Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
Günümüz insanının tedirginlik ile rasyonalite ihtiyacı arasında neden böylesine sıkıştığını, neden bu kadar çok anlam aradığı halde anlatısız kaldığını, savrulma içinde özne olmanın hâlâ mümkün olup olmadığını sorgulamak, türümüzün yeniden özgürleşmesine giden yolun kapısını aralayabilir. Peki insan, güvenin aşındığı bir dünyada nasıl düşünecek, anlam kuracak, kendi hayatının öznesi olarak nasıl var olabilecektir?

İsrail’in Lübnan’a dair tarihsel retoriği çağın koşullarına uygun bir şekilde biçimlendirilebiliyor. Fakat coğrafi yayılım ve kontrol, sabit bir hedef olarak kendini gösteriyor. Bu da 1978’den bu yana Litani Nehri gibi Tel Aviv tarafından belirlenen sınırların ve Lübnan üzerinde kurulmak istenen tahakkümün gerçek hedef olduğunu gösteriyor.

İran uzun yıllardır çocuklarıyla kavgalı bir ülke ve savaşın başlamasıyla bu kavganın ne yöne evrileceği de merak edilmeye başlandı. Aksaray'da geçirilen bir gün, bu sorunun cevabına dair birçoklarına şaşırtıcı gelecek ipuçları veriyor. Zira bugünlerde Aksaray'dan savaşın merkezine doğru giden otobüslerde olağandışı bir hareketlilik var. Peki bu insanları bütün risklerine rağmen ülkelerine çağıran güç ne?

Uzaydan dünyaya bakıldığında sınırlar kayboluyor, hepimiz dünya gemisinde aynı mürettebattayız. İçeriden bakınca ise oldukça dağınık, yaşanması zor hayatlar… Savaşlar, kıyametler, krizler… Kaygılar, depresyonlar, yalnızlıklar… Dünyayı değiştirmek mümkün değil belki ancak dünyayı daha yaşanabilir kılmak mümkün. Belki de sandığımızdan daha küçük yerlerden başlıyor bu.

Türkiye bağcılık haritasında alışılmış rotaların dışında kalan Artvin, yüksek yağış, nem ve parçalı araziyle ticari bağcılık için zorlu bir alan. Mesashuna, Gürcü üzüm çeşitlerini kullanarak bu sınırlarda yeni bir yol açıyor.

Yapay zeka ile gazetecilik arasındaki döngü, tarafların birbirini yok ettiği sıfır toplamlı bir oyun, başka bir deyişle kendi kuyruğunu yiyen bir yılan olmak zorunda değil. Burada her iki tarafın da varoluşsal olarak birbirine muhtaç olduğu kırılgan bir simbiyoz var. Peki bu döngü ne üretiyor, neye dönüşmeli?

İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün gerçekliği
10 Nis 2026

Gerçekçi, şeffaf ve uygulanabilir çözümlere ihtiyaç var
10 Nis 2026

Borusan Contemporary "Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü" sergisi
10 Nis 2026

Her ne kadar itiraf etmesek de güvenlik ile risk almak arasındaki o seçim eninde sonunda hepimizin önüne çıkar. Genellikle konforu, güvenliği tercih ederiz; haksız da sayılmayız, temel içgüdümüz güvende olmaktır. Bu yol ayrımındaki okurumuzun derdine Jostein Gaarder, Madeline Miller ve Zülfü Livaneli'den üç kitapla çözüm arıyoruz bu hafta.

Terakki Vakfı Sanat Galerisi, Selçuk Artut’un "Otonomi: Akışkan Geometri" adlı sergisini, 24 Nisan’a dek Nazlı Pektaş küratörlüğünde ağırlıyor. Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nin kapılarını yeniden açmasının ardından ilk sergi, dijital sanatın Türkiye’ki en önemli temsilcilerinden Selçuk Artut’un çalışmalarını galeriye davet ediyor. Sergi, öğrencilerin dijital evrenle ilişkisini sanat yoluyla güçlendirmeyi amaçlıyor. Sergiyi Selçuk Artut ve Nazlı Pektaş’tan dinledik.
10 Nis 2026

SON HABERLER
• Ara Güler’in Cannes sergisi: Fotoğrafçı Ara Güler’in 1991 Cannes Film Festivali’nde çektiği ve bugüne kadar arşivde kalan siyah-beyaz kareleri, İstanbul’daki Leica Gallery’de “CANNES!” başlığıyla ilk kez bir sergi halinde sanatseverlere sunuldu. Sergide, Güler’in Cannes’da kırmızı halı, kulis ve sokaklarda çektiği, aralarında ünlü sinema oyuncularının da bulunduğu çok sayıda portre ve sahne fotoğrafı yer aldı. “CANNES!” sergisi, Ara Güler Arşivi ile Leica Gallery işbirliğiyle hazırlandı ve seçkide hem festivalin resmi alanları hem de kentin gündelik hayatından kareler bir araya getirildi. Küratörler, Güler’in Cannes çekimlerinin uzun süre tasnif edilmemiş arşiv kutularında durduğunu, yapılan arşiv çalışmaları sonucu bu fotoğrafların ortaya çıkarılarak sergi konseptine dönüştürüldüğünü aktardı. Sergideki baskılar, Güler’in orijinal negatiflerinden güncel tekniklerle yeniden üretildi ve eserler, sınırlı sayıda koleksiyon baskısı olarak da sunuldu.• İsviçre gölünde antik kargo: Sualtı arkeologları, İsviçre’deki Neuchâtel Gölü’nde yürüttükleri kazılarda yaklaşık 2.000 yıllık bir ticaret gemisine ait ahşap sandıklar ve içlerindeki kargo kalıntılarını gün yüzüne çıkararak bölgedeki Roma dönemi ticaret ağlarına dair yeni bulgular elde etti. Araştırma ekibi, göl tabanında iyi korunmuş durumda bulunan ahşap sandıkların içinde seramik parçalar, metal objeler ve organik kalıntılar tespit etti. Bilim insanları, kargonun içeriğinin Roma İmparatorluğu döneminde Alp bölgesinden geçen ticaret yolları ve göl taşımacılığı hakkında ayrıntılı bilgi sağlayacağını ifade etti. Kazı çalışmaları, sualtı fotogrametri teknikleri ve 3D modelleme kullanılarak yürütüldü ve gemi kalıntılarının konumu ile yapısal özellikleri dijital ortamda kaydedildi. Ekip, çıkarılan eserlerin konservasyon laboratuvarına taşındığını ve temizleme ile koruma işlemlerinin ardından bölgedeki bir müzede sergilenmesinin planlandığını aktardı.• Trump'tan Hürmüz Boğazı tehdidi: ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'da sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından İran'ı ve Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemileri tehdit etti ve boğaza giriş çıkışların denetiminin ABD'de olacağını, kısa süre içinde abluka başlatılacağını açıkladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada, Pakistan'daki görüşmelerde çoğu konuda uzlaşıldığını ancak "gerçekten önemli olan tek nokta" dediği nükleer konuda anlaşma sağlanamadığını ifade etti. Trump, İran'ın görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nda mayın olabileceğini söylediğini aktararak, ABD donanmasının "İranlıların boğaza döşediği mayınları imha etmeye başlayacağını" belirtti. Uluslararası şirketleri uyaran Trump, donanmaya, İran'a geçiş ücreti ödeyen uluslararası sulardaki her gemiyi arayıp durdurma talimatı verdiğini ve "Yasadışı geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli geçiş yapamayacak" dedi. ABD ile İran arasında 7 Nisan'da şartlı bir ateşkes üzerinde uzlaşıldığı ve bunun 2 hafta sürmesinin planlandığı, ancak Pakistan'daki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ateşkesin akıbetini belirsiz hale getirdiği aktarıldı. Hürmüz Boğazı'nın açılmasının ABD tarafının şartlarından biri olduğu, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık %20'sinin normalde bu boğazdan geçtiği ve savaşla birlikte küresel yakıt fiyatlarının yükseldiği bilgisi verildi.• Alman pilotlardan grev kararı: Alman pilot sendikası Cockpit, Lufthansa ve Lufthansa Cargo’da pazartesi ve salı günleri Almanya’daki tüm kısa, orta ve uzun mesafe uçuşlarını kapsayan iki günlük uyarı grevi kararı alarak devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde ücret ve çalışma koşulları taleplerini baskı altına aldı. Sendika, Lufthansa pilotları için %15 ücret artışı, enflasyona endeksli otomatik zam mekanizması ve çalışma saatleri ile vardiya planlamasında iyileştirme talep ettiğini açıkladı. Grev çağrısının Lufthansa ve Lufthansa Cargo’da görev yapan yaklaşık 5.000 pilotu kapsadığı, Eurowings ve diğer grup şirketlerinin ise bu eylemin dışında bırakıldığı bildirildi. Lufthansa yönetimi, sendikanın taleplerini “orantısız” olarak nitelendirdi ve grevin on binlerce yolcuyu etkileyeceği uyarısında bulunarak, yolculara uçuş durumlarını önceden kontrol etmeleri çağrısı yaptı. Cockpit, daha önce yapılan oylamada üyelerinin büyük çoğunluğunun grev yetkisi verdiğini, uyarı grevinin ardından anlaşma sağlanamazsa daha kapsamlı eylemlere gidilebileceğini duyurdu.• Macaristan genel seçim heyecanı: Macaristan’da seçmenler, Başbakan Viktor Orban ile muhalefet lideri Peter Magyar arasındaki kritik genel seçim için sandığa giderken, ülkede rekor düzeyde katılım beklendiği bildirildi. Seçimde, uzun süredir iktidarda olan Orban’ın liderliğindeki Fidesz ile yeni bir siyasi figür olarak öne çıkan Magyar’ın hareketi arasında sıkı bir yarış yaşandığı aktarıldı. Oy verme işlemi için ülke genelinde sandıkların sabah saatlerinde açıldığı ve gün boyunca yoğun katılım işaretleri gözlendiği ifade edildi. Seçimin, Macaristan’ın Avrupa Birliği ile ilişkileri, demokrasi ve hukukun üstünlüğü tartışmaları açısından önemli bir dönemeç olarak görüldüğü vurgulandı. Seçim sürecinde ekonomik durum, yaşam maliyetleri ve hükümetin dış politika tercihleri kampanyaların ana başlıkları arasında yer aldı.• Papa Leo savaş mesajı: Papa Francis, Vatikan’da yaptığı konuşmada savaşın "putperestlik" olduğunu söyleyerek siyasi liderlere silahlanma yarışını durdurma ve çatışmalara son verme çağrısı yaptı. Papa, savaşın insan hayatını hiçe sayan bir "put" haline geldiğini, devletlerin kaynaklarını halkın refahı yerine silahlara yönlendirdiğini ifade etti. Konuşmasında özellikle Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalara atıf yaparak sivillerin korunması ve insani yardım koridorlarının açık tutulması gerektiğini vurguladı. Papa, dinî liderlerin de barış dili kullanması ve nefret söylemine karşı ortak tavır alması gerektiğini, aksi halde şiddet sarmalının derinleştiğini dile getirdi. Silah ticaretinin küresel ölçekte büyük ekonomik çıkarlar ürettiğini söyleyen Papa, bu çıkarların hükümetlerin barış yönünde adım atmasını zorlaştırdığını belirtti.• Macaristan seçimlerinde rekor katılım: Macaristan halkı, Başbakan Viktor Orbán’ın 16 yıllık iktidarını sona erdirebilecek genel seçim için sandığa giderken, oy verme işleminin ilk beş saatinde seçmenlerin %37,98’i sandığa giderek dört yıl öncesine kıyasla 12 puanlık rekor bir artış gösterdi. Oy verme işleminin Türkiye saatiyle 20.00’ye kadar süreceği, ilk sonuçların ise akşam saatlerinde gelmeye başlayacağı bildirildi. İktidardaki Fidesz partisinden ayrılarak Tisza Partisi’ni kuran Péter Magyar’ın partisi, ülkenin önde gelen üç anket şirketine göre yarışı “büyük farkla” önde götürdü. Péter Magyar, Budapeşte’de oy kullandıktan sonra kazanması halinde Macaristan’ın Avrupa Birliği (AB) ve NATO’daki konumunu güçlendireceğini ve yolsuzlukla mücadele edeceğini söyledi. Viktor Orbán, oyunu kullandıktan sonra gazetecilere “Kazanmak için buradayım” derken, rakibini hafife alıp almadığı sorusuna “Kimseyi hafife almıyorum” yanıtını verdi. Seçim kampanyasında Magyar, “rejim değişikliği”, AB ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ve Rusya ile yakın ilişkilerin sona erdirilmesi sözü verdi; anayasal değişiklikler için parlamentoda üçte ikilik süper çoğunluğa ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Orbán, seçim öncesinde muhalefetin “iktidarı ele geçirmek için hiçbir şeyden çekinmeyeceğini” iddia ederken, Magyar seçmene “Fidesz baskısına ve şantajına” boyun eğmeme çağrısı yaptı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance seçimden önce Budapeşte’ye giderek Orbán’a destek verdi; ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından Macar seçmenlere seslenerek “gerçek dostu” için oy kullanmaya çağırdı. Tisza Partisi, Fidesz’in güçlü olduğu bölgelerde “Tisza Adaları” adıyla küçük aktivist gruplar üzerinden örgütlenirken, adaylarını kariyer siyasetçilerinden değil, sağlık ve eğitim sorunlarını bilen cerrah, öğretmen ve iş insanları arasından seçti.• Madeira yürüyüş parkuru açıldı: Madeira Adası'ndaki ikonik yürüyüş parkuru, güvenlik çalışmaları ve onarım sürecinin ardından yaklaşık iki yıl kapalı kaldıktan sonra yeniden ziyarete açıldı. Parkurun kapatılmasına, güzergâh boyunca tespit edilen kaya düşmesi riski ve yol üzerindeki bazı bölümlerdeki hasarlar neden oldu. Yerel yetkililer, rota boyunca korkulukların yenilendiğini, patika yüzeyinin güçlendirildiğini ve uyarı levhalarının güncellendiğini bildirdi. Açılışla birlikte, parkurda yürüyüş yapacak ziyaretçiler için belirli bölümlerde maksimum kişi sayısı sınırı getirildi ve rehberli turlar teşvik edildi. Madeira turizm otoritesi, parkurun yeniden açılmasının adaya gelen doğa turizmi talebini artırmasının beklendiğini, yürüyüş rotasının adanın en çok ilgi gören güzergâhlarından biri olduğunu vurguladı.• Ultra lüks seyahat trendi: Küresel turizmde ultra zenginlere yönelik özel jet, kişiye tahsis edilen ada ve ticari uzay uçuşu gibi yüksek bütçeli seyahat paketleri öne çıktı ve bu konseptler, konaklama ile ulaşımı tek bir ayrıcalıklı deneyim altında birleştiren yeni bir dönem başlattı. Bazı otel zincirleri ve tur operatörleri, dünya turu rotalarını kapsayan, özel jetle yapılan ve yalnızca sınırlı sayıda yolcu kabul eden paketler sundu. Bu turlarda konaklama, gastronomi ve yerel deneyimler de paket fiyatına dahil edildi. Ultra lüks segmentte, tropik bölgelerdeki adaların belirli süreyle tek bir gruba tahsis edildiği, personel ve tüm hizmetlerin bu gruba özel planlandığı ada kiralama modelleri yaygınlaştı. Bu adalarda spa, su sporları ve fine dining hizmetleri birlikte sunuldu. Uzay turizmi alanında faaliyet gösteren şirketler, yörünge altı uçuşlar ve birkaç dakikalık ağırlıksızlık deneyimi içeren ticari seferler için rezervasyonlar aldı. Bu uçuşlar, kalkış öncesi kısa süreli eğitim ve tıbbi kontrollerle desteklendi. Yüksek gelir grubuna hitap eden bu paketlerde kişi başı fiyatlar yüz binlerce dolara ulaştı. Bazı programlarda, katılımcılara özel rehberlik, kişisel asistan ve güvenlik ekibi gibi ek hizmetler de sağlandı.• Macaristan genel seçimleri: Macaristan’da seçmenler, Başbakan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz ile muhalefetin ortak başbakan adayı Peter Magyar’ın öncülük ettiği ittifak arasında geçecek ve ülkenin siyasi yönelimini belirleyecek genel seçim için sandık başına gitti. Seçimde iktidardaki Fidesz-KDNP ittifakı, Orban’ın uzun süredir sürdürdüğü yönetimi devam ettirmeyi hedefledi. Eski Fidesz üyesi Peter Magyar, farklı muhalefet partilerini bir araya getiren yeni bir siyasi hareketin lideri olarak Orban’a karşı güçlü bir alternatif oluşturdu. Oylama, Macaristan’ın Avrupa Birliği ile ilişkileri, hukuk devleti tartışmaları ve ekonomik sorunlar gibi başlıklarda nasıl bir rota izleyeceği açısından kritik önem taşıdı. Seçim sürecinde kampanyalar, yolsuzluk iddiaları, yaşam maliyeti ve demokratik standartlar gibi konular etrafında yoğunlaştı.YAYINLARI KEŞFET
Jodi Picoult’nun April Yayınları’ndan çıkan "Adını Sen Koy" romanı, yüzyıllardır değişmeyen "Farklı olanla ne yapıyoruz" sorusunu merkezine koyuyor. Bazısının doğuştan bir hak olarak sahip olduğu masadaki yerini, kadınların dişiyle tırnağıyla kazıyarak elde edememesini aynı soydan iki kadının dört yüz yıl arayla anlatılan hikayelerinde takip ediyoruz.

İçinden geçmekte olduğumuz arz şoku sırasında Türkiye ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan TCMB'ye büyük iş düşüyor. Peki TCMB’nin bugüne kadar yaptıkları doğru muydu, başka neler yapması bekleniyor ve neler yapması doğru olur? TCMB eski Başkan Yardımcısı ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatih Özatay ve anonim finans yazarı Beşyüzyedi, Aposto okurları için yanıtladı.

Ortadoğu’da savaş, son derece kritik bir eşikten dönerek ateşkese yöneldi. Savaşın yarattığı sis ve belirsizlik ortamı, bu kez ateşkesin getirdiği yeni bir belirsizlikle yer değiştirmiş durumda.

Savaşın başladığı 28 Şubat tarihinden bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiği adeta çökmüş durumda.Savaş bölgesi, hem üreticiler için hem de önemli bir ticaret yolu olarak küresel gübre arzının merkezinde yer alıyor. Artan enerji, gübre ve ulaşım maliyetleri, gıda üretimi, arzı ve fiyatları için riskleri artırıyor.

Şam yönetimi, İran savaşının yarattığı krizi kullanarak yatırım olanaklarını ülkesine çekmeyi amaçlıyor; savaşta Batılı devletlerin yanındaki safını da açıkça belli ediyor. Öte yandan Suriye’deki rejim sorunu ciddi bir ideolojik, siyasi ve jeopolitik mesele olarak kısa sürede gündemden düşecek gibi görünmüyor.






































