğin günümüzdeki gücü üzerine konuştuk.









































