Bir yapı yarım kaldığında onu tamamlamak mimarın vizyonunu sürdürmek anlamına mı gelir, yoksa bu yarım kalmışlık da mimarlık tarihinin bir parçası olarak korunmalı mıdır? Sagrada Familia örneği üzerinden yarım kalmış mimari eserlerin geleceğini, ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Celal Abdi Güzer ve Atatürk Kültür Merkezi’nin mimarı, MURAT TABANLIOĞLU Studio kurucusu Murat Tabanlıoğlu’na sorduk.

Belki de bu Babalar Günü’nde babalara, erkekliğin duygusuz zırhını kuşanıp iktidar üretmedikleri; aksine evin görünmez yüküne, çocuğun kırılganlığına, yaşamın ortaklığına omuz verdikleri için teşekkür edebiliriz. Fakat asıl teşekkür, gelecekte buna ayrıca teşekkür etmeye gerek kalmamasını sağlamaktır.

Türkiye’de 90’larda çıkış yapan sanatçıların konserlerinde hâlâ binlerce kişiyi biraraya getirmesi, 90’lar gecelerinde mekanların dolup taşması ya da bu şarkıların daha ilk saniyelerinden insanların hep bir ağızdan eşlik etmeye başlaması tesadüf değil. Tanıdık sesler, tanıdık ritimler, tanıdık sözler bir süreklilik duygusu yaratıyor. Kendimizi hikayemizin içinden düşmüş gibi hissettiğimiz anlarda, geçmiş bizi yeniden kendimize ilikliyor.

Babalar Günü'ne ilk burun kıvıranlar, onu "fazla yumuşak" bulan erkeklerdi. Aradan bir asır geçti; elimizdeki bütün o kitaplar ve filmler, baba denen figürün sertliğiyle değil, hep ertelediği şefkatiyle hatırlandığını gösteriyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları, söylenmemiş sözleri ve yarım kalmış yakınlıkları anlatan yönetmen Joachim Trier bunu tek cümleye sığdırıyor: “Şefkat yeni punk’tır.”

36. NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılacak. NATO’da stratejik hedeflere ulaşmaktaki kural "alabildiğinizi almak, ancak hep masada kalmak" olarak tanımlanıyor. Zira bugün istediğinizin %3’nü, yarın ise %97’ini alabilmeniz çok mümkün. Peki Türkiye için riskler ve fırsatlar neler?

Artık bir konuyu gerçekten öğrenmek isteğinizde bu isteğin önünde neredeyse engel kalmadı. Öğrenmek aşırı kolaylaştı ama paradoksal olarak bu bir yılgınlık da yarattı. Üstelik bu yetenek paniği bireysel bir sıkıntı da değil. Dünya Ekonomik Forumu'nun verileri ABD'de bilgi eskimesinin ekonomiye yıllık maliyetinin 1,1 trilyon dolara ulaştığını söylüyor. Peki ne yapmalı?

"Disclosure Day", Spielberg’ün rüya fabrikası yaratıcı dünyasını, kurmaca ya da dönem filmleriyle günümüze ışık tutan ciddi sineması ile birleştirirken, filmografisinde kullandığı tüm iksirleri bir kazanda karıştırıyor.

21 Haziran Dünya Müzik Günü’nde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İstanbul’un hafızasına yer etmiş şarkılara ev sahipliği yapacak. İBB Türk Sanat Müziği Topluluğu, İBB Türk Halk Müziği Topluluğu ve İBB Kent Orkestrası’nın sahne alacağı gecede Murat Meriç de “Şarkılarla Memleket Tarihi” başlığıyla kolektif hafızamızda yer alan memleket hikayelerini anlatacak. Meriç ile konseri ve bugünün memleket müziğini konuştuk.

Türkiye’nin önde gelen galerilerinden Öktem Aykut, bu yıl ilk kez sanat dünyasının önemli merkezlerinden Art Basel’e Koray Ariş ile katılacak. Galerinin kurucularından Doğa Öktem ile Koray Ariş’i Art Basel’de temsil etme kararlarını, piyasa dinamikleri içinde kendi özgün duruşlarını nasıl koruduklarını ve bu önemli eşiğin galerinin geleceğine nasıl etki edeceğini konuştuk.

Bundan tam 24 yıl önce Mars’a insan gönderme hedefiyle yola çıkan SpaceX, CEO’su Elon Musk’ın “%10 başarı şansı” verdiği son derece riskli bir girişim olarak kurulmuştu. İlk yıllarında roket patlamaları, iflas riski ve mali sıkıntılarla mücadele eden şirket, tarihin en büyük halka arzına imza atarak piyasa değerini 2,6 trilyon dolara çıkardı. Hâlâ borsadaki varlığı pek çok analist tarafından riskli görülse de bu başarı, bir zamanlar kurucusunun %10’dan daha düşük bir hayatta kalma şansı verdiği bir şirket için hiç de fena değil.

Bugünün Gündemi
📬 Memleket şarkıları, Art Basel gündemi21 Haziran Dünya Müzik Günü’nde Harbiye Açık Hava Tiyatrosu, Murat Meriç eşliğinde “Şarkılarla Memleket Tarihi”ne ev sahipliği yapacak. 290 galeriyi ve yaklaşık 4 bin sanatçıyı ağırlayan Art Basel 2026 sona eriyor.
Yazarlar

Her sabah, beş dakikalık gündem özeti eposta kutunda.
Kısa, yalın, öz.

İŞ DÜNYASI
TÜMÜNÜ OKU
SpaceX’in rekor halka arzı: Yüzde 10 başarı şansından 2,6 trilyon dolar piyasa değerine Bundan tam 24 yıl önce Mars’a insan gönderme hedefiyle yola çıkan SpaceX, CEO’su Elon Musk’ın “%10 başarı şansı” verdiği son derece riskli bir girişim olarak kurulmuştu. İlk yıllarında roket patlamaları, iflas riski ve mali sıkıntılarla mücadele eden şirket, tarihin en büyük halka arzına imza atarak piyasa değerini 2,6 trilyon dolara çıkardı. Hâlâ borsadaki varlığı pek çok analist tarafından riskli görülse de bu başarı, bir zamanlar kurucusunun %10’dan daha düşük bir hayatta kalma şansı verdiği bir şirket için hiç de fena değil.
TEKNOLOJİ
TÜMÜNÜ OKU
Yetilerimiz artık yetmezken: Yapay zeka çağında ‘öğrenme yılgınlığı’yla nasıl baş ederiz?Artık bir konuyu gerçekten öğrenmek isteğinizde bu isteğin önünde neredeyse engel kalmadı. Öğrenmek aşırı kolaylaştı ama paradoksal olarak bu bir yılgınlık da yarattı. Üstelik bu yetenek paniği bireysel bir sıkıntı da değil. Dünya Ekonomik Forumu'nun verileri ABD'de bilgi eskimesinin ekonomiye yıllık maliyetinin 1,1 trilyon dolara ulaştığını söylüyor. Peki ne yapmalı?
FİNANS
TÜMÜNÜ OKU
Etki tahvilleri: Sosyal ve çevresel proje finansmanında yeni bir modelSon yıllarda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasını desteklemek amacıyla geliştirilen yenilikçi finansman mekanizmaları arasında etki tahvilleri önemli bir yer edindi. Kamu kaynaklarının yetersiz kaldığı alanlarda kullanılan bu araçlar, sosyal ve çevresel problemlerin çözümüne yönelik programların finansmanında sonuç odaklı bir yaklaşım sunmakta.
SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
Bir yapı yarım kaldığında onu tamamlamak mimarın vizyonunu sürdürmek anlamına mı gelir, yoksa bu yarım kalmışlık da mimarlık tarihinin bir parçası olarak korunmalı mıdır? Sagrada Familia örneği üzerinden yarım kalmış mimari eserlerin geleceğini, ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Celal Abdi Güzer ve Atatürk Kültür Merkezi’nin mimarı, MURAT TABANLIOĞLU Studio kurucusu Murat Tabanlıoğlu’na sorduk.

Belki de bu Babalar Günü’nde babalara, erkekliğin duygusuz zırhını kuşanıp iktidar üretmedikleri; aksine evin görünmez yüküne, çocuğun kırılganlığına, yaşamın ortaklığına omuz verdikleri için teşekkür edebiliriz. Fakat asıl teşekkür, gelecekte buna ayrıca teşekkür etmeye gerek kalmamasını sağlamaktır.

Türkiye’de 90’larda çıkış yapan sanatçıların konserlerinde hâlâ binlerce kişiyi biraraya getirmesi, 90’lar gecelerinde mekanların dolup taşması ya da bu şarkıların daha ilk saniyelerinden insanların hep bir ağızdan eşlik etmeye başlaması tesadüf değil. Tanıdık sesler, tanıdık ritimler, tanıdık sözler bir süreklilik duygusu yaratıyor. Kendimizi hikayemizin içinden düşmüş gibi hissettiğimiz anlarda, geçmiş bizi yeniden kendimize ilikliyor.

Babalar Günü'ne ilk burun kıvıranlar, onu "fazla yumuşak" bulan erkeklerdi. Aradan bir asır geçti; elimizdeki bütün o kitaplar ve filmler, baba denen figürün sertliğiyle değil, hep ertelediği şefkatiyle hatırlandığını gösteriyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları, söylenmemiş sözleri ve yarım kalmış yakınlıkları anlatan yönetmen Joachim Trier bunu tek cümleye sığdırıyor: “Şefkat yeni punk’tır.”

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026

Yazın en olgun ve aromatik çileklerini öne çıkaran sade ama etkileyici bir tatlı. Çileklerin yalnızca küçük bir bölümü hızlıca pişirilerek reçelimsi bir kıvam elde ediliyor; geri kalan meyveler ise tazeliğini koruyor. Kıtır kurabiye tabanı ve üzerine eklenen hafif çırpılmış krema sayesinde çilekli shortcake'i hatırlatan ancak çok daha yoğun meyve karakterine sahip bir sonuç ortaya çıkıyor.
20 Haz 2026

Yazın en iyi ürünlerini öne çıkaran bu makarna tarifi, kabak ve mısırın taze dokusunu koruyacak kadar kısa sürede pişirilerek hazırlanır. Aynı metot karidesler için de geçerli; böylece hem sebzeler diri kalıyor hem de karidesler yumuşaklığını koruyor. Son aşamada eklenen nane ve fesleğen, makarnaya ferah bir aroma katarken, tereyağ ve zeytinyağıyla oluşan hafif sos tüm malzemeleri biraraya getiriyor. Mevsim sebzeleriyle kolayca uyarlanabilen bu tarif, özellikle açık havada servis edildiğinde en iyi sonucu veriyor.
20 Haz 2026

Klasik piccata tekniğinden ilham alan bu tarifte yaz sebzelerinin tazeliği daha hafif ve mevsimsel bir karakter kazanıyor. Tereyağı, arpacık soğanı, domates, kapari ve kırmızı şarap sirkesiyle hazırlanan pratik sos, tavuğa hem zenginlik hem de canlı bir asidite katıyor. Son anda eklenen fesleğen yaprakları ise sosun sıcaklığıyla hafifçe yumuşayarak aromalarını ortaya çıkarıyor. Bol soslu yapısı sayesinde ekmek ya da pilav eşliğinde servis edilmeye çok uygun.
20 Haz 2026

Meksika mutfağında salpicón; balık, deniz ürünü veya etin ince doğranmış sebzeler ve aromatik bir sosla harmanlandığı ferahlatıcı bir hazırlama tekniği. Yucatán bölgesinde bu karışımlar genellikle ekşi portakal suyu ve habanero biberiyle tatlandırılıyor. Bu tarifte fırınlanmış balık, limon ve portakal suyuyla marine edilerek tropikal aromalar kazanırken avokado ve balığın doğal yağlı yapısı biberin keskinliğini dengeliyor.
20 Haz 2026

Yazın en güzel ürünlerini biraraya getiren bu salata, olgun domateslerin ve sulu şeftalilerin tazeliğini, limon kabuğu rendesi ve krema ile hafifletilmiş keçi peynirinin yoğun dokusuyla buluşturuyor. Renkli, ferahlatıcı ve hazırlanması son derece kolay olan tarif, başlangıç, garnitür ya da ızgara ekmek üzerinde hafif bir akşam yemeği olarak servis edilebilir.
20 Haz 2026

36. NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılacak. NATO’da stratejik hedeflere ulaşmaktaki kural "alabildiğinizi almak, ancak hep masada kalmak" olarak tanımlanıyor. Zira bugün istediğinizin %3’nü, yarın ise %97’ini alabilmeniz çok mümkün. Peki Türkiye için riskler ve fırsatlar neler?

Artık bir konuyu gerçekten öğrenmek isteğinizde bu isteğin önünde neredeyse engel kalmadı. Öğrenmek aşırı kolaylaştı ama paradoksal olarak bu bir yılgınlık da yarattı. Üstelik bu yetenek paniği bireysel bir sıkıntı da değil. Dünya Ekonomik Forumu'nun verileri ABD'de bilgi eskimesinin ekonomiye yıllık maliyetinin 1,1 trilyon dolara ulaştığını söylüyor. Peki ne yapmalı?

Her haziran ayında İsviçre’nin Basel kenti, sanat dünyasının geçici başkentine dönüşüyor. Müzelerin yöneticileri, dünyanın en büyük koleksiyonerleri, galericiler, sanatçılar ve kültür dünyasının etkili figürleri aynı sokaklarda buluşuyor; kahvaltılar, açılış kokteylleri, müze yemekleri ve uzun süren akşam sohbetleriyle şehrin ritmi tamamen sanat tarafından belirleniyor.
19 Haz 2026

SON HABERLER
• İstanbul edebiyat rotası turu: Euronews, İhsan Oktay Anar’ın "Puslu Kıtalar Atlası" romanındaki mekânlardan yola çıkarak İstanbul’da Galata, Haliç ve çevresini kapsayan, kentin tarihî ve kültürel katmanlarını edebiyat üzerinden okuma imkânı sunan bir yürüyüş rotasını tanıttı. Rota, romanın ana karakterleri Uzun İhsan Efendi ve Bünyamin’in geçtiği Galata sokakları, Haliç kıyıları ve sur içi bölgelerini takip eden bir güzergâh olarak kurgulandı. Yürüyüşte Galata Kulesi, Karaköy, Perşembe Pazarı, Haliç kıyıları ve tarihi hanlar gibi noktalar, romandaki sahneler ve betimlemelerle ilişkilendirilerek ele alındı. Turda, 17. yüzyıl İstanbul’unun çok dilli ve çok kültürlü yapısı, ticaret yolları, liman hayatı ve gündelik yaşam ayrıntıları romandaki göndermeler üzerinden aktarıldı. Rota, katılımcılara hem kenti hem de "Puslu Kıtalar Atlası"nı yeniden okuma olanağı veren, durakları harita üzerinde işaretlenmiş bir gezi önerisi olarak sunuldu.• Meloni-Trump polemiği büyüdü: İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ABD Başkanı Donald Trump’ın G7 zirvesinde kendisiyle fotoğraf çektirmek için “yalvardığı” ve popülaritesinin düştüğü iddialarına, dostluğun popülaritesine iyi gelmediğini ve önceliğinin İtalya’nın ulusal çıkarlarını savunmak olduğunu söyleyerek sosyal medyada yanıt verdi. Trump, Truth Social’da Meloni’nin Fransa’daki G7 zirvesi sırasında defalarca kendisiyle fotoğraf çektirmek istediğini yineledi ve bunu, İran’a yönelik askeri operasyonlarda ABD’yi desteklemeyi reddetmesi nedeniyle Meloni’nin popülaritesinin düşmesine bağladı. Trump, ABD’nin İtalya ve diğer NATO müttefiklerini korumak için yılda yüz milyarlarca dolar harcadığını, buna rağmen Meloni’nin İran’a yönelik saldırılarda İtalya’daki Amerikan üslerinin iniş pistlerinin kullanılmasına izin vermediğini ve bunun büyük lojistik sorun yarattığını savundu. Trump, ABD’nin İran’ı askeri olarak yendikten sonra Meloni’nin “rakamlarını yükseltmek” için yeniden dost olmak istediğini iddia etti ve “Hayır, teşekkürler!!!” ifadesiyle bu talebi reddettiğini yazdı. Meloni, Trump’ın sözlerini “sürekli ve gerekçesiz saldırılar” olarak niteledi; popülaritesinin Trump’la ilişkisine değil, İtalya’nın ulusal çıkarlarını savunma yeteneğine bağlı olduğunu ve başbakan olarak her zaman bunu yaptığını vurguladı. Meloni, İtalya’daki Amerikan askeri üslerinin kullanımının, saygı duyulan ve başbakan olduğu sürece ihlal edilmeyecek anlaşmalarla düzenlendiğini belirterek “İtalya hâlâ egemen bir ulus” dedi ve Trump’a “Kendi popülaritene odaklanmanı öneririm” mesajını verdi. Meloni, Batı’nın birlik içinde olmasına verdiği önem nedeniyle bu tartışma hakkında daha fazla yorum yapmayacağını açıkladı; İtalya basınında ise Cuma gününden beri süren polemik geniş yer buldu ve ülkede genel olarak Meloni’ye destek mesajları öne çıktı.• Zanzibar seyahat rehberi: Euronews, Tanzanya’ya bağlı Zanzibar takımadalarına seyahat etmek isteyenler için gezilecek yerler, konaklama seçenekleri ve ziyaretçilere yönelik pratik ipuçlarını içeren ayrıntılı bir rehber sundu. Rehber, Zanzibar’ın başkenti Stone Town’un tarihi dokusuna, dar sokaklarına ve mimarisine dikkat çekerek, kentin UNESCO Dünya Mirası statüsüne vurgu yaptı. İçerikte, adanın farklı bölgelerinde yer alan sahil otelleri ve butik konaklama tesisleri tanıtıldı ve bütçeye göre tercih yapılmasına yardımcı olacak bilgiler verildi. Yazıda, ziyaretçilere yönelik güvenlik, ulaşım, yerel kültüre saygı, pazarlık ve bahşiş gibi konularda pratik öneriler aktarıldı. Rehber, dalış ve şnorkelle yüzme gibi deniz aktiviteleri ile baharat turları ve yerel mutfağın öne çıkan lezzetlerini Zanzibar deneyiminin önemli unsurları arasında sıraladı.• Kültepe kazı alanı: Kayseri yakınlarındaki Kültepe-Kaniş Höyüğü’nde sürdürülen arkeolojik kazılar, Anadolu’da yazının, ticaretin ve kent yaşamının MÖ 2. binyılda nasıl geliştiğini gösteren çivi yazılı tabletler ve yerleşim kalıntılarıyla bölgenin tarihini aydınlattı. Kültepe’nin, Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda Anadolu ile Mezopotamya arasındaki ticaret ağının merkezlerinden biri olduğu ve burada kurulan Kaniş Karumu’nda tüccarların yerleşip ticari faaliyet yürüttüğü aktarıldı. Kazılarda bulunan binlerce çivi yazılı kil tabletin, tüccarlar arasındaki ticari sözleşmeleri, borç-alacak kayıtlarını, aile ilişkilerini ve günlük yaşamı ayrıntılı biçimde ortaya koyduğu ifade edildi. Yerleşimde ortaya çıkarılan anıtsal yapılar, evler, depolar ve atölyelerin, Kültepe’nin dönemin kent planlaması ve sosyal örgütlenmesi hakkında önemli veriler sunduğu belirtildi. Kültepe kazılarının, Anadolu’da yazının ilk kullanımı ve erken şehirleşme sürecini belgeleyen bulgular nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne aday gösterilmesi için çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.• Paderborn'da ortaçağ not defteri: Almanya'nın Paderborn kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, bir tuvalet çukurunda nadir bulunan Orta Çağ'a ait bir not defterinin ortaya çıkarıldığı ve eserin dönemin gündelik yazı kültürüne ışık tuttuğu bildirildi. Defterin, balmumu kaplı tahta yapraklardan oluşan ve dönemin tekrar kullanılabilir yazı malzemesi olarak bilinen bir tür not defteri olduğu açıklandı. Arkeologlar, eserin bir tuvalet çukurunda bulunmasının, organik malzemenin hava almayan ortamda korunmasını sağlayarak günümüze ulaşmasına yardımcı olduğunu ifade etti. Uzmanlar, defterdeki yazı izleri ve olası çizimlerin, Orta Çağ şehir yaşamında okuryazarlık ve ticari kayıt alışkanlıkları hakkında yeni veriler sunabileceğini belirtti. Buluntunun, Paderborn'daki kazı alanında ortaya çıkarılan diğer Orta Çağ kalıntılarıyla birlikte müzede sergilenmesi ve bilimsel incelemeler tamamlandıktan sonra kamuoyuna ayrıntılı olarak tanıtılması planlandı.• İbn Battuta'nın seyahatleri: Faslı bilgin Ebu Abdullah Muhammed ibn Battuta, 1325’te Tanca’dan Hac için yola çıkarak yaklaşık 30 yıl boyunca Kuzey Afrika’dan Çin ve Sumatra’ya uzanan geniş bir coğrafyayı dolaştı ve bu yolculuklarını 14. yüzyıl Ortaçağ dünyasına ışık tutan seyahatnamesinde anlattı. Encyclopedia Britannica, 25 Şubat 1304’te Fas’ın Tanca kentinde doğan İbn Battuta’yı Ortaçağ’ın en büyük Müslüman seyyahı olarak tanımladı. Yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanı kapsayan seyahatlerinde neredeyse tüm İslam ülkelerini gezdi. İslam alimlerinden oluşan bir ailede yetişen İbn Battuta, İslam hukuku ve Kuran eğitimi aldı, ancak yerleşik hayat yerine Hac ibadeti ve merakıyla seyahati seçti; 21 yaşında Tanca’dan Mekke’ye gitmek üzere yola çıktı. İlk etapta Mağrip bölgesini dolaşan İbn Battuta, Tilimsan, Bicaye, Tunus ve Trablus gibi şehirleri ziyaret etti; sert çöl koşulları ve haydutlar nedeniyle Kuzey Afrika geçişleri tehlikeli geçti. Mısır’a ulaştığında Kahire’nin büyük camilerini, pazarlarını ve bilim merkezlerini gezdi, İskenderiye’ye gitti ve burada içinde güçlü bir seyahat tutkusu oluştu; mümkün olduğunca çok yer görmeye karar verdi. Kahire’den Yukarı Mısır üzerinden Kızıldeniz’e yönelen İbn Battuta, daha sonra geri dönüp Suriye’ye geçti ve Mekke’ye giden bir Hac kervanına katılarak 1326’da Hac ziyaretini tamamladı. Hac sonrası kuzeye, Irak’a giden İbn Battuta, Bağdat’ta İran’ın son Moğol Hanı Ebu Said ile tanıştı; ayrıca İran’ın İsfahan ve Şiraz şehirlerini ziyaret etti. Mısır, Suriye ve Hicaz’da tanınmış din alimleri ve Sufi evliyalarla çalışarak eğitimini ilerleten İbn Battuta, kadılık görevine hazırlandı ve bu sayede birçok hükümdarın sarayında saygın konuk olarak ağırlandı. Çağdaşlarının çoğu ticaret, hac ve eğitim gibi pratik nedenlerle yolculuk yaparken, İbn Battuta yeni topraklar ve halkları keşfetme arzusu için seyahat etti ve deneyimlerini “İbn Battuta’nın Seyahatnamesi” adlı eserinde topladı.• Kırım'da benzin satış krizi: Rus işgali altındaki Kırım’da akaryakıt tedarikindeki sorunlar nedeniyle birçok istasyonda benzin satışları durduruldu ve yetkililer, durumun Ukrayna’dan gelen saldırılar sonucu lojistik hatların zarar görmesiyle bağlantılı olduğunu açıkladı. Kırım’daki akaryakıt istasyonlarında özellikle benzin bulunamazken, bazı noktalarda yalnızca sınırlı miktarda dizel yakıt verildiği bildirildi. Yerel yönetim, sevkiyatların aksaması nedeniyle yaşanan sıkıntının geçici olduğunu savundu ve halktan panik alımı yapmamasını istedi. Ukrayna güçlerinin son dönemde Kırım’a giden köprü ve ikmal hatlarını hedef alan saldırılar düzenlediği, bu saldırıların yakıt taşımacılığını etkilediği aktarıldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, sürücülerin benzin bulmak için uzun kuyruklar oluşturduğu ve bazı istasyonların pompalarına “benzin yok” yazıları asıldığı görüldü.• Trump'tan Hürmüz geçiş uyarısı: İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Lübnan’ı vurmasının ardından Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu; ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) geçişlerin sürdüğünü bildirirken Donald Trump, 60 gün içinde anlaşma olmazsa ABD yaptırımlarının uygulanacağını söyledi. İran Devrim Muhafızları, açıklamasında Hürmüz Boğazı’nın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırısına yanıt olarak kapatıldığını ifade etti. CENTCOM, İran’ın açıklamasına karşın Hürmüz Boğazı’ndan deniz trafiğinin devam ettiğini belirtti. Eski ABD Başkanı Donald Trump, 60 gün içinde anlaşma sağlanmaması durumunda İran’a yönelik ABD yaptırımlarının devreye gireceğini dile getirdi.• ABD ve İran görüşmesi: ABD ve İran heyetleri, iki ülke arasındaki gerilimi azaltmak ve olası bir ateşkes çerçevesini ele almak amacıyla İsviçre’de gizli barış görüşmeleri yürüttü. Görüşmelere, ABD tarafında üst düzey diplomatlar ile güvenlik yetkililerinin, İran tarafında ise Dışişleri Bakanlığı ve Devrim Muhafızları’na yakın isimlerin katıldığı aktarıldı. Tarafların, özellikle bölgesel çatışmalar, nükleer faaliyetler ve karşılıklı yaptırımların hafifletilmesi konularında pozisyonlarını ortaya koyduğu, ancak somut bir anlaşma metni üzerinde uzlaşma sağlanamadığı bildirildi. İsviçre’nin, daha önce de Washington ile Tahran arasında arabuluculuk rolü üstlendiği ve bu görüşmelerde de teknik ve diplomatik kolaylaştırıcı olarak hareket ettiği ifade edildi. Diplomatlar, temasların tamamen kesilmemesi ve ileride yeni turların düzenlenebilmesi için kanalların açık tutulması konusunda mutabakata varıldığını kaydetti.• Babalık erkek beynini değiştiriyor: BBC Future yazarı Diego Arguedas Ortiz, primatolog Sarah Blaffer Hrdy ve antropolog Lee Gettler’in çalışmalarına dayanarak babalığın erkeklerin hormonlarını ve beynini anneliğe benzer biçimde dönüştürdüğünü ve bu biyolojik değişimin bebeğin bakımına katılım arttıkça derinleştiğini aktardı. Sarah Blaffer Hrdy, "Father Time" adlı kitabında erkeklerin "en özverili anne kadar koruyucu ve şefkatli" olabilmek için gerekli biyolojik donanıma sahip olduğunu, bu kapasitenin kültürel tercihten çok tetiklenmeyi bekleyen bir biyolojik özellik olduğunu savundu. 20. yüzyıl sonlarından itibaren yapılan hayvan gözlemlerine dayalı araştırmalar, birçok memeli erkeğin, özellikle de primatların, çocuk bakımına aktif katıldığında testosteron, vazopressin ve prolaktin gibi hormonlarda annelikle ilişkilendirilen artış ve azalışlar yaşadığını gösterdi. Lee Gettler, insan babalarda benzer biyolojik değişimleri incelemek için Filipinler’in Cebu kentinde yürütülen uzun süreli bir projeye katıldı ve 2005’te partneri olmayan 624 genç erkekten tükürük örnekleri alarak testosteron seviyelerini ölçtü, ardından dört yıl sonra aynı grubu yeniden değerlendirdi. Çalışmada, dört yıl içinde baba olan erkeklerin testosteron seviyelerinin çocuk sahibi olmayanlara göre daha düşük olduğu ve çocuk bakımına daha fazla zaman ayıran babalarda bu düşüşün daha belirgin görüldüğü saptandı.YAYINLARI KEŞFET
"Disclosure Day", Spielberg’ün rüya fabrikası yaratıcı dünyasını, kurmaca ya da dönem filmleriyle günümüze ışık tutan ciddi sineması ile birleştirirken, filmografisinde kullandığı tüm iksirleri bir kazanda karıştırıyor.

21 Haziran Dünya Müzik Günü’nde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İstanbul’un hafızasına yer etmiş şarkılara ev sahipliği yapacak. İBB Türk Sanat Müziği Topluluğu, İBB Türk Halk Müziği Topluluğu ve İBB Kent Orkestrası’nın sahne alacağı gecede Murat Meriç de “Şarkılarla Memleket Tarihi” başlığıyla kolektif hafızamızda yer alan memleket hikayelerini anlatacak. Meriç ile konseri ve bugünün memleket müziğini konuştuk.

Türkiye’nin önde gelen galerilerinden Öktem Aykut, bu yıl ilk kez sanat dünyasının önemli merkezlerinden Art Basel’e Koray Ariş ile katılacak. Galerinin kurucularından Doğa Öktem ile Koray Ariş’i Art Basel’de temsil etme kararlarını, piyasa dinamikleri içinde kendi özgün duruşlarını nasıl koruduklarını ve bu önemli eşiğin galerinin geleceğine nasıl etki edeceğini konuştuk.

Bundan tam 24 yıl önce Mars’a insan gönderme hedefiyle yola çıkan SpaceX, CEO’su Elon Musk’ın “%10 başarı şansı” verdiği son derece riskli bir girişim olarak kurulmuştu. İlk yıllarında roket patlamaları, iflas riski ve mali sıkıntılarla mücadele eden şirket, tarihin en büyük halka arzına imza atarak piyasa değerini 2,6 trilyon dolara çıkardı. Hâlâ borsadaki varlığı pek çok analist tarafından riskli görülse de bu başarı, bir zamanlar kurucusunun %10’dan daha düşük bir hayatta kalma şansı verdiği bir şirket için hiç de fena değil.

Son yıllarda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasını desteklemek amacıyla geliştirilen yenilikçi finansman mekanizmaları arasında etki tahvilleri önemli bir yer edindi. Kamu kaynaklarının yetersiz kaldığı alanlarda kullanılan bu araçlar, sosyal ve çevresel problemlerin çözümüne yönelik programların finansmanında sonuç odaklı bir yaklaşım sunmakta.




































