Aposto — Türkiye ve dünyadan gündem, finans, teknoloji ve kültür bültenleri
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıl sonra Beyaz Saray’ı ziyaret ederken ABD ile Çin, ticaret ateşkesini 2027’ye kadar uzattı.
- PİYASALARTasfiye sürecine ilişkin toplantılar başladı
- İŞ DÜNYASITHY’nin Boeing siparişi kesinleşti
- TEKNOLOJİMeta yeni akıllı gözlüklerini tanıttı
- DESTEKÇİMİZBMW · Yeni BMW 7, Contemporary İstanbul’da
- DÜNYABM'de Netanyahu protestosu: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, BM 81.
- TÜRKİYEYeni Parti’nin adı AYM gündeminde
- KÜLTÜR-SANATKaş Tiyatro Günleri
- ALTERNATİF GÜNDEMEğitim çalışanlarından ücret ve önlük tepkisi
Netanyahu’ya protesto, Şi Beyaz Saray’daSayının tamamını okuyun →ÖNE ÇIKAN YAZILAR
Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

22 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen tarafından imzalanan yeni savunma anlaşması, Kuzey Atlantik ve Arktik bölgesindeki güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Peki 22 Eylül’de New York’ta atılan imzalar gerçekte neyi değiştiriyor? 7 maddede inceledik.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Yazarlar

Her sabah, beş dakikalık gündem özeti eposta kutunda.
Kısa, yalın, öz.

Teknoloji
Quando →Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.
Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.
Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.
Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.
Kültür & Sanat
Duende →Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.
Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.
Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.
Mahalle & Seyahat
Soli →25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.
Yeme & İçme
apéro →Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.
Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.
Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.
İş Dünyası
Pareto →Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.
Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?
Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.
Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.
Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.
Spor
Punto →SON BÜLTEN SAYILARI
SON HİKAYELER
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

22 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen tarafından imzalanan yeni savunma anlaşması, Kuzey Atlantik ve Arktik bölgesindeki güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Peki 22 Eylül’de New York’ta atılan imzalar gerçekte neyi değiştiriyor? 7 maddede inceledik.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fon için tasfiye kararı vermesinin ardından, bu fonlarda yatırımı bulunan 455 binden fazla kişi paralarının akıbetini bekliyor. Fon krizinden etkilenenler yaşadıklarını ve hayatlarının nasıl etkilendiğini anlattı.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

SON HABERLER
• Fon yatırımcıları parayı bekliyor: Türkiye'de 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasının ardından, bu fonlarda birikimi bulunan yüz binlerce yatırımcı parasına ne zaman ve ne ölçüde ulaşacağını merak etti. Arka plan: Kamuoyunda bu borcun kamu tarafından üstlenilip üstlenilmeyeceği sorusu da gündeme geldi.• Sinemalarda: Charlie Harper | Kaynak: TME Films Charlie Harper (2025, Tom Dean ve Mac Eldridge) 25 Eylül’de gösterime giriyor. [ Fragman ] Mutiny (2026, Jean-François Richet) 25 Eylül’de gösterime giriyor. [ Fragman ]• Evde: East of Eden | Kaynak: Netflix Pulp: What Do You Do for an Encore? (2026, Garth Jennings) 25 Eylül’de MUBI’de, Unabomber (2026, Janus Metz) 25 Eylül’de Netflix’te, Wuthering Heights (2026, Emerald Fennell) 25 Eylül’de HBO Max’te, Ready or Not 2: Here I Come (2026, Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett) 30 Eylül’de Disney+’ta, Superbad (2007, Greg Mottola) 30 Eylül’de MUBI’de, East of Eden (2026, Garth Davis ve Laure de Clermont-Tonnerre) tüm bölümleriyle 1 Ekim’de Netflix’te yayımlanıyor.• Şehirde: 9 Temples to Heaven | Kaynak: İstanbul Modern Sinema 9 Temples to Heaven (2026, Sompot Chidgasornpongse) İstanbul Modern Sinema’nın " Muson Hayalleri " seçkisi kapsamında, 26 Eylül Cumartesi saat 15.00’te İstanbul Modern’de gösteriliyor. Aaahh Belinda (1986, Atıf Yılmaz) Pera Film’in " Avangart Neydi? " seçkisi kapsamında, 27 Eylül Pazar saat 15.00’te Pera Müzesi’nde gösteriliyor.• Bu arada: Eğer popüler olanları, en çok konuşulanları kaçırmak istemiyorsan: Resident Evil | Kaynak: TME Films 11-17 Eylül haftasında en çok izlenen film Türkiye’de (55.248 seyirci) Spider-Man: Brand New Day (2026, Destin Daniel Cretton), ABD’de (37.876.587 dolar hasılat) Practical Magic 2 (2026, Susanne Bier), 18-20 Eylül hafta sonunda en çok izlenen film Türkiye’de de (57.528 seyirci) ABD’de de (60.152.878 dolar hasılat) Resident Evil (2026, Zach Cregger), JustWatch’un verilerine göre 14-20 Eylül haftasında Türkiye’deki dijital platformlarda en çok izlenen dizi Mezarlık (2022-2026, Abdullah Oğuz), 23 Eylül itibarıyla haftanın en popüler yapımı hem IMDb’ye hem de Letterboxd’a göre Resident Evil oldu.• Spotify çocuk müziklerinin öneri algoritmasını etkilemesini önleyecek: Dijital müzik platformu Spotify, kullanıcıların çocuk ve aile müziklerini öneri algoritmasından ve yıl sonu hazırlanan Spotify Wrapped sonuçlarından çıkarmasına olanak tanıyan yeni bir ayarı küresel çapta kullanıma sundu. Ayrıntılar: Yeni ayara platformun “Ayarlar ve gizlilik” menüsündeki “İçerik ve görünüm” seçeneğinden erişilebilecek. Burada “Çocuk ve aile müziklerini kişiselleştirilmiş profile dahil et” seçeneği devre dışı bırakıldığında çocuk şarkısı, çizgi film müziği ve ninni gibi içerikler; Discover Weekly, Daily Mix ve Wrapped gibi kişiselleştirilmiş çalma listelerini etkilememeye başlayacak. Hem ücretsiz kullanıcılar hem de Premium abonelere açılan özellik, geriye dönük olarak da çalışacak.• Brigitte Bardot'nun eşyaları 1 milyon avroya satıldı: Paris’te düzenlenen açık artırmada Fransız oyuncu ve hayvan hakları aktivisti Brigitte Bardot’nun 285 kişisel eşyası, müzayede evinin 50 bin avroluk tahmininin 20 katına, yaklaşık 1 milyon avroya satıldı. Ayrıntılar: Bardot’nun Paris ve Saint-Tropez’deki evlerinden eşyaların yer aldığı müzayedede iki köpek tasması 9.400 avroya, bir otoportresi yaklaşık 40 bin avroya, otobiyografisini yazdığı daktilo 4.634 avroya, iki gitarı ise 8.600 ve 1.900 avroya satıldı. Gelir, Bardot’nun hayvan refahı vakfı ile tek çocuğu Nicolas-Jacques Charrier’a aktarılacak.• Apple'dan Londra'da yeni müzik mekanı: Apple, Londra’daki Battersea Power Station’da sanatçıların konserlerini Spatial Audio ve çok kameralı video formatında kaydetmesine de olanak sağlayan 600 kişilik Apple Music Hall adlı yeni konser mekanını açtı. Ayrıntılar: Pink Floyd’un 1977 tarihli Animals albümünün kapağında yer alan dev domuz balonuyla müzik tarihinde önemli bir yere sahip mekanda 12 metre genişliğinde sahne, 48 hoparlörlü Spatial Audio sistemi, iki kayıt ve miks stüdyosu ile 16’dan fazla kamerayı destekleyen bir yayın kontrol odası bulunuyor.• Presley Gerber hayatını kaybetti: Model ve Cindy Crawford ile Rande Gerber’ın oğlu Presley Gerber, Pazar günü bir rehabilitasyon merkezinde 27 yaşında hayatını kaybetti; ölüm nedeni henüz açıklanmadı. Kimdir? Modellik kariyerine 15 yaşında başlayan Gerber, IMG Models ile çalıştı; Calvin Klein ve Pepsi kampanyalarının yanı sıra Moschino defilesinde yer aldı. Gerber, son yıllarda madde kullanımı ve ruh sağlığıyla ilgili yaşadığı zorluklardan sosyal medya paylaşımlarında söz etmişti.• Damon Albarn'dan 'tarafsız olmayın' çağrısı: Gorillaz solisti Damon Albarn, ABD turnesinin Orlando’daki ilk konserinde bir seyirciden aldığı Filistin bayrağını sahnede kaldırarak Gazze’de yaşananlar karşısında “Asla tarafsız olmayın” çağrısı yaptı. Ayrıntılar: Albarn, Kia Center’daki konserde seyircilere “Bunu asla unutmayın. Asla. Duruşunuzu koruyun. Asla tarafsız olmayın” diye seslendi. Sanatçı daha önce de Filistinlilerin varlığının inkar edilemeyeceğini ve onları yerlerinden etmenin “kabul edilemez” olduğunu söylemişti.YAYINLARI KEŞFET
Daha 5 yıllık seçim döneminin yarısı dolmadan başlayan yeni seçim tarihi tahminleri, Ankara’da yüzünü gösteren sonbaharın gündeminde. AK Parti kulislerinde, Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açabilecek anayasa değişikliği ya da erken seçim kararı için gereken 360 milletvekili desteğinin bulunacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Peki eksik oylar nereden gelebilir?

Yaklaşık 50 yıllık bekleyişin ardından Akkuyu NGS üretim aşamasına yaklaşırken Türkiye, elektrik tüketiminin yaklaşık %10’unu nükleerden karşılamaya hazırlanıyor. Ancak santralin yakıtından bakımına kadar Rusya’ya bağlı yapısı, enerji çeşitliliği sağlayacak bu yatırımın aynı zamanda yeni ve uzun vadeli bir stratejik bağımlılık yaratıp yaratmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

İsrail'de 27 Ekim seçimi yaklaşırken Gadi Eisenkot’un anketlerde öne çıkması, İngiltere’nin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yönelik yeni yaptırımları ve NAZA belgeselinin yarattığı tartışma, Netanyahu hükümetinin aynı anda farklı yönlerden baskıyla karşılaştığına işaret ediyor. Netanyahu ise kampanyasında güvenlik ve çatışma söylemini sertleştirerek İran, Hizbullah ve Hamas’a karşı askerî mücadeleyi öne çıkarıyor. İsrailli sinemacılardan eski askerlere ve insan hakları savunucularına uzanan itirazlar, Gazze savaşı ve işgal politikaları hakkında ne diyor?

Finans tarihinin en büyük ve en uzun süre devam eden Ponzi dolandırıcılıklarından biri olan Bernie Madoff olayı, Türkiye’deki fon krizini anlamak açısından iyi bir örnek. Birebir örtüşmeyen yanları olduğu için “Ponzi benzeri geri besleme döngüsü” olarak nitelendirilebilecek bu krizde oluşan devasa zararı devletin karşılayıp karşılamayacağı merak ediliyor. Madoff krizinde yatırımcıların zararlarının nasıl telafi edildiği bu açıdan önemli yöntemler içeriyor.

İstanbul kültür ortamının hızlanmaya başladığı dönemde, 2001 yılında kurulan Galerist, 25. yılını "Gönül İşi" sergisiyle kutluyor. Galerist Direktörü Müge Çubukçu ile sergiden yola çıkarak galerinin 25 yıllık hafızası, İstanbul sanat ortamının dönüşümü, sanatçı-galeri ilişkilerinin görünmeyen katmanları, sanat üretiminin güçlü kökleri ve geçmişin yarattığı gelecek üzerine konuştuk.


























































